Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mart '20

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
113
 

Korona salgını ve etik

Bütün dünyayı paniğe sokan korona salgınının ülkemizi de etkilemeye başlamasıyla birlikte devletimizde haklı olarak bazı tedbirler almak zorunda kaldı. Ancak ne var alınan onca tedbirler arasında öyle biri var ki ister istemez bazı önemli haksızlıklara da neden oldu. Evet, 65 yaş üstü vatandaşlar için konan sokağa çıkma yasağından bahsediyorum.

 

Ben konunun uzmanı değilim ama uzmanlardan TV yayınları vasıtasıyla aldığım bilgiler doğrultusunda öğrendiğim kadarıyla “covid-19” olarak tanımlanan bu virüsün solunum yoluyla ve insandan insana geçtiğini öğrendik. Daha da ilerisi bu söz konusu “covid-19” virüsünün ağır bir virüs olduğu ve hastalıklı insanın ağzından çıktıktan sonra havada asılı kalmayıp 1,5 – 2 metrelik bir mesafe içinde yere düşüp oracıkta 3-4 saat içinde öldüğü söylenmektedir. Bu da şunu ifade etmektedir ki aralarında 2 metreden fazla mesafe olan kişiler arasında virüs alış verişi kolay kolay gerçekleşmiyor. Zaten bu nedenle de sosyal mesafe” kavramıyla da tanışmış olduk. Ayrıca bu hastalığın özellikle yaşlı insanlarda % 15 üzerinde can kaybıyla sonuçlandığı da istatistiklerle kanıtlandığı anlaşılmaktadır.

 

Bütün bul veriler doğrultusunda devletlerinde bu virüse bulaşan kişileri karantinaya almasında anlaşılmayacak bir durum yok. Elbette ki devlet vatandaşlarını oldukça yüksek oranlı bir ölüm tehlikesine karşı korumak hak ve görevine sahiptir.

 

Ancak şimdi durup dururken sadece 65 yaş üstü vatandaşlar için 3 gündür uygulanan sokağa çıkma yasağının herhangi bir “haklı gerekçesi” olduğunu en azından ben göremiyorum.  Öyle ya neden sabahtan akşama kadar iş hayatında, okulda, sosyal hayatta ve sokakta yaşayan gençler için değil de 65 yaş üstü insanlar için “sokağa çıkma yasağına” gerek görüldüğü anlaşılmıyor. Tamam, ölüm riski 65 yaş üstü hastalarda çok daha yüksek olabilir ama gençlerin solunum yoluyla bu virüse daha az bulaşacaklarının bir garantisi de yok ki. Virüs bu, ne durdan anlar ne de çüşten, bulaşabilecek bir canlı bulduğunda bulaşabileceğine bulaşır. Virüsü karantinaya alamazsınız ki!

 

Elimde herhangi bir bilimsel veri yok ama ben kendi adıma 65 yaş üstü yaşlıların değil aksine çok daha yüksek oranda gençlerin bu virüse bulaşabileceklerine eminim. Bu nedenle de 65 yaş üstü vatandaşlar için uygulanan sokağa çıkma yasağının ne mantıki, ne bilimsel ne de “etik” anlamında bir gerekçesi olduğunu düşünemiyorum. Ben anlamsız bir şekilde ev karantinasında yaşayayım ama oğlum, kızım, damadım, gelinim veya torunlarım elimi öpmeye geldiklerinde nereden peydahladıkları belli bile olmayan “covid-19” larını bana bulaştırsınlar. Böyle bir hak, hukuk, mantık ve etik anlayışı olur mu? Hem de 65 yaş üstü insanların gözlerinin içine baka baka “biz sizi çok seviyoruz, çok değer veriyoruz, sizlerin nasihatlerinize ihtiyacımız var” türünden hamaset yaparken? Maşallah o kadar çok seviliyoruz ki Ankara Büyük Şehir belediyesi fırsattan istifade hemen 65 üstü vatandaşların kullandığı ücretsiz ulaşım kartlarını iptal etmiş.

 

İşin özü şu ki yüz binlerce yaşlı insan tek başlarına veya kendileri gibi yaşlılarla birlikte yaşamaktadır. Bunların zaten çoğunun sağlık sorunları da vardır ve hiçbirinin de sokaklarda zil takıp oynayacak halleri yoktur. Ama bu insanların her gün karşılanması gereken ihtiyaçları vardır. Örneğin ekmek, su, sebze, meyve, zeytin, peynir veya gazete alacaklardır. Daha da ötesi mutlaka çoğunun kullandığı ilaçları vardır ve eczaneye gitmeleri gerekecektir. En azından benim bağlı bulunduğum aile hekimliğinde 10 Nisan için önceden alınmış zatürre aşısı için randevum var ama oraya bu durumda gitme şansım olmayacaktır. Mutlaka başka yaşlı insanların da aklıma gelmeyen zamanlı sorunları vardır. TV’lere bakınca yaşlılara hizmet etmek için canhıraş koşturan gençler ve kurumlar varmış ama günlerdir en azından ben bunlardan bir tanesini bile görebilmiş değilim.  .    

 

Netice olarak şu bir gerçek ki “covid-19” virüsü dünyayı çok fena bir şekilde vurdu ve bunun etkileri de muhtemelen bir süre daha sürecektir. Benim naçizane önerim 65 üstü yaşlılar için konulan sokağa çıkma yasağının acilen iptal edilip sadece belli bir zümreyi mağdur etmeyecek örneğin sokaklarda herkes için geçerli olacak 1,5-2 metrelik “sosyal mesafe” mecburiyeti koyarak revize edilmesidir. Çünkü yaşlıların bu hastalığa yakalanma riski bence gençlerden çok daha düşüktür ve buna rağmen sadece 65 yaş üstü insanlar için konulan sokağa çıkma yasağının ne bilimsel ne de ahlaki bir gerekçesi olduğunu düşünemiyorum.     

 

Ankara, 24 Mart 2020

Mustafa Atilla

matilla@windowslive.com

Büşran Betül Kaya, jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazdıklarınıza katılıyorum.65 yaş üstünü korumak adına bile olsa,sadece bu yaş grubuna yasak konması,sıkıntılı.Herkese uygulanmalı.Zorunlu haller dışında hiç kimse çıkmamalı.Virüs herkese bulaşıyor,yaş gözetmiyor.Fakat belli yaşın üstünün daha riskli omasının sebebi,bağışıklık sisteminin gençlere göre daha zayıf olması ve bu yüzden virüsün yol açtığı akciğer enfeksiyonuyla başa çıkmalarının daha zor olması.Genç olup bağışıklık sistemi zayıf olanlar da ağır geçiriyor hastalığı.Bu yüzden izolasyon gerekiyor ama herkese.Saygılar değerli yazarım...

fisun gökduman kökcü 
 02.04.2020 19:34
Cevap :
65 yaş üstünü korumak fikri bana hiç mantıklı gelmedi, çünkü bu virüs olsa da olmasa da 65 yaş üstü insanlar doğa yasası gereği zaten ölüme daha yakınlar. Yani yaşlıların izole edilmesi onların herhangi bir vesile ile ölmeyeceklerini garanti etmez. Daha geniş çaplı bir izolasyon bence de daha doğru olurdu. 1 veya 2 saatliğine de olsa ihtiyaç karşılama amaçlı evden dışarı çıkış mutlaka düşünülmeliydi diye düşünüyorum. Teşekkürler, sevgi ve selamlarrımla   02.04.2020 23:34
 

Çok haklısınız Mustafa Bey. Tezatlar çok. Bu durum bana eski bir sözü hatırlattı; "Babamın adı Hıdır, elimden gelen budur." Selamlar, sağlıklı ve mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 25.03.2020 20:14
Cevap :
Sizde haklısınız. Aslında bu bloguda yazmama bile hiç gerek yoktu. Sizde kendinize çok çok iyi bakın, selamlar   25.03.2020 22:41
 

ne kadar çok seviliyorsunuz bakın kartlarınız hemen iptal olmuş..Ama öyle demeyin hepimizi öyle çok sevenler var ki ev kredileri düşmüş, kart limitleri yükselmiş..harca babam harca...sevgiyle kalın

jale kasap 
 25.03.2020 8:49
Cevap :
Vallaha sevgiden yana herhangi bir eksiğim, gediğim yok ama evimin 30-40 adım ilerisindeki BİM marketten bir bidon su veya bir ekmek almaya bile gidemiyorum. Sizde sevgiyle kalın   25.03.2020 17:59
 

Hayır, çocuk ve torunlarınız gelmeyecek, gelmemeli... Salgın bitene kadar! Öte yandan, ben de sokağa çıkma yasağına karşıyım. İkna ile olmalı. Selâmlar...

İsmail Hakkı CENGİZ 
 24.03.2020 18:21
Cevap :
Aynı evde oturanlar ne yapacaklar? Bence olayları çok yönlü olarak düşünmek ve yaş ayrımı yapmamak gerekir. Kaldı ki hukuken ayrımcılık bir İnsan Hakları ihlalidir. Bazı ülkelerde iki kişiden fazlası aynı anda sokağa çıkamıyor ve onların bile aralarında "sosyal mesafe" bulundurmaları şart koşuluyor. Bizde neden böyle ayrımcılık yapıldı anlayamıyorum. Karantina gerekirse yapılsın ama yaş ayrımı yapılmasın. Ayrımcılık içeren bir yöntemi bana kimse ikna edemez. Selamlar  24.03.2020 20:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 1917
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 27585
Kayıt tarihi
: 08.10.06
 
 

Bir 3 Mayıs sabahı leylek getirdi beni dünyaya. Adetmiş, hemen ismimi dualarla kulağıma fısıldası..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster