Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '08

 
Kategori
Felsefe
Okunma Sayısı
1028
 

Mahur

Mahur
 


Vakit gece yarısını çoktan geçti. Sıcak bir yaz gecesinde ılgıt ılgıt esmeye başlayan rüzgâr. Ağustos böcekleri ve rüzgârın seslendirdiği yapraklar bana eşlik etmekteler. Bahçede ben ve onlar bir aradayız.

Bunlarla birlikte gün boyunca beynimin içinde kimbilir kaç kez çalan "Mahur" artık inceden bir ıslık şeklinde kendini dışa vuruyor.

"Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı bahçede yalnız

o mahur beste çalar müjgân'la ben ağlaşırız

gitti dostlar şölen bitti ne eski heyecan ne hız

yalnız kederli yalnızlığımız da sıralı sırasız

0 mahur beste çalar müjgân'la ben ağlaşırız."

O acı yel beraberinde ağustos böceklerinin çığlıklarını getiriyor kulaklarıma, ritimlerini hiç bozmadan biri bıraktığında bir diğerinin çığlığı tamamlıyor geceyi. Uzunlu kısalı ve uzaktan yakından çığlıklar ama ıslığıma uyumları muhteşem. Yolunu şaşırmış bir ateşböceği karanlıkta göz kırpıyor geceye. An geliyor "Mahur" dişlerimin arasından çıkan ıslıkla yetinmek istemiyor artık söze ve müziğe bürünmek istiyor ısrarla.

"Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı

güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı

hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı

gittiler akşam olmadan ortalık karardı."

Bu enfes şiiri Attila İlhan'ın kimlere yazdığı düşüyor aklıma gecenin karanlığında. Güneşten ışık yontacak kadar sert adamlar kim? Neden gitmişlerdi akşam olmadan?

Gecenin yarısında bir ambar soru yanıtlarını aramakta beynimin içinde. Hafızam beni bildik simalara götürüyor yüzleri görünüyor belli belirsiz. Hoyratça gülümsemelerinden tanıyorum onları.

Deniz, Yusuf ve Hüseyin'i.

Ağız dolusu genişçe gülümsüyorlar ve gidiyorlar geldikleri geceye sessizce. Gökyüzündeki sayısız yıldızlardan üçü onlar biliyorum. Biliyorum ve ben de gülümsüyorum arkalarından hoyratça.

Sert adamlardan sonra müjgân düşüyor aklıma. Varmıydı öyle biri? Yaşamışmıydı? Yoksa Atila İlhan'ın şiirine konuk olan mecazi bir anlammıydı? Müjgân'ın eski dilde "kirpik" anlamına geldiğini öğreniyorum. Attila İlhan'ın idam haberlerini aldığında kirpiğinden başka kimse yoktur yanında ağlayacağı. O 'da müjgân'la beraber ağlaşıyor ve ağıdını yakıyor arkalarından biliyorum.

"Bitmez sazların özlemi daha sonra daha sonra

sonranın bilinmezliği bir boyut katar ki onlara

simsiyah bir teselli olur belki kalanlara

geceler uzar hazırlık sonbahara."

Sazların, sözlerin ve bizlerin özlemi bitmedi sizlere sevgili Attila İlhan, bitmeyecek gibi biliyorum. Bu eserin beni aldı buralardan bilinmezliğin bir boyutuna bıraktı. Hem de gece yarısı. Ben o bilinmezliğin boyutunda buluştum sizlerle.

Sen sözleri yazdın ve gittin!

Mısralarındakiler hoyratça gülümsediler ve gittiler!

Ve bu şarkıyı okuyan da gitti sevgili Attilla İlhan.

"Mahur" kaldı bana bu gece gecelerden, gökteki yıldızlar gibi yüceden yücelerden...


Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

" Mahur" u, o acı haberi aldığında Karşıyaka Vapuru'nda yazdığını okumuştum Attila İlhan'ın. İz bıraktılar hepsi de bu dünyadan giderken sevgili Tekbaşına, kalıcı iz. Ne Deniz, Yusuf, Hüseyin unutuldu, ne de şiirleriyle, kişiliği ile, sevdiğim şair Attila İlhan. Önemli olan da herşeyin gelip geçici olduğu şu dünyada ardından kalıcı iz bırakabilmek değil midir? Yüreğinize sağlık. Saygı, sevgi ve selamlarımla...

Özlem Akaydın 
 28.08.2008 22:49
Cevap :
Sevgili Özlem. Benim bildiğim A.İlhan İzmir'e gitmektedir, yalnızdır acı haberi duyduğunda.Kirpikleri vardır ağlarken ona eşlik edeceği.Müjgânlarıyla ağlaşır sessizce ve bu muhteşem dizeleri yazar. Gidenlerin önünde saygıyla eğiliyorum. Işıklar içinde yatsınlar.Esenkal...  28.08.2008 23:34
 

Gönül dolusu sevgilerimiz ve dualarımız Attila İlhan'nın ve Deniz'lerin üzerine olsun... Böyle güzel bir yazıyla andığınız ve anımsattığınız için teşekkürler.

Melek Koç 
 27.08.2008 21:37
Cevap :
Merhaba. Dilek ve düşüncelerinize katılıyorum. Saygı ve sevgilerimle..  27.08.2008 22:38
 

Bu şiiri Ahmet Kaya nede güzel beste yapmıştı.Sizin yazıyı okurken kulaklarımda onunda sesi çınlıyordu. Tebrkler nefis bir yazı olmuş.

Ali İhsan UĞUZ 
 22.08.2008 13:24
Cevap :
O ezgiyi yeniden dinletebildiysem size / sizlere ne mutlu bana.Selamlarımla...  22.08.2008 14:24
 

Sevgilerle okudum... Nemlende de umutla kırptım kirpiklerimi... Gönlün sağ olsun...

yeşilsoğan 
 21.08.2008 20:34
Cevap :
Eksik olma Levent kardeş. Gönüller bir arada olsun. Esenkal...  21.08.2008 20:59
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 261
Toplam yorum
: 1320
Toplam mesaj
: 253
Ort. okunma sayısı
: 1476
Kayıt tarihi
: 27.09.07
 
 

Anadolu'nun doğusunda sonradan ismi değiştirilen köylerden birinde zemheri zamanına denk gelen bi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster