Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
434
 

Krizin bize yaşattıkları

Krizin bize yaşattıkları
 

Milliyet 24/10/2008


Dünyada bağıra bağıra tırmanan ekonomik krizin bize yansımaları çok daha vahim oluyor.
Her ne kadar bizi etkilemiyecek her şey yolunda diyen yöneticilerimiz bize "uyu yavrum uyu uyutayım seni" modu ile olayı geçiştirmeye çalışıyorlarsa da. Kendilerinin gündemi, bizlerin gündeminden çok çok farklı. Sanki başka gezegende yaşıyorlar ve yaşıyoruz..

Tekstil dünyası ihracat ile dönüyor.
Yurdumuz ekonomisine çok büyük katkı sağlayan iş kollarından en önde gelenidir.
Burada istihdam edilen insan sayısı hiç te azımsanacak gibi değil. Ve şu anda herkes bir bekleyişe geçti. Çünki kimse önünü ve yarınını göremiyor. Yatırımların hepsi olmasa da çoğunluğu durmuş vaziyette.

Biz çalışanlar için durum daha da vahim iş yerlerimiz kapanırsa (ki kapanmalar başladı bile) yığınla kişi işsiz kalacak. Bu oran her on kişiden dört'ü şeklinde beyan ediliyor. Önceki hafta iflasını veren bir kumaş firması sahibi yeni bağlantılar kurmak için gittiği yurt dışında, çözümsüz kalıyor ve kendini asıyor. Gazetelere yansımadı bu olay nedense. Firmalar çıkış yolu bulmaya çalışıyor.

Bizler her an işimizi kaybedecek miyiz diye düşünmekten paranoyak olduk. Ruh sağlığımız iyice bozuldu. Herkesin geçindirmekle sorumlu olduğu çoluğu çocuğu var. Kurulu düzenlerin alt üst olması var. İş yeri kapanırsa veya daraltmaya gidilip çıkartılırsam diye düşünmekten uyku düzenlerimiz alt üst oldu. Bu çocuklarımıza da yansıyor çünki asabi ve sinirli olduk.

Abarttığımı düşünenler olacaktır kuşkusuz.

Geçtiğimiz hafta yıllardır üretimini yaptığımız dünyaca ünlü bir markanın yeni dönem imalat toplantısını gerçekleştirdik. Yapılan toplantıda iki kere düşürdüğümüz fiyatları tekrar düşürmemizi istiyorlar. Aksi taktirde mal satamayacaklarını ve başka yerlere bakmaları gerektiğini söylüyorlar. Nerde ise kafa kafaya gelen bir maliyetin daha aşağılara çekilmesi firmanın iflasını getirir. Bunca insanın ekmeğini kazandığı bu işletme ayakta duramayacak. Her gün yeni girişimler deneniyor bir çıkış yolu arayarak.

Her gün bu psikoloji ile işe gelip gidiyoruz. Acaba bu gün ne olacak endişesi bizleri alt üst etti. Hatalar artmaya başladı hatalar arttıkça sinirler daha bir gerilmeye başlandı.

Bizi etkilemez diyen yöneticiler, kriz sizi etkilemiyor olabilir ama bizleri çok etkiliyor hem de.

Acaba sizler ve bizler farklı milletten miyiz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazını ve yorumları okudum. Kafamın takıldığı noktalar var. Yüksek katma değerli mal veya teknolojik ürünler üretilemediğinden ve asgari ücretin dahi 700-800 $ olduğundan bahsediliyor. Çok ilginç. Özellikle tekstilde uluslararası arenada yere sağlam basacak marka olursun böylece yüksek katma değerli ürünün sahibi olur yok satarsın. Çin örneği gibi tekstil işkolunda ücretleri 100.$ düzeyine çekmek işçiye hayat hakkı tanımamaktır. Çin ve Türkiye bu konuda mukayese edilemez. Son on yıldır yatırım ve istihdam yapılmayan ülkede genede az sayılmayacak oranda teknoloji üretilmektedir. Örneğin ARÇELİK; BEKO; VESTEL, CASPER v.s. Ülkedeki genel soruna üretim ve istihdam pencerelerinden bakmak gerek. Saygı ve selamlarımla....

TEKBAŞINA 
 01.11.2008 0:26
Cevap :
Türkiye aslında kalite ve teknoloji bakımından dünyaya kafa tutacak düzeyde. Gerçek anlamda pek çok firme en gelişmiş teknoloji ile donatılmış durumda. Bizim en büyük sorunumuz fiyat tutturamama. Bunun başlıca sebebide Çin, polonya ve uzak doğunun karşımızda çok büyük fiyat kırmaları. Bizdeki maliyetler kaliteyi tutturmak için yüksek çıkıyor. Kalifiye elenam ile kaliteli iş üretilmeye çalışıldığından. Ücretler değindiğiniz seviyelerde. Durum böyle olunca rakiplerimize mallar gidiyor. Şu anda Türkiyedfe bulunan firmalar yüksek fiyatlarımıza rağmen kalitemizden memnun olan firmalardır. Markalaşma için çeşitli adımlar atılıyor ama yetersiz kalıyor. Tekstil; bilişim sektörü gibi teknolojide çok ilerlemiştir ama kendi markasını dünyaya açamadığından zorluk yaşıyor. Kurumsal yapı oluşmadığından güçleri yetersiz kalıyor. Arçeliğin kurumsallığı yılların birikimi var. Ama tekstil ufak işletmeler ile yürütülüyor. Asıl sorun bu rekabet ve tanıtıma yetecek gücü olmaması. Saygı ve selamlarımla....  01.11.2008 13:36
 

Değerli Güher, Ateş düştüğü yeri yakar. İşsiz bir kimseye veya kapanan bir tesisin patronuna, meselesine onun gözünden bakmadığınızda, anlattıklarınız ona bir anlam ifade etmeyecektir. Türkiye ne teknoloji üretebiliyor, ne de yüksek katma değerli (karlı) mal. Ürettikleri; "emek yoğun" tabir edilen, nitelikli olmayan işçiliklikle yapılanlardır. Tekstil gibi düşük bedelli mallar. Rakiplerimiz, Çin, Hindistan, Pakistan'dır. Yani; sigortasız, düşük ücretli (Aylık, 100 dolar) işçilerin çalıştığı ülkeler. Bizde asgari ücretlinin bile maliyeti, en az 700-800 dolardır. Türkiye'de üretim yapan işletmelerin rekabet edememesinin temelinde basit anlamı ile bu vardır. Peki Türkiye neden teknoloji (yüksek kar getiren ürün) ve bilgi üretememektedir? İşte arayacağımız gerçek sorunun cevabı burada yatmaktadır. Biz, ülke olarak bunlar yerine enerjimizi neye harcıyoruz? Ve bu millet nelerle meşgul edilmektedir? Meseleye bu gözle bakarsanız, daha alacağımız çok mesafe bulunmaktadır. sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 24.10.2008 19:42
Cevap :
Bakış açınızda haklısınız ve doğru bir tesbit. Bizler artık teknoloji üretmek durumundayız. İşin hamallığından kurtulmak durumundayız. Bununda yolu ilkel meslek liselerinden veya gerçeklikten uzak üniversite eğitimi ile mümkün değil. Ar-ge'ye önem vermeliyiz. Kalite güvencelerini sunmalıyız. Bunu kavrayıp hayata geçirirsek bir şeyler yapabiliriz aksi taktirde hiç şansımız kalmaz. Sizinde belirttiğiniz gibi daha çok yol kat etmemiz gerekiyor. Saygılarımla...  24.10.2008 20:58
 

durumun daha da kötüleşeceği tahmin ediliyor. Hamdolsun denemiyecek boyuta ulaşınca bakalım ne buyuracaklar. Kolaylıklar dilerim.

Kenanca 
 24.10.2008 19:05
Cevap :
Malesef ki durum öyle dahada kötüye gidiyor. Boş şeyler ile uğraşmaktan ülkedeki gerçek yangın görülmüyor. Saygılarımla....  24.10.2008 19:42
 

gelir mi, gelmez mi yi tartışacağımıza ne hale ve ne kadar etkilrndiği tartışmalı bence, selamlar...

Yalnıztürk 
 24.10.2008 18:29
Cevap :
Krizin bizlere etkileri o kadar fazla olacak ki bunlar belirttiğiniz gibi ela anlımalı. Madur oalcak olan insanlar sorunu çözülmeli .Saygılarımla..  24.10.2008 18:44
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 96
Toplam yorum
: 562
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2184
Kayıt tarihi
: 13.06.06
 
 

Hayata güleryüzle bakmaktır felsefem ama polyannacı değil. 1961 Sivas doğumluyum, evliyim 2 kızım..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster