Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Kasım '09

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
24759
 

Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri

Kral Arthur ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri
 

Bir Gal şairi şöyle der: "Arthur´un mezarı, dünyanın bilmecesidir."

“Kral Arthur var olup olmadığı ve hangi zaman diliminde yaşadığı tarihçiler tarafından halen tartışılmakta olan destansı Britanya kralıdır. Britanya mitolojisinde çok önemli bir figür olan Arthur, savaşta ve barışta ideal kralın simgesidir.” Kral Arthur'un yaşayıp yaşamadığına dair kesin deliller bulunmamakla birlikte, tüm kahramanlık mitlerinde adına rastlanır. “Bir görüşe göre, 5. yüzyıl sonları ya da 6. yüzyıl başlarında, bir başka görüşe göreyse M.Ö. 2300 yıllarında yaşamış olduğu rivayet edilir. Arthur adına ilk kez, 6. yüzyıla tarihlenen, erken dönem Kelt halk şiirlerinde rastlanılmıştır.” Taştan sökerek aldığı kılıcı “Excalibur”, büyücüsü Merlin ve Yuvarlak Masa Şövalyeleri meşhurdur.

“Kimi bilim insanları gerçek Arthur’un büyük olasılıkla Arturius adlı, 500–517 yılları arasında istilacı Saksonlara karşı zafer kazanmış bir süvari generali olduğunu düşünmektedirler.” Kral Arthur'un Sakson istilacılara karşı çok büyük bir orduyu yönettiği sanılmaktadır. “Arthur'un eylemlerinin ilk yazılı kayıtları “Annales Cambriae” (Galler Tarihi Olayları) ve “Historia Brittonum” (Britanyalılar'ın Tarihi) 8. ve 9. yüzyıllarda Arthur'un ölümü için verilen tarihten (Annales Cambriae'de 537) 300 yıl kadar sonra yazılmıştır.” 8. yüzyılda yaşayan ilk Galli tarihçilerden Nennius, Arthur'dan söz eden ilk yazardır. Kral Arthur’ un, bilimsel çevrelerce kabul edilmiş olmaktan ziyade, ancak çeşitli efsanelere dayandırılabilen bir varlığı vardır. Kesinlikle bilinen bir şey Kral Arthur’ un Orta Çağ’ da yaşamadığıdır. Büyük bir ihtimalle Kral Arthur, 5.- 6. yüzyıllarda yaşamış cesur bir kral ya da kabile reisidir.

Arthur'un savaştığı Saksonlar, çoğunlukla İskandinav ülkelerinden ve Almanya'dan gelmişlerdir.

“Saksonlar, Britanya’nın bir kısmını fethettikten sonra halkla bütünleştiler. Adanın bazı bölümlerini baskı altında tuttular. Kelt topraklarında yaşayanlar ise bağımsızlıklarını korudular ve Saksonlar´la anlaşmayı reddettiler. Özgürlüklerinin simgesi Kral Arthur’dur ve onun anısını ebedileştirdiler. Kelt-Roma karışımı bir kişilikten doğan Arthur adı, liderlik ve kahramanlıkla bütünleştirilmişti, kısacası o kaçınılmaz ve ideal bir kraldı.”

Bazı kaynaklara göre; “Arthur, soyu Roma’dan gelen bir prenstir ve tüm Kelt kahramanların cazibesine ve canlılığına sahiptir. Arthur´la ilgili hikâyenin egzotik temeli ise Orta Doğu’dur.” “Efsaneye göre Truva kökenlidir Arthur. Kutsal kılıç Excalibur'un sahibi ve İngiltere'nin kralıdır. Babası ölmeden önce kılıcı bir kayaya gömerek onu oradan söküp çıkarabilen kişinin tahta geçeceğini vasiyet eder. Kutsal kılıcı gömüldüğü kayadan çıkarmayı pek çok kişi dener ama başarılı olamaz. Arthur, gücünü deneme günü geldiğinde babasının gömdüğü kutsal kılıç Excalibur'u kayadan bir çekişte çıkarır ve İngiltere'nin gelmiş geçmiş en güçlü hâkimiyetini kurar. Merlin'in gösterdiği yolu izleyerek leydi Guenevere ile evlenir. "Camelot" adı verilen şehrinde “Yuvarlak Masa Şövalyeleri” topluluğunu kurar.”

“Arthur'un öğretmeni ve danışmanı, sihirbaz Merlin'in yaptığı yuvarlak masada her şövalyenin yeri vardır. Masa yuvarlak olduğu için oturanlar eşit konumdadır. En ünlü şövalyeler Sir Lancelot, Sir Gavvain, Sir Tristram, Sir Galahad ve Sir Percevaldir. Şövalyeler Camelot'tan çıkıp birçok serüvene at koşturmuşlardır.” “Masa daire şeklindedir çünkü daire eşit parçalara bölünebilirdir. Fakat karede masanın etrafında oturan herkese eşit parça düşmemektedir. Bu sembolizma, kralın diğer şövalyelerin önünde eşit olduğunu göstermektedir çünkü krala düşen yer de diğer şövalyelerle eşittir. Yuvarlak masa şövalyelerinin görevi, adaleti muhafaza etmek ve halk için çalışmaktır. “Arthur'un şatosu Camelot'un nerede olduğu hâlâ bilinmemektedir. İngiltere'de Camelot'un bulunduğu yer olduğu ileri sürülen altı değişik yöre vardır. 12. yüzyılda Kral Arthur'la ilgili öyküler iyice yaygınlaşmıştır.”

Kral Arthur’la ilgili öyküler ve yaşamı kadim kurtarıcının ya da kahramanın sembolizmasını, yolculuğunu içerir. “Yuvarlak masa şövalyeleri ve Kral Arthur miti, bir kahramanlık idealini anlatır. Rivayete göre küp şeklindeki bir taşa saplı olan kılıcı çekebilen kişi, ülkenin kralı olacaktır. Bu kılıcı sadece Arthur çekebilir. Arthur gerekli iradeye artık sahiptir. Küp sembolü ezoterizmde kişiliği simgeler. Arthur kral olmak için gerekli bireysel gelişime sahiptir ve bu nedenle kral olur. Daha sonra Arthur yuvarlak masa şövalyelerini oluşturur. Şövalyeler kutsal kâsenin arayışı içindedirler. Kutsal kâse arayışının sembolojisi, saflığın ve temizliğin, mükemmelliğin arayışıdır. Kral Arthur’a “Excalibur” kılıcı verilir ki, bu da Arthur’un iç gelişimini tamamladığını ve artık bir adalet savaşçısı olması için yolunun tamamen açıldığını sembolize eder.”

Kadim bilgilerde “Sybill kadın rahibeleri”nden bahsedilir, onlar kadim ve gizli bilgilerin koruyucusudurlar. “Kral Arthur'u kendisine başkaldıran yeğeni Sir Mordred öldürür. Savaşta yenilen Mordred ölürken Arthur'u başından kılıçla yaralar. Arthur kendisinin de ölmek üzere olduğunu bilir ve sihirli kılıcını göle atması için Sir Bedivere'e verir.” “Üç peri kraliçesi Arthur'u almak için kayıkla gelir, bir gün geri döneceğine inanılan sihirli Avlon Adası'na götürürler.” Sir Bedivere, Excalibur kılıcını, Camelot yakınlarındaki bir göle zor da olsa atar. Gölden yükselen bir el, kılıcı kaparak kaybolur. En sonunda excalibur tekrar gerçek sahibine yani gölün hanımına dönmüştür. Böylece hak edene kadimlerce verilen bilgelik ve yetki yeniden kaynağına dönmüş olur ta ki bir gün bir başka aydınlanmış kahramanın ihtiyacı olana kadar. Arthur, İngiltere büyük bir karışıklığın ortasında iken kral olur. Şövalye kardeşliğinin desteğini de alarak başarıya ulaşır. İnsan gibi insanın işi ve üstlendiği görevi hiçbir zaman bitmez. Her dönemde kahramanlara ihtiyaç vardır. Onlar eylem insanlarıdır. Hareketsizlik, atalet kesinlikle çöküntüdür, sondur.

Kolektif bir idealin yansıması, ölümsüzlüğün simgesi, tüm şövalyelerin eşit olduğu efsane oluşumdur. "Yuvarlak Masa Şövalyeleri" ile uzlaşma ruhunun temelleri bu cesur şövalyelerce atılmıştır. Geleceğin toplum önderleri için bu hikayeler erdemli, dürüst ve onurlu örnekler sunarlar. “Tüm nesiller, geçmişin ve kaybolmuşluğun özlemini çekerler. Arthur´un sarayı olan “Camelot Şatosu” soylu ve ilahi bir kralın ve onun tarafından yönetilen mükemmel bir dünyevi krallığın rüyasıdır; özlenen yaşam biçimidir.”

“Arthur küçük bir çocukken Büyücü Merlin’in yanına verilmiştir. Merlin ona gizli öğretiyi öğretmiş ve onu derin gizemlere inisiye etmiştir. Merlin kutsal kılıç Excalibur’u almasında ona yardım etmiş, yuvarlak masayı kurup vazifesini yerine getirip sırra kadem basmıştır. Masada oturan şövalyelerin sayısı on iki ya da yirmi dörttür. Masaya yirmi dört kişi oturduğunda Zodyak’ın on iki burcu kendi içinde aydınlık ve karanlık olmak üzere ikiye bölünür. Bu bölümleme burçların gece ve gündüz yüzlerini temsil eder. Masanın ortasında gül bulunur. Bu sembol ölümden dirilişi sembolize eder. Ayrıca “Siege Perilous” denilen gizemli bir boş koltuk vardır, bu koltuğa Kutsal Kâse’nin arayışında başarılı olan kişiden başkası oturamaz.” “Hz. İsa´nın kullandığına inanılan Kutsal Kâse’yi, kimi kaynaklar “sihirli bir taş” olarak da tanımlamaktadır. Kâse, manevi aydınlatmanın simgesidir.”

Arthur, her nesil tarafından tekrar keşfedilmiştir. Şövalye sembolü çağlar boyu sadakat, onur, adalet, güzel ahlak ve tüm erdemlerin hayata geçirilmesi için bir sembol olagelmiştir. Olgun, cesur, yardımsever ve centilmendir. Biri şövalye olduğunda kendini belirli değerlere göre yaşamakla yükümlü kılan bir and içmektedir. O, öğrenmenin pınarından kana kana içmiştir. O, öyle bir biçimde yaşar ki insanlar kıskansa bile ona saygı gösterir. O, kendi içinde kendi savaşını verir. Söylemi ve eylemi arasında mümkün olduğunca az çelişkiye düşmek için didinir.

“Camelot, bir ütopya şehri gibidir, büyük bir adalet ve düzen idealini sembolize eder. Kral Arthur ise kusursuz kralın, ideal yöneticinin(kahraman, kurtarıcı sembolü) simgesidir.” “Arthur’un kişiliğinde sürekli kendini tekrar eden bir kozmik mitin yeni bir biçimini buluruz. Bu Britanya prensi Güneş’i, şövalyeleri; burçları ve onun kılıcı ise Güneş’in karanlığın ejderhalarıyla savaşmak ve onları yok etmek için kullandığı güneş ışınlarını veya dünyanın eksenini gösteriyor olabilir. Arthur’un yuvarlak masası evrendir; Boş Koltuk insanı kâmilin tahtıdır. Dünyevi anlamda Arthur, kendilerine “Şövalyeler” diyen felsefi mistiklerin kardeşliğinin Büyük Ustasıdır. Ruh ile et arasındaki savaşı kazanmış, kadim ruhani öğreti ile yenilenmiştir. Aydınlanmış akla sahiptir. Arthur’un bu şövalyelerin Büyük Ustası olmayı hak etmesinin nedeni, onun kılıcını(ruhunu) baz metallerin kayasından(nefsinden) çekip çıkarmış olmasıdır.”

“Erdemli ve aydınlanmış insanların cennete gitmek yerine, cenneti dünyaya getirecekleri söylenir.”

Berk Yüksel

Kaynaklar:

Tüm çağların gizli öğretileri; Manly P. Hall

http://www.gizliilimler.tr.gg/Kral-Arthur-ve-Yuvarlak-Masa-&%23350%3B.oe.valyeleri.htm

Arthur’un ölümü; Sir Thomas Mallory

Kahramanın sonsuz yolculuğu; Joseph Campbell

Mitoloji Sözlüğü; Pierre Grimal

Dünya Mitolojisi; Donna Rosenberg;

www.uyurgezer.net/britanya-mitolojisi-kral-arthur-destani-t88767.html

http://www.kibrisgazetesi.com/printa.php?col=78&art=10274

http://tr.wikipedia.org/wiki/Kral_Arthur

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılarınız incelediğim kadarıyla, uzun zamandan beri ezoterizm ile ilgileniyorsunuz. Bu anlamda ezoterik tarih veya dinler tarihi insanın aslında yaratılışından bu yana tanrı gibi olduğunu müjdelemiyormu? Yaratan 6 günde dünyayı oluşturdu deniyor ama bundan sonra herhangi bir yaratılış ile ilgili bir cümle geçmiyor. Bilimsel tarihin dışında kalmış tarihte kişilerin doğa üstü güçlerinden bahsediliyor ama dinler tarihinin başlamasıyla yani m.ö. 4000 yıllardan bu yana sanki dinler tarihi birşeyleri saklıyormuş gibime geliyor. Bu konuda sizin düşüncelerinizi merak ediyorum. Saygılarımla. Ömer TURAN turan_omer@hotmail.com

Ömer TURAN 
 16.12.2009 14:46
Cevap :
Ömer Bey, İlginize çok teşekkür ederim. Sorularınızın birçoğuna yanıt olabilecek detaylı bir kaynağı naçizane önermek isterim. "Tüm çağların gizli öğretileri" Mitra Yayınları Manly P. Hall. Saygı ve Sevgilerimle. Berk Yüksel  16.12.2009 17:09
 

Mit de olsa, harikulade bir durum. Genelde krallar zorbalığın, desisenin, kötülüğün alasını kullanarak tahta oturup, egemen olmaya çalışan insanlardır. Ancak buradaki kral tiplemesi, doğruluğun, dürüstlüğün, koruyuculuğun, hak arayıcılığı; kısaca tüm güzel erdemlerin temsilcisidir. Yuvarlak masa, boş koltuk ve şovalyeler ise bütünü tamamlayan parçalar dır. özellikle son kısım ve mit deki cisim ya da kişilerin sembolize ettikleri değerle, hepimizin özlediği örnek değerlerdir. Başarılar...

Mustafa CAN 
 26.11.2009 10:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 229
Toplam yorum
: 404
Toplam mesaj
: 122
Ort. okunma sayısı
: 15635
Kayıt tarihi
: 09.03.07
 
 

21/12/1973 Ankara doğumlu. Lisans ve yüksek lisansını işletme üzerine yaptı. Yaklaşık 15 senelik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster