Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '20

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
278
 

Korona salgını ve etik

Bütün dünyayı paniğe sokan korona salgınının ülkemizi de etkilemeye başlamasıyla birlikte devletimizde haklı olarak bazı tedbirler almak zorunda kaldı. Ancak ne var alınan onca tedbirler arasında öyle biri var ki ister istemez bazı önemli haksızlıklara da neden oldu. Evet, 65 yaş üstü vatandaşlar için konan sokağa çıkma yasağından bahsediyorum.

 

Ben konunun uzmanı değilim ama uzmanlardan TV yayınları vasıtasıyla aldığım bilgiler doğrultusunda öğrendiğim kadarıyla “covid-19” olarak tanımlanan bu virüsün solunum yoluyla ve insandan insana geçtiğini öğrendik. Daha da ilerisi bu söz konusu “covid-19” virüsünün ağır bir virüs olduğu ve hastalıklı insanın ağzından çıktıktan sonra havada asılı kalmayıp 1,5 – 2 metrelik bir mesafe içinde yere düşüp oracıkta 3-4 saat içinde öldüğü söylenmektedir. Bu da şunu ifade etmektedir ki aralarında 2 metreden fazla mesafe olan kişiler arasında virüs alış verişi kolay kolay gerçekleşmiyor. Zaten bu nedenle de sosyal mesafe” kavramıyla da tanışmış olduk. Ayrıca bu hastalığın özellikle yaşlı insanlarda % 15 üzerinde can kaybıyla sonuçlandığı da istatistiklerle kanıtlandığı anlaşılmaktadır.

 

Bütün bul veriler doğrultusunda devletlerinde bu virüse bulaşan kişileri karantinaya almasında anlaşılmayacak bir durum yok. Elbette ki devlet vatandaşlarını oldukça yüksek oranlı bir ölüm tehlikesine karşı korumak hak ve görevine sahiptir.

 

Ancak şimdi durup dururken sadece 65 yaş üstü vatandaşlar için 3 gündür uygulanan sokağa çıkma yasağının herhangi bir “haklı gerekçesi” olduğunu en azından ben göremiyorum.  Öyle ya neden sabahtan akşama kadar iş hayatında, okulda, sosyal hayatta ve sokakta yaşayan gençler için değil de 65 yaş üstü insanlar için “sokağa çıkma yasağına” gerek görüldüğü anlaşılmıyor. Tamam, ölüm riski 65 yaş üstü hastalarda çok daha yüksek olabilir ama gençlerin solunum yoluyla bu virüse daha az bulaşacaklarının bir garantisi de yok ki. Virüs bu, ne durdan anlar ne de çüşten, bulaşabilecek bir canlı bulduğunda bulaşabileceğine bulaşır. Virüsü karantinaya alamazsınız ki!

 

Elimde herhangi bir bilimsel veri yok ama ben kendi adıma 65 yaş üstü yaşlıların değil aksine çok daha yüksek oranda gençlerin bu virüse bulaşabileceklerine eminim. Bu nedenle de 65 yaş üstü vatandaşlar için uygulanan sokağa çıkma yasağının ne mantıki, ne bilimsel ne de “etik” anlamında bir gerekçesi olduğunu düşünemiyorum. Ben anlamsız bir şekilde ev karantinasında yaşayayım ama oğlum, kızım, damadım, gelinim veya torunlarım elimi öpmeye geldiklerinde nereden peydahladıkları belli bile olmayan “covid-19” larını bana bulaştırsınlar. Böyle bir hak, hukuk, mantık ve etik anlayışı olur mu? Hem de 65 yaş üstü insanların gözlerinin içine baka baka “biz sizi çok seviyoruz, çok değer veriyoruz, sizlerin nasihatlerinize ihtiyacımız var” türünden hamaset yaparken? Maşallah o kadar çok seviliyoruz ki Ankara Büyük Şehir belediyesi fırsattan istifade hemen 65 üstü vatandaşların kullandığı ücretsiz ulaşım kartlarını iptal etmiş.

 

İşin özü şu ki yüz binlerce yaşlı insan tek başlarına veya kendileri gibi yaşlılarla birlikte yaşamaktadır. Bunların zaten çoğunun sağlık sorunları da vardır ve hiçbirinin de sokaklarda zil takıp oynayacak halleri yoktur. Ama bu insanların her gün karşılanması gereken ihtiyaçları vardır. Örneğin ekmek, su, sebze, meyve, zeytin, peynir veya gazete alacaklardır. Daha da ötesi mutlaka çoğunun kullandığı ilaçları vardır ve eczaneye gitmeleri gerekecektir. En azından benim bağlı bulunduğum aile hekimliğinde 10 Nisan için önceden alınmış zatürre aşısı için randevum var ama oraya bu durumda gitme şansım olmayacaktır. Mutlaka başka yaşlı insanların da aklıma gelmeyen zamanlı sorunları vardır. TV’lere bakınca yaşlılara hizmet etmek için canhıraş koşturan gençler ve kurumlar varmış ama günlerdir en azından ben bunlardan bir tanesini bile görebilmiş değilim.  .    

 

Netice olarak şu bir gerçek ki “covid-19” virüsü dünyayı çok fena bir şekilde vurdu ve bunun etkileri de muhtemelen bir süre daha sürecektir. Benim naçizane önerim 65 üstü yaşlılar için konulan sokağa çıkma yasağının acilen iptal edilip sadece belli bir zümreyi mağdur etmeyecek örneğin sokaklarda herkes için geçerli olacak 1,5-2 metrelik “sosyal mesafe” mecburiyeti koyarak revize edilmesidir. Çünkü yaşlıların bu hastalığa yakalanma riski bence gençlerden çok daha düşüktür ve buna rağmen sadece 65 yaş üstü insanlar için konulan sokağa çıkma yasağının ne bilimsel ne de ahlaki bir gerekçesi olduğunu düşünemiyorum.     

 

Ankara, 24 Mart 2020

Mustafa Atilla

matilla@windowslive.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazı güncelliğini yitirirken tekrar yasaklar gündemde... Evet, bu 65 yaş üstü yasakları yeniden gözden geçirilmeli. Yasağa karşıyım. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 21.08.2020 11:04
Cevap :
Çıplak gözle gözlemlediğim kadarıyla 65 yaş üstü insanlar bu maske ve sosyal mesafe kuralına daha çok uyarlarken bunlara negatif ayrımcılık yapılmasını oldum olası çok mantıksız bulmuştum. Şimdi yine aynı şeyi düşünüyorum. Elbette yaşlılar gençlere oranla daha çok ölüm adayı olduklarını hepimiz biliyoruz, bu doğanın bir kuralı ama şimdi birde yasak uygulanmasına başlanmasını gerçekten anlamak mümkün değil. Selamlar  21.08.2020 18:59
 

Çalışmalarınızda kolaylıklar dilerim.Ben dua ettim,İnşallah kabul olur.Saygı ve selamlar...

fisun gökduman kökcü 
 09.08.2020 14:48
Cevap :
Çok teşekkür ederim sizin gibi insanların duaları kabul edilmezde kimin kabul edilir? Olur da kitabım tamamlanır ve yayınlanırsa ilk basılanı size göndereceğim, SÖZ! Saygı, sevgi ve selamlarımla   09.08.2020 21:10
 

Yeni yazılarınızı bekliyoruz efendim.Saygı ve selamlar...

fisun gökduman kökcü 
 08.08.2020 12:21
Cevap :
Tesadüfe bakın, biraz önce bilgisayarımı açtım ve sizin maskeli bloğunuzu görünce haliyle bir yorum yaptım. Şimdide yorumunuzu gördüm. Yeni blog yazmayı şu anda düşünmüyorum çünkü uzun zamandır bir türlü tamamlayamadığım, toparlayamadığım bir kitabı artık bitirmeye çalışıyorum. Benim için dua ederseniz mutlaka faydası olur. Selamlar   08.08.2020 17:10
 

Güzel ve yararlı bulduğum bir yazı sevgili yazarım. Yüreğinize sağlık efendim..

Abdülkadir Güler 
 28.04.2020 18:17
Cevap :
Yararlı bulmanıza sevindim, teşekkür eder her şeyin gönlünüzce olmasını temenni ederim  29.04.2020 11:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 1942
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 28124
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Bir 3 Mayıs sabahı leylek getirdi beni dünyaya. Adetmiş, hemen ismimi dualarla kulağıma fısıldası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster