Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ocak '20

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
12
 

Kültür 1

Kültür

 

Çokluk olmadan, birlik veya teklik olası değildir. Birlik olmadan da çokluk bilinir değildir. Biri diğerinin var olanı ve yok olanı olmakla geri bağlanım ilişkisi içinde birbirinin çağrılanlarıdır.

 

Kültürün kendisi başlı başına birçok çekici dalga ve parçacıklardan oluşan bütünleşik bir çek imleyiciydi. Kişinin enerji elde etme süreci; yardımlaşma, bir araya gelme, birbirine göre davranma, senkron, eksen gibi türlü türlü birçok alakasız alakalılardan bütünleşen sosyal bir işleve dönüşüyordu.

 

Çevremizin boşluk devinmeli parça giriştirici ve parça girişicileriyle dolu bir belirsizliği vardı. Adeta her şey boşlukta yaratılıyordu. Varlık yokluğa, varlıktan dönüştüğü gibi yokluk ta varlığa, yokluktan yokluğundan ötürü yoktan dönüşüyordu.  Yansıma bağıntısı değilken, bağıntısı oluyordu.

 

Genelde varlık, özelde de kültür böyle bir belirsizlik içinde hangi ölçme değerlendirmeyle belirlenip hem beliren hem belirlenen hem belirleyen oluyorlardı? Bu bile varlığın başlı başına kendisi çoksak, üst üste zaman oluş boyutluluğudur.

 

Kültür, kültür olmadan önce kültür olana kadar nasıl bir sentezdi? Kültür hangi birçok parçalardan, parçalı aşamalardan meydana gelmişti?

 

İşte bu tür zihin sel eylemler, kültür alanını parça unsurlarına dek analiz eder. Her bir parçayı her bir durumuyla anlam eder. Anlamı da anlama ve anlatma belirlemeli öğrenme yapar. Öğrenme de belirsizliği belirleyen bir ölçme değerlendirmedir.

 

Kültür en az iki kişi ya da 2 biyolojik bireyler arasında gerçekleşir. İttifaka kadar birliği bir arada tutan; bir birlikteliğe gerekli olan bir bilinebilirlerdir. Kültür bir arada olan ilişkileri gönderme alma olan adreslerin bir girişme bağıntısıdır. Bir arada oluşa, bir yol haritasıdır. Kültür, kendi tekrarlarını ortaya koyan parça çağrışıcılara ilişkin vücuda geliştir.

 

Kültür, bir arada; en az iki kişi ile birlikte, kendi dışında; bilinebilir ortak iletilme içinde, bağsan yaşam ilişkisin ortaya koyma gayretidir. Bu ilişki giderek gelenektir. Düşüncedir, türlü sanat çalışmasıdır.  

 

Bu aşamada sanat kültürü bir araya getiren unsur değil, o kültüre bağlı sonuçtur. Kültür üzerinde yansımıştır. Kültür üzerindeki yansımaya göre kendi bağıntı süreçlerini entegre etmiştir. Ta ki ittifaklara kadar.

 

Kültür en az iki kişi arasında olur. En az iki kişi arasında kurulan bağdır. En az iki kişi arasında kurulur ve gerçekleştirilir. Kültür, en az ki kişi arasında bağ edilmekle kurulup, gerçekleştirilen bir dış alan etkisidir.

 

Kişileri bir araya getiren dış ve iç alanın etkisi manzara izlemek, izlenimi anlatmak gibi duyguca bir alan etkisi olan kültür, değildir. Kültürler yaşam sal ve temel önemdeki referanslar üzerinde gerçekleşir.

 

Dışta dağıyla taşıyla, kurduyla kuşuyla, elmasıyla böceğiyle olan doğa hem bir belirmedir. Hem bir alan etkisidir. İç alanlı temel referanslar da eksiğini tamamlamak kendi bütünlüğünü korumak için dışa doğru bir eğim ve belirmedirler. İçteki eğimin dıştaki belirme ile ve alan etkisiyle bir bağıntısı vardır.

 

Dıştaki ve içteki alan etkisi birbirine doğru olan bu eğim ile girişirler. Bu girişmeler kültüre doğru gidecek olan ilk yol adımı ile ilk girişmedirler. İlk girişmeler, bol yanlışlarla kişilere türlü deneyimler yaşatır. Yaşanan türlü deneyimler içinde ki birçok karşılaşıcı deneyimden herhangi biri veya bir kaçları kişileri bir araya getirir (ilk kolektif-sosyal oluş belirmesi budur).

 

Kişi içten dışa doğru bir yönelimle davranır. Aynı kişi dıştaki doğanın baskı ve direncine karşı da dıştan içe doğru bir dirence maruz kalır. Gerek dıştan içe doğru yönelimlerde gerekse dıştan içe doğru olan baskı basınçtaki büyük zorluklar karşısında edinilen intibalarla kişiler bir araya gelir. Bunların hemen tümü dışta karşı konulacak tepkilerdir.

 

Bir araya gelişi ortaya koyan olgu ve olayların kendi süreci içinde birbirini çeken iten girişmeler içinde parça oyuk hareketleri belirir. Ve parça oyuk hareketleri ile kişilerin bir araya geliş eğilimleri de bir araya gelen bu alan içinde girişirler.

 

Bir araya gelmekle bir arada olup bir kişi gibi girişen kişiler dışta birbirinin söz ve eylemlerinden kendi bağdaşmalarını yaparlar. Bu tür bağ oluş söz ve eylemlerle olan sentezdirler. Bir arada oluşla dıştan sentezli olan kişi-kişi ilişkileri arasında çok büyük bir boşluklu tanecikli yapı zaman aralığı vardır. Ama kişilerin bir arada olmasını güden çekimin bağ enerjisi işte bu tanecikli uzay zaman ayrımını bir arada tutar.

 

Büyük bir boşluklu ve tanecikli yapı ortaya koyan bir arada oluş veya bir araya gelmenin her bir durumdan oluşan anlam çevrimi; bir kültür içinde o kültür sentezlerini ele veren bağdaşıcı ve bağdaştırıcılardır.

 

Bir arada olan kişiler arası boşluk çekimini dolduran bağdaştırıcı kuvvet sürecin dördüncü yansıma bağ ilişkisini veren, parça bağıntıdır. Sürecin dördüncü çelişkisi olmakla kültürü kotaracak olan tamamlayıcı unsurların dördüncü bileşenini veren bu dördüncü parça da bir belirlemeydi.

 

Kültürün kendisi dış ortamdaki sosyal süreci, bağdaştıran süreçti. Kültür böyle olduğu gibi kültür kendi içinde de bağdaşık bir sentez süreçtir.

 

Buraya kadar olan dört parçalı.

Yansıma ve girişme bağıntılı.

Boşluk devinme belirsiziyle çekişip itişme ilişkisini ortaya koyan unsurları toparlayıp bir soluklanıp konuya devam edelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 211
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 164
Kayıt tarihi
: 26.11.10
 
 

26 yıllık sınıf öğretmenliğinden sonra emekli oldu. Şiir çalışmaları ve deneme türü olan, toplum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster