Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Kasım '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
938
 

Kıskançlığı sevgi modeli haline getirmeyerek, duruş edinin, ilişkinizi geliştirin!

Kıskançlığı sevgi modeli haline getirmeyerek, duruş edinin, ilişkinizi geliştirin!
 

Sevgiliniz kıskanç mı?
Bunu anlamanın bir çok yöntemi olduğunu biliyorsunuz. Erkekler genellikle kıskançlıklarını bir gövde gösterisine dönüştürmek eğilimini taşırlar. Buna zemin hazırlayacak kıskançlık figürlerini de ilk kadınlar oluşturur. Bu nedenle kıskançlık zeminlerini kadınlar yaratır sonra bu oluşan zemine kendilerini ve erkekleri hapsederler.

Bu zemin çok dar ve iki kişiyi taşıyamayacak hale geldiğinde de tabi ki çöker. Kadınlar ilişkilerinin başlangıçlarında erkeklere 'Neredesin? Ne yapıyorsun' gibi mesajlar atarak -şimdi cep ve maille- minik oyunlar halinde ilk kıskançlık tohumlarını atarlar. Erkek bu pası kaçırmaz ve daha zor soru ve takiplerle kadına geri dönerek golünü atar.

Bu durum öyle bir gösteriye dönüşür ki kadın, erkeği başkalarının olduğu bir ortamda telefonla konuşurken arkadan gelen bir kadın sesine 'Kimdi o kadın', erkekte kadına 'Senin yanında erkeğin ne işi var?' diye uzayan kıskançlık seremonilerine dönüşür.

Bunun bir adım ötesi kadının erkeğin cep telefonunu kurcalayarak kadın isimlerine ve mesajlarına takılmasıdır. Bunu başlattığınız anda büyük bir savaşın ilk nüvesini de atmış olursunuz. Bir kadın özgür iradesiyle bir erkeğin cep telefonundaki mesajlara ve numaralara, o izin verse bile bakmamayı kendine öğretmelidir. Bu durum çok çocukça bir 'kıskançlık' oyunudur. Erkek, bu oyuna izin vererek aslında bir süre sonra sizin telefonunuzdaki numaralar ve mesajlar üzerinde baskı kurma hakkını kendinde bulacaktır.

Modern yaşam araçlarından cep telefonu, bilgisayar ve bunların kullanım programları aynı zamanda kişilerin yaşama yaklaşım biçimlerinizi oluşturur. Siz bu araçların denetimi ile ilgilenmeyi hiç düşünmeyerek ilişkinizi geleceğe sorunsuz taşıyabilirsiniz.

Karşınızdaki kişi üzerinde kurduğunuz denetim sizin iç korkularınızdan kaynaklanır. Bu korkuları kullanarak karşınızdaki kişiyi etkileme şansınız neredeyse sıfırdır. Erkek ve kadın ilişkinin bir aşamasında, bu oyunları kabul edip ustalaşarak kendilerini dar bir alana sıkıştırabilir.

Olacak her şey, bir gün olgunlaşıp sizin önünüze düşer, bundan kesinlikle emin olun. Gözlemlerinizi paranoya durumuna getirmeden karşınızdakini bunaltmadan ilişkilerinizi sürdürün.

Karşı cinsten arkadaşlıkları bile hoşgörünüzün içine alın, yaşadığınız bir ilişki nedeniyle karşıt cinsten bir arkadaşınızdan vazgeçmeyin, ilişkinizin bitme ihtimalinde vazgeçtiğiniz arkadaş size lazım olacaktır, bunu gizlemeyin de. Bu sizin kimliğinizi ve duruşunuzu zedeler. Kısa dönemde karşınızdakini daha mutlu göreceksiniz -buda kesin değil- diye kendinizi ateşe ve anlamsız davranışlara atmayın.


Kadın Derki de yayınlandı.

http://www.kadinderki.com/modules.php?name=News&file=article&sid=730
Gürsel Selçuk, Sevgi Yıldızı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıskançlık, kişinin kendine olan özgüven eksikliğinin doğurduğu kaybetme korkusu... Sevgide verilebilecek en güzel hediye kişinin kendisini özgürce ifade edebilmesine olanak vermektir. Ama kaç kişi bunu anlıyor? Kıskançlığın hala sevginin bir belirtisi olduğunu düşünen ve kıskandırmaya çalışan birçok kadın ve erkek bunu hala aşkın bir belirtisi olarak tarif etmeye devam ediyor :))

medisis 
 20.02.2008 23:01
Cevap :
belki geliştiricidir. kıskançlık ilişkinin zamkı olabilir belki de, ama bunu makul olan boyutlarını, bireysel özgürlüğü yok etmeyen miktarını bulabilir miyiz acaba? Sevgiler  21.02.2008 9:56
 

Tamamen katılıyorum. Farkındalık adına çok güzel bir yazıydı. Teşekkürler. Sevgi v eışıkla, Ayna

Ayna 
 05.12.2007 16:38
Cevap :
bende teşekkür ederim. sevgiler  06.12.2007 1:05
 

Kimi zaman farkında olmadan iyi niyetle gereksiz enerjileri musallat ederiz çevremize. Sonrada kurtulmak için uğraşırız. Sevdiğimin ruhunu tanıdığım ve ne kadar da iyi niyetli olduğunu bildiğim için, iyi tanımadığımız insanlarla diyaloğa girmesini kıskanmam kadar doğal bir şey olamaz. Süslü laflarla insanları değişik frekanslarda oyalayan bir sürü içi boş enerjiler var çevremizde. Bloglarda bile bu tip insanların mesaj yolu ile insanları rahatsız ettiklerine bizzat şahit oluyorum. Modernlik adına serbestlikte bazen farkında olmadan belalar sahiplenmenize sebep olabiliyor. Bu konuda ipin ucunu fazla kaçırmamak lazım galiba. Her konuda ölçülü olmakta fayda var diyorum. Etkili yazınızı beğenerek okuduk. Sevgilerimle

Metin Özkaya 
 27.11.2007 10:47
Cevap :
benden de sevgiler. zaten ölçülerinizi koymuşunuz..  27.11.2007 15:36
 

Karşı cinsi kısıtlamakla, bir şekilde kendimize olan güvensizliğimizi de ön plana çıkarıyoruz gibi geliyor. Tabi bunu çoğu kez farketmeden yapabiliyoruz. Çok güzel bir yazı.

Sevgi Yıldızı 
 25.11.2007 17:16
Cevap :
kısıtlayan dönüp dolaşı kenidisine yönelir. bunu bilmemzie rağmen hatırlamak iyi olabiliyor. sevgiler  25.11.2007 18:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 986
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Sosyal medya danışmanı, grafik tasarımcı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster