Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Şubat '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
839
 

Küçük ama mutlu anlar

Hayat ne kadar rutine bağlasa da kendisini, mutlu eden küçük şeyler var. Benim için de o küçük şeylerin ışığı pencereme yansır ve içeri düşer o ışık demetleri. Belki başkalarına göre önemsiz, gereksiz ayrıntılar olabilir ama benim enlerimdir. Kendiliğinden gelen beni buluveren küçük mutluluklar baştacım oldu. Beni mutlu eden küçük heycanlarım; 

Güne evdekilerden önce başlarım. İşe gidiş saatimden bir saat önce mesela. Her ne kadar işyeriyle mesafem 15 dakika olsa da ben erken kalkmayı seviyorum. Pencereyi açıp günün ilk ışıklarını selamlarım, kuşlara göz kırparım. Bazen de yolumu uzatırım. Uzun yıllar ayakta kalmayı başarabilmiş pastanemdir durağım. Eğer erkenden gitmişsem bilirim ki çiğbörekler sıcaktır. Yolda atıştırmak, sıcak sıcak yemek o böreği inanılmaz güzeldir benim için. İş çıkışı okula gitmek için servisi beklerken geçmek bilmeyen dakikalar uzar, servis gelir ve aklımda olan tek yer en arka cam kenarı. Eğer oraya oturursam benden mutlusu yoktur. Okul dönüşü mesela otobüs doluysa yada cam kenarında yer yoksa eğer diğer arabayı beklerim. Cam kenarı oturmak ve yolları izlemek bir çocuk kadar mutlu eder beni. Köprüden geçerken zihnim dolu olsa da keyfimdeki bulutlu hava dağılır ve yerini aydınlığa bırakır. Nedeni; her akşam Sarayburnu’nun o muhteşem görüntüsüne bakakalıyorum. İlk defa karşılaşır gibi, mutlu oluyorum. 

Çarşamba günlerini severim mesela. O gün erken biter ders. Akşam eve dönüşü uzatırım bir saat. Sahile inerim, o küçük çay bahçesine giderim. Deniz dalgalarının kıyıya çarparken çıkardığı sesi duymak istercesine çekerim sandalyemi kıyıya doğru. Boğazın ışıltısı, denizin tuzlu kokusu, kız kulesinin ihtişamı güzel bir resmi andırır zihnimde… ve ben buraya her geldiğimde bu resmin içinde kaybolmak isterim… 

Kapının eşiğinden giren ışık demetini severim. O ışıkla beraber sevgilimde sızar içeri. Aldatıcı gülümsemelerini, burukluklarını dışarıda bırakıp gelir yanıma. Ben bu zamanı başlangıçta durdurmak isterim, her defasında… Bunlar benim yudum yudum mutluluklarım. Görev bilincine dayanan rutin geçen günlerin anlatamadıkları ne varsa bu küçük mutlu anlarım, hepsini anlatıyor. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Onlar da olmasa hayat ne kadar çekilmez olurdu! Farkettim ki, sözünü ettiğiniz ilk ikisinde yalnızsınız, üçüncüsünde de sevgilinizle başbaşa... yalnız. Ben de severim yalnızlığı, sevdiklerimle... yanyana.

Tuğba Şardan 
 21.02.2011 23:51
 

Küçük ama mutlu anlar büyük ve mutlu anlara müjde taşıyan zaman atları gibidir.

Muharrem Soyek 
 21.02.2011 12:23
Cevap :
Bir söz vardı anımsadığım ; Mutluluk bir yerde ve heryerde hiçbirşey beklemeden, dünyayı, insanları sevmektir. Sizin de dediğiniz gibi zaman atları her an her yerde. Küçük ama mutlu sonuçlarla.. Teşekkürler. Sevgilerimle  08.03.2011 9:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 125
Toplam yorum
: 186
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 857
Kayıt tarihi
: 20.04.07
 
 

Tıbbi sekreterim aynı zamanda edebiyatla meşgulüm ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster