Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1653
 

Kız kaçırma işi

Kız kaçırma işi
 

Geleneksel bir düğün görüntüsü. Yenice'de "Dallı Gecesi."


Bundan kırk yıl önce, ilk defa Yenice’ye atanan, bir hâkim (şimdi avukat) anlatıyor.
Yenice’ye atandığımı duyan ve Yenice’de çalışmış bir hâkim emeklisi, şöyle demiş.
-Demek Yenice’ye atandın. Çok güzel. Yenice’de işin kolay. Yenice, çok güzel bir yer. Ormanların içinde. Sakin. Sessiz. Yaşanılacak bir yer.
-Eee başka?
-Yenice’de çok olay olmaz. İnsanlar kavga etmez. Huzurludur Yenice. Ancak!
-Eee ancak?
-Yenice’de en çok, ” çam işi ile a. işi olur”
- Bu ne ya?
-Anlamadın mı? Yenice’de en çok, ormanlardan çam kesip çalarlar. Birde, köylerde kız kaçırma olayları olur.

-“Ormanda kaçakçılık ve kız kaçırma” Yenice’nin en önemli sorunu bunlardır.
“Gülmüştüm bu anlatılanlara” diye söylüyor, şimdi avukatlık yapan arkadaş.
İlk Yenice’ye geldiğimde, Çal Köyü yokuşunu aşınca, çınar ağaçlarının arasından Yenice’ye girince içimden, ”işte benim hayal ettiğim yer” demiştim.

Yenice’den tayinim Urfa’ya çıktı. Başka yerlere gittim. İstifa ettim hâkimlikten. Sonunda geldim Yenice’ye yerleştim, diyor.
Arkadaş, şimdi Yenice’de.
Avukatlık yapıyor.
Hâkimliği yarıda bıraktığı için SSK’dan emekli.
Ev yapmış Yenice’ye. Yaşıyor Yenice’de. Yenice’den başka yerlere gitse, akşam evine dönüyor.
“Yenice gibisi yok” diye her zaman söylüyor.
Avukatlık yapmaya, devam ediyor.
“Çam işi ve a.. iş, ” doğruymuş diye gülüyor.

Yenice’nin başka derdi yok, diyor.
Gerçi, ”orman kaçakçılığı” yapan da kalmadı. İki kuru odun getirenleri, gereksiz yere yakalayıp mahkemeye veriyorlar ara sıra. Köylünün tek rahatsızlığı bu. Orman içinde yaşa, “iki kuru çırpıyı evine götüreme/getirememe”

Evlenemeyenler, köyünde beğenilmeyenler, bir kızın gönlünü çelip de işini kıvıramayanlar çok Yenice’de. Sadece Yenice’de değil. Her yerde var. Biz burnumuzun ucundakileri görüyoruz. Bir de aynı köyde yaşayanlar, birbirlerini beğenmiyorlar. Kestane kabuğunu beğenmemiş hikâyeleri de oluyor. Bazı güzel kızlarda, köy dışına gidip evleniyorlar. İki yıl sonra kucaklarında bir çocukla dönüyorlar köylerine. Dani dani das dana. Uyumsuzluk.
Karadeniz’den, doğu illerinden ve de Azerbaycan’dan para ile çok çocuklu ailelerin kızlarını alıp gelenler ve evlenenler var.
Bu işin, ticaretinin yapanlarda var.
Üç kâğıtçılar da var.
İki gün evli kalıp, bilezikleri altınları alıp toz olanlarda var.
Param gitti diye bağıranlar.
Pis pis sırıtan, kadın simsarları.
Param gitti diye ağlayan, garibanlar.

70’li yıllarda, çok kız kaçırma olayları olurdu Yenice’de.
Karıncalı ağaçlara bağlanan kaynatalar… Dövülen kaynanalar… Mahkemeler…
Dövülen kızlar…
Gönülsüz kaçırmalarda, hapse düşüp sürünenler…
Gönüllü kaçıp, düğün masrafından yırtanlar…
Kaçan kızıyla, düğün bitene kadar dargın kalanlar…
Düğünden sonra barışan uyanıklar…
Yapılan kavgalar, yenilmeyecek sözler.
“En iyi damat, kızımı kaçıran damat” yağlamaları…

Hala, Yenice’de kız kaçırma olayları oluyor.
Yine birileri, bir araya gelip birisini kızını kaçırmışlar.
Kızı kaçıranlardan birisi, kıza iki tokat atmış. Kızı sürüklemişler. Olan olmuş. İşler karışmış.
Kızın babası, şikâyetçi olmuş.
Kızı götürdükleri köye baskın yapmış jandarmalar. Kızı kurtarmışlar.
Kızı almış babası.
Kızı, evinde sakladıkları adam yangınlarda.
Köyden yardım eden birisi, “yandım anam” diye bağırıyor.
Kızı tokatlayan geri zekâlı, terk etmiş memleketi.
“Kız beni dövdüler, zorla kaçırdılar” diye bağırıyor.
Kızı alacak olan, kızın gönlü vardı, “Babasını görünce vaz geçti” diye sızlanıyor.
Kızı kaçırırken tokatlayanın, işleri bozukmuş. Bu olaydan sonra daha da bozulmuş. Eşi de terk etmiş kabadayıyı. Kadın eşyasını toplayıp babasının evine dönmüş.
Damat adayı bir evlenmiş, ayrılmış, daha önce. Kısacası, kandırmışlar garibimi. Bir düğün yapmış. Evlendiği kız (!) evlenme çetesi elemanıymış. Bütün ziynetleri alıp kaçmış.
Damat, bir tokat yemiş. Şimdi de çene altına, iki yumruk. Nakavt.

Şu anda, “kaçırılan kızın gönlü olmazsa/yapılamazsa”, işleri çok bozuk şebekenin.
Kızı kaçıranların işi çok çok zor.
En az, 6 kişinin işi kökten bozuk.
Karar verilirse...
Her birine, en az 5 sene.

Ne olursa olsun, kız kaçırmanın bir “mazereti” olamaz.
“Zorla güzelli olmaz” diye bir söz var.
Şimdi, herkesin bir birbiriyle konuşup anlaşabilme imkânları var.
Konuş, anlaş. İkna et. İşine gelirse evlen.
Daha açıkçası; ”tatlı sözlerle, hediyelerle, bilmem nelerle” ikna et kızı.
Şimdiki anlatımla, ”kur yap kur.”
Kumrular bile, “kur” yapıyor.
Hangi devirde yaşıyoruz. Zorbalıkla ne iş ola ki?
Bak! 70 yaşındaki Halis Ağa bile, kaptı 17’lik çıtırı. Bastı nikâhı. (Gerçi şahit bulamamış.) İkna kabiliyeti, cazibesi var adamın.
Eskidenmiş o kız kaçırmalar.

Hala mı?

Gerçi büyük kentler köylerden daha kötü ya. Neyse.
Bizi yaşadığımız yer daha çok ilgilendirir.
Şu Yenice’nin, bu gidişle,

“Çam işi ve a. işi” bitmeyecek.

Bitmiyor ki…

Yenice’de:
“Avukatlar zengin oldu.”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 420
Toplam yorum
: 596
Toplam mesaj
: 69
Ort. okunma sayısı
: 1563
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster