Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '09

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
574
 

Martin Niemoeller kahin miydi, pişman bir sempatizan mı?

Martin Niemoeller kahin miydi, pişman bir sempatizan mı?
 

Martin Niemoeller


Bildiğimiz gibi Almanya 1933 – 1945 Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin (NSDAP) tarafından yönetilmiştir. 1933 yılında seçimle iktidara geldi Naziler. Geniş toplum kesimleri tarafından bir kurtarıcı… Üstün Alman ırkının yeniden varlık bulmasını sağlayan bir lider Hitler. Tarihte hep yaşanır söylemlerinin parlaklığına aldanıp birinin, birilerinin peşine takılırsın. Sözlerine inanırsın. Bir süre sonra söylemlerle uygulamalar bir biri ile bağdaşmaz. Gerçek geçte olsa anlaşılmıştır ama iş işten de geçmiştir.

1892-1984 arası Almanya’da yaşayan Protestan bir papazdı, Martin Niemoeller. 1933 ile 1945 yılları arasında ülkeyi yöneten ve marifetleri bugün herkes tarafından bilinen (NSDAP)’ ın sadık bir taraftarıydı aynı zamanda ve 1924’ten itibaren düzenli olarak bu partiye oy vermişti. Bugün tüm dünyanın kabul ettiği gerçeğin Martin Niemoeller tarafından da görülmesi için ise Nazilerin, Protestan kilisesi hakkında bir karar almaları gerekti, Ari ırktan olmayan papazların kiliseden ayrılmaları isteniyordu. Martin Niemoeller gerçeği görmüş ve kararın yanlışlığı ile tek başına bir mücadele içine girmişti. Bir yandan kendini “nasyonal-sosyalist” olarak tanımlamayı sürdüren Niemöller, uğraşından bir sonuç alamaz ve 1935 yılında tutuklanır. Hapse atılır. 1937 yılında da Dachau toplama kampına gönderilir ve 1945’te burada öldürülmek üzereyken kurtarılır.

Bakın aynı Niemöller yaşadıklarını ve belki de pişmanlıklarını nasıl dile getiriyor.

“Önce komünistler için geldiler

Sesimi çıkarmadım

Çünkü ben bir komünist değildim.

Sonra sendikacılar için geldiler

Sesimi çıkarmadım

Çünkü ben bir sendikacı değildim.

Sonra Yahudiler için geldiler

Sesimi çıkarmadım

Çünkü ben bir Yahudi değildim.

Sonra benim için geldiler…

Ve artık benim için sesini çıkaracak kimse kalmamıştı.”

Yukarıdaki önce ve sonraları sonsuza dek uzatmak mümkün… Ama ben bencil beyinlerin ben demekten geri kalacaklarını hiç sanmıyorum.

Siz ne dersiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gençlik yıllarımızda radyoda, Ali Rıza Binboğa'dan "Senin derdin benim derdim oluyorsa eğer;başka ne amacım olabilir:sevmekten gayrı!"adlı şarkıyı hemen her gün dinlerdik.Komşusu aç iken,tok yatan bizden değilse, empati konusundaki duyarlılıklarımızı gözden geçirmemiz gerekir. Bize dokunmayan yılanın,kısa bir süre sonra bize de dokunacağını akıldan hiç çıkarmamak gerekiyor.Şu söze aynen katılıyorum: Bencil beyinler,ben demekten geri kalmayacaklardır.Gün gelecek onlar için sesini çıkaracak kimse de kalmayacaktır.Şu boşlukta seslerini duyuracak kimse bulamayacaklardır. Bu güzel kesit için size teşekkür ediyorum;güzel günler diliyorum.

Nihat KARAYEL 
 03.02.2009 10:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 405
Toplam yorum
: 240
Toplam mesaj
: 59
Ort. okunma sayısı
: 910
Kayıt tarihi
: 19.04.07
 
 

Okumayı ve kendimce yazmayı severim. Samimi eleştirilere açık biriyimdir. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster