Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Şubat '10

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1489
 

Kıta Çin Tayvan ilişkileri ve Amerikan çomağı

Kıta Çin Tayvan ilişkileri ve Amerikan çomağı
 

Amerika ve Çin dünyanın iki süper gücü ve birbirlerinin amansız rakibi durumundalar.


Çin yeni yılına girmeye sayılı günler kala, Tayvan-Çin arasındaki ilişkilerde de olumlu hava ABD’nin bu günlerde Tayvan’a silah satma kararına rağmen olumlu şekilde gelişmeye devam ediyor. Uzun zamandır yazılarımızda da belirttiğimiz gibi Kıta Çin ve Tayvan arasında Milliyetçi Çin Partisinin hükümeti devir almasıyla yaşanan yumuşama son günlerde yapılan yeni anlaşmalarla daha da önem kazandı. 26 Ocakta Association for Relations Across the Taiwan Straits[1] (ARATS) ve Taiwan’s Straits Exchange Foundation[2] (SEF) arasında yapılan görüşmelerin ardından iki tarafın ekonomik ilişkilerini güçlendirme adımlarına devam edeceklerine dair uzlaşma çıktı. Uzlaşma sağlanan ve geliştirilerek daha etkili hale getirilecek başlıklardan bazıları şunlar: İlaç değişimi, ticari malların dolaşımı, servis hizmetleri, menşei kuralları[3] , vergi düzenlemeleri ve yatırım konuları.[4]

Tüm bu düzenlemelerin asıl hedefi ise bu yılın ilk yarısında iki taraf arasında imzalanması ön görülen Economic Cooperation Framework Agreement[5] (ECFA), anlaşmasına uzanan yoldaki engelleri kaldırmak. Bu anlaşmanın imzalanması durumunda Kıta Çin ve Tayvan arasında yepyeni bir dönem açılacak. Özellikle direkt uçuşların başlaması ile neredeyse aynı ülke içinde seyahat ediliyormuş havası yaşanmasının ardından, bu anlaşma ile iki tarafın ekonomik işbirliği tek güç haline gelmeye başlayacak. Bunu istemeyen kesimin bir başka değişle Çin karşıtlarının tepkileri ise devam ediyor. En başta Demokratik Gelişim Partisi’nin eleştirdiği anlaşma, Çin’in Tayvan’ı yakın zamanda yutacağını ve artık bağımsız bir ekonominin olamayacağı görüşünü savunuyor. Tayvan ve Kıta Çin arasında yapılan tüm görüşmelerde en öne çıkan gözlem ise iki tarafın öncelikle daha kolay halledilebilecek sorunların üstesinden gelmeyi hedeflemeleri, bunun en büyük nedenlerinden birisi öncelikle görüşmelere hız ve olumlu bir hava kazandırmak. Olumlu havanın yaratılmasından güç alarak daha sonra iki tarafın birleşmesi gibi en büyük maddeye gelineceğini iki taraf da biliyor. Bunun ortaya çıkardığı gerilimleri ve tarihsel gelişimini de göz önüne alırsak büyük lokmayı yutmak iki taraf içinde o kadar kolay olmayacak gibi gözüküyor.

Ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ile Tayvan’ın Kıta Çin pazarında daha aktif hale getirilmesi amaçlanıyor. 2003 senesinden bu yana Tayvan’ın ihracatında bir numaraya yükselen Kıta Çin şimdiki kalkınmasını sürdürdüğü sürece uzun seneler Tayvan’ı besleyen en büyük ekonomik güç olmaya devam edecek gibi gözüküyor. İki taraf arasındaki ticaret hacminin 100 Milyar $ boyutunda olması da ticaretin ne kadar büyük olduğunu da daha net açıklıyor. Kıta Çin için yabancı sermaye ülke ekonomisinin atar damarını oluşturuyor ve bu damarı yıllık 5 Milyar $ oranında besleyen Tayvan, Kıta Çin için önemli bir ekonomik güç. Geçtiğimiz sene Tayvan’ın Kıta Çin’e olan yatırımı yılın ilk üççeyreğinde 5 Milyar $ rakamını aştı ve Çin’in rekor büyümesini besleyen ana kaynaklardan biri olmaya devam etti[6]. Kıta Çin’in gelişmesi ve ekonomik olarak kalkınması Tayvanlı iş adamlarının yanı sıra Kıta Çin’de iş arayan Tayvanlılar içinde çok önemli, ekonomisinde kriz ile birlikte daralma olan Tayvan’dan Kıta Çin’e çalışmaya gitmek isteyenlerin sayısı da zaman içerisinde daha fazla artış gösterdi. Şu anda resmi olmayan rakamlara göre Kıta Çin’de 1 milyondan fazla Tayvanlının çalıştığı tahmin ediliyor.

Tayvan Başbakanı Ma Ying Jiu[7]’da iki tarafın ilişkileri sürdürdüğü rotayı koruyacaklarını ve Tayvan’ın ekonomik canlanmasını yeniden harekete geçireceklerini belirtiyor. Ülkede etkisiz bir yönetim göstermesi ve göreve geldiğinden beri Kıta Çin ile olumlu ilişkilerin dışında bir gelişme gösterememesi nedeniyle eleştirilen Ma Ying Jiu’yu sanırım 2010’da daha da zor bir mücadele bekliyor. Özellikle muhalefet tarafından beceriksiz olarak nitelenen Tayvan lideri kısa zaman içerisinde ekonomide etkili bir canlanma yaşatmayı başarabilirse kamuoyundaki ön yargıları kısmen de olsa ortadan kaldırabilir.

Olumlu havaya Amerikan çomağı

Hem bizim hem de dünya kamuoyunun olumlu gidişatını değerlendirdiği iki tarafın karşılıklı ilişkilerine yine Amerika gölgesi düştü. Şu anda Çin ve Amerika arasında yaşanan gerginliğin nedeni ise Türk basınında da yer bulan Tayvan’a yapılması planlanan Amerikan silahları. 6 Milyar $ gibi yüksek bir rakam tutan bu satış Amerika’nın Çin’e karşı uzun zamandır çıkmadığı kadar dik bir çıkış. Satışı yapılması planlanan silahlar arasında; 114 Patriot füzesi, 60 Black Hawk helikopterleri, F-16’lar için iletişim teçhizatı, denizaltılar ve mayın tarama gemileri bulunuyor. Hatırlayacağımız gibi Bush yönetimi de silah satışını gündeme getirmiş ve Çin ile Amerika karşı karşıya gelmişti. Bu gerginlikten çekinen Amerikalılar silah satışını askıyı almıştı. Obama’nın tüm dünyanın desteği ile iktidara gelişi hem dünya hem de Çin-Amerika ilişkileri için de olumlu sinyaller vermişti. Obama 2009 senesinin son aylarında yaptığı Çin gezisindeki söylemlerinde Tayvan ile Çin arasında gerginlik istemedikleri açıklamış ve dünya gündeminde barışçıl mesajları ile yer almıştı. Çin’de bu olumlu açıklamalar sonrasında Amerika’ya karşı olan olumsuz düşünceler yerini Obama sempatisine bırakmıştı. Ne yazık ki, her zaman dünyadaki ikili gerginliklerden ve silah pazarından beslenen Amerika, bir anda silahları raflardan indirip Tayvan’a satma girişiminde bulundu ve Çin tarafından sert tepki ile karşılandı. Uzun zamandır yaşanan olumlu hava da bir anda karşılıklı şimşekler çakmaya başladı.

İki ülke arasında yaşanan ticaret savaşlarına son olarak eklenen silah satışı planı Çin’in Amerika’ya düzenleyeceği askeri ziyaretleri askıya almasına neden oldu. Son günlerde internet dünyasında da yaşanan Çin-Google savaşının ardından Amerika’nın bu hamlesi iki 2010 yılının ilk ciddi Çin-Amerika gerginliği olarak hem Türk hem de dünya kamuoyu tarafından dikkatle izleniyor.

Amerika’nın en büyük rakibi olan ve dünyada ekonomik liderlik koltuklarını tek tek ele geçiren Çin, bu satışın gerçekleşmesi durumunda ciddi olarak Amerika’ya karşı yeni stratejiler geliştirebilir. Amerika ise koltuğunu korumak, hem de Tayvan’ı Çin’e karşı bir koz olarak kullanabilmek için silah satışı ile adaya güç takviyesinde bulunabilir. Bu durumda, bir nevi arı kovanına çomak sokan adam misali başına iş almaya razı görünüyor. Amerikan siyasetini yakından izleyen hocalarımız ve bu konuda yazılar yazan değerli yazarlarımızın da belirttiği gibi dünyada ki gerginliklerden en çok pay toplayan ülke her zaman olduğu gibi Amerika’dır. Amerikan hükümeti bu konuda kapsamlı düşünmekte ve karşısına çıkacak olan güçlere direkt müdahale edemese de dolaylı yoldan müdahale etmeye devam etmektedir. Ülkemize karşı uygulanan Amerikan politikalarında da yine aynı şekilde uygulamaları sürekli görmekteyiz. Kuzey Irak’ta ki dengeler olsun, ya da Amerikan basınında yapılan Türkiye karşıtı yayınlar ve Türkiye’ye ısıtılıp ısıtılıp sunulan sözde Ermeni soykırımı yasa tasarısı gibi konular Amerika’nın güç kırma ve bundan kar çıkarma politikalarının ürünleridir. Aynı durum şimdi Çin’e karşı uygulanıyor. Fakat Çin’in ekonomik ve askeri gücü Türkiye’nin ulaşamayacağı kadar güçlü olduğu için, Çin hükümeti buna karşı tavır alıp karşı hamle geliştirebiliyor. Şu anda Amerika bu satışın hem ekonomisine katkısını hem de Çin-Tayvan taraflarının arasında yeniden yaşanacak bir gerginliğin hesaplarını yapıyor.

Amerikan silah satışının gerçekleşmesi, 2 seneden bu yana Kıta Çin ve Tayvan arasında yaşanan olumlu ekonomik açılımların bir anda boşa gitmesine dahi neden olabilecek bir hale gelebilir. Şu anda Tayvan tarafından temkinli açıklamalar geliyor ve silahların alınıp alınmayacağına dair kesin bir söz söylenmiş değil. Önümüzdeki günlerde Amerika, Çin ve Tayvan taraflarının atacağı adımları şu anda kestirmek de kolay değil. Tayvan tarafının silahlara hemen evet diyeceğini düşünmüyorum. Olumlu bir tahmin olarak, silahların hepsinin değil kısmen birkaç parçanın alımı yapılabilir. Dün konuştuğum bir Tayvanlı satılması gündemde olan hava araçlarının eski model olduklarını ve Amerika’nın bunlardan kurtulmak istediğini söyledi. Buda Amerikan’ın kendini kurnaz sandığının bir göstergesi.

Diğer taraftan dünya gündeminde olumlu ilişkilerin çomak sokan ve oyunbozan tarafı olmaya devam eden Amerika’nın bu hareketi Amerika’nın elinde patlayacak bir bombaya da dönüşebilir. Silah satışı Çin’in daha sert çıkışları ile Bush yönetiminde olduğu gibi bir süreliğine askıya da alınabilir. Şu anda bu satışın gerçekleşmesine ben çok ihtimal vermiyorum, Amerika Çin’i karşısına bu kadar erken almaya cesaret gösteremez diye düşünüyorum. Çin satışın gerçekleşmesi durumunda kesinlikle bunun için Amerika tarafına sert bir tepki verecektir. Bu tepkinin boyutunun ekonomik ya da internet üzerinden gelebilecek bir karşı hamle olacağını tahmin ediyorum. İran, Kuzey Kore gibi bölgelerde destek bekleyen Amerika bu satışın ardından Çin’den destek alamayacak duruma gelecektir. Silah satışı Rus-Çin yakınlaşmasının hızını da arttırabilir. Çin’in elindeki seçenekler ve oynayabileceği taşlar Amerika’nınkinden daha çok gözüküyor.

Sonuç olarak iki tarafın karşılıklı birbirlerine zarar vereceği bir ortamın doğması ise dünya barışı ve istikrarı için liderlerin yaptıkları açıklamalara gölge düşürecek. Kim takar dünyayı deyip iki tarafta karşılıklı gerginliğe girerlerse kazanan kim olur bilinmez ama kaybeden hep dünya olacağı her zamanki gibi açık ve nettir.

<ı>

<ı>Uğur Rıfat Karlova

<ı>Tayvan/ Taypey



[1] Tayvan Boğazı İlişkiler Birliği: Çin Halk Cumhuriyeti’nin Tayvan ile ilişkilerini yürütmektedir.

[2] Tayvan Boğazı Değişim Vakfı: Tayvan’ın Kıta Çin ile olan ilişkilerini yönlendirmektedir.

[3] Üretilen ürünlerin nereye ait olduğunun belirtilmesi.

[4] Bakınız: http://news.xinhuanet.com/english2010/china/2010-01/26/c_13151036.htm

[5] Ekonomik İşbirliği Anlaşması.

[6] http://news.xinhuanet.com/english2010/china/2010-01/24/c_13148746.htm

[7] Türkçe okunuş: Ma Yin Cio.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bence Çin kendini uyuyan dev "sleeping giant" olmaktan kurtulmuş sanıyor; fakat içten içten kemiriliyor, sömürülüyor ve saati 2 dolara çalışan köylülerinin emeği karşılığında hazinesinde biriken ABD Dolarlarını, şimdi en yüksek fiyatttan aldığı altın rezervi ile yer değiştiriyor! Uyanıkken sömürülen ülke durumunda. Tayvan'ı siz biliyorsunuz zaten! Selamla, başarı dileklerimle... MS ( blog.milliyet.com.tr/londra_da_altina_hucum_var/Blog/?BlogNo=215272 )

Mehmet Sağlam 
 01.02.2010 16:18
Cevap :
Ben bu silahlarin satilacagina cok ihtimal vermiyorum Cin tarafi gergin, Tayvan ise iki dev arasinda cok sesi cikmiyor. Cin'de dediginiz gibi saati 2 dolara calisan yuzbinlerce insan var ve Cin'in daha almasi gereken cok yol var. Yinede guclu bir hukumet ile her an sert mudahele gucu var. Bu yuzden yasanacak olaylarda cok dagilmadan kesin ve uygulanabilir kararlar cikiyor. Saygilarimi gonderiyorum. Kendinize cok iyi bakin Mehmet Bey.  01.02.2010 16:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 180
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 4037
Kayıt tarihi
: 13.11.06
 
 

Kariyerini Uzakdoğu sahne ve televizyonlarında geliştiren  sunucu, şovmen, yazar, oyuncu Uğur Rıf..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster