Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Ocak '11

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
744
 

MB'de Wikileaks! (Bloggate)

MB'de Wikileaks! (Bloggate)
 

Hani diyorum; aramızdan bir Julian Assange çıksa da, editörlere ulaşmak için pek sık kullanılan o "bize ulaşın" bölümünü bir patlatıverse... Üyelerin göndermiş olduğu binlerce "ihbar" ve "şikâyet" maili elimize geçse ve bizler de bunları teeek tek okuyabilsek! Düşse takkeler, görünse keller! Ne kadar da güzel olurdu, değil mi? 

Üyelerin editörlere "ihbar ve "şikâyet" maili gönderdiklerini nereden biliyorsunuz, Ümit Bey? 

Kendileri itiraf ediyor efendim. Bunu bilmek için müneccim olmaya gerek yok ki, sitedeki yazı ve yorumları biraz dikkatli takip etmek yeterli. Tek bilmediğimiz bu maillerde yazılı olanlar ama onu da tahmin etmek pek zor olmasa gerek. Ne var ki biraz meşakkatli ve zaman alıcı bir iş. "Araştırmacı" ve de "meraklı" bir blog üyesi olmadınız mı konuya vakıf olamazınız. 

Anlaşılan o ki; siz "araştıomacı" ve de "meraklı" bir üye olarak bazı incelemelerde bulundunuz, yanılıyor muyum? 

Noel tatilini fırsat bilerek bazı araştırma ve incelemelerde bulunduğumu inkar edecek değilim. Ne de olsa idareye en çok şikâyet edilen üye, benim. (Benden sonra Ayda Hanım gelir.) Böyle bir incelemeyi yapmak, benim için "görev" oluyordu tabii. Her şeyi "Julian Assange'den" beklemek olmaz! Malumunuz; MB idaresi de bu konuda bilgi olarak zırnık koklatmaz! Ne de olsa "iç yazışmalar" bunlar! 

Bazı verilere ulaşabildiniz mi bari? 

Bu veriler meydanda zaten. Üyelerle ilgili her türlü sorunun yanıtı bu sitede "yazılı" olarak mevcut. Bu bilgilerden yola çıkarak sitenin "siyasi" ve "sosyolojik" profilini ortaya çıkarmak pek zor değil. Mesela "Ankara, İstanbul, Antalya, Bursa, İzmir", diyelim. Sadece bu beş şehirden siteye katılan üye sayısı, dört bin altı yüz on yedi. (4617) Mevcut üye sayısının %75'ine tekabül ediyor yani. Öte yandan "Siirt, Kars, Erzincan, Gümüşhane, Artvin ve Mardin'i ele alırsak, bu şehirlerden yazan MB üyesi sayısı ise sadece on dokuz! (19) Örneğin bu siteye "Bayburt" ilimizden kimse üye olmamış. 

Evet... 

Bu verileri "Türkiye haritası" üzerinde resimlersek, tıpkı 2010 referandum sonuçlarına benzer bir manzarayla karşılaşırız. 

"MB üyelerinin çoğu, muhalefet partilerinin güçlü olduğu şehirlerden" diyorsunuz yani? 

Hem de "ezici bir çoğunluğu" diyorum. Örneğin site içinde bir oylama yapılsa, iktidar partisinin alacağı oy %10'u geçmez! Bu da doğal tabii zira İktidar partisinin taban seçmeni kırsal kesimden; teknolojiye ve yazı uğraşına bir hayli uzak. 

Bu kadar kesin kouşuyorsunuz? 

Ana sayfada akıp giden "siyasi" yazıları takip edince ister istemez bu sonuçlara ulaşıyorsunuz. Referandum öncesi yayına verilen ilgili yazıların tamamına yakını "hayır" yandaşları tarafından yazılmıştı mesela. Ama mesele sadece bundan ibaret değil. 

Mesela? 

Üye profillerini incelerken bir de meslek hanelerine bakmak gerekiyor tabii. Ezici çoğunluk "beyaz yakalılar" dediğimiz "memurlardan" oluşuyor. Pek çoğu da kamudan, yani "hazineden" geçinen kesim. Yarı burjuva olduklarından kırsal kesim insanına karşı mesafeliler. 

Niye "yarı burjuva" dediniz? 

Burjuva (Kentli) olmak pek kolay değil. Kuşaklar boyu süregelmiş bir damıtımın süzülmüşlüğüne otuz, kırk senede kavuşmak da pek mümkün değil. Teknolojiyle daha yeni tanıştık sayılır, arabası olmayan pek nadir ama "trafik kültürü" yok mesela. Mumlu masalar, şarap, AVM'ler yeni yeni peydahlanıyorlar. 

Peki; devam edelim o zaman... 

Yani efendim toparlarsak; sitemizde bir "memur" hakimiyetinin varlığı tartışılmaz. Arada (zihniyet bakımından) bazı istisnalar olabilir ama bu kesimin "siyasi" temayülleri de belli sonuçta. Halkla bağı olmayan "devlet" partilerine ve başta "ordu"olmak üzere devlet kurumlarına yakın duruyorlar. Bürokrasinin alt kademelerinde görev yaptıklarından belli bir "hiyerarşi" ye tabiler. Bölüm şefleri, M. muavinleri, müdürler ve genel müdürler dünyası içinde geçiyor mesaileri. As, üst ilişkileri "ordu mensupları" kadar olmasa da belirli bir disiplin içinde yürüyor. Sicil dosyaları var. Atamalar, terfiler onları belli bir kalıba sokuyor. İşler rayında gitmedi mi ister istemez "şikâyet" makenizması da çalışıyor haliyle. Gerek yazılı, gerekse sözlü; sıkıntılar "amirlere" bir şekilde iletiliyor. 

"Tıpkı MB'de olduğu gibi" diyorsunuz yani? 

Yazı uğraşıyla pek bağdaşmasa da durum böyle maalesef. Günlük yaşamda sergilenen tavırlar, yazılara da yansıyor. Parti kapatma talepleri; darbe beklentileri, kırsal kesim insanının oy hakkını tartışmak ve o insanları her fırsatta (cahil diye)aşağılamak olağan haller. 

"Sitede "ulusalcı" bir çoğunluk var" galiba? 

Bizim toplumumuz "apolitik"! Öyle "şucu bucu, ulusalcı" gibi siyasi söylemleri uluorta kullandıklarına bakmamak gerekir. Bizde "Neyin karşısındaysa ondan yana, neyin yanındaysa ona karşı" zihniyeti daha revaçta. Bunu da son referandumda gördük zaten. 

Gelelim edidörlere gönderilen "şikâyet" maillerine... 

Normal yaşamda "otoriteden" (Ordudan, Yargıdan) beklenen "İskendervari" çözümler, sitemizde de "editörlerden" bekleniyor.Bu şikâyet maillerinin içeriğini tahmin etmek pek zor olmasa gerek. "Atılsın, kovulsun, ayıklansın, ceza verilsin" mealinde bu mailler.(Ki kendileri de itiraf ediyorlar zaten) Site içindeki aykırı seslere, farklı fikirlere ve değişik renklere tahammülleri yok! (Ahmet Secer tartışmalarında da gördük bunu ) Bu aykırı üyelerle "klavye" gücüyle mücadele edebilecek birikimleri de yok! İşin sevindirici yegâne yönü; bu tür "baskıcı" tavırlara ilk itiraz da, " mesleki erozyona" uğramamış, demokrat "memur" ve memur statüsünde çalışan üyelerden geliyor. 

Siz konuyu hep "siyasi" açıdan irdeliyorsunuz. Oysa sitede "seviye" ile ilgili şikâyetler daha fazla. 

Onun da altında "siyasi" görüş ayrılıkları yatıyor işte! Ne diyecek? "Bu üye AK Partili, kovun bunu siteden" diyecek hali yok ya! Atıyor işte anlamı kendinden menkul bir "seviye" lafı ortaya, ona sığınıyor. "Edepten, adaptan" çok sık bahsedenlerin "edebinden" ve de "adabından" şüphe duyarım ben! Önce kendi kapılarının önünü süpürecekler! Editörlere şikâyet maili yazarak bazı üyelerin siteden uzaklaştırılmalarını talep etmek pek mi "seviyeli" bir davranıştır? Kendi cenahındaki seviyesizlikleri görmemezlikten gel ve hatta alkış tut, görüşlerine katılmadığın üyeleri ise "seviyesizlikle" suçla! Nerede o yoğurdun bolluğu? 

Peki, Sayın Culduz. Toparlayalım o zaman... 

Hani diyorum; aramızdan bir "Julian Assange" çıksa da editörlere ulaşmak için pek sık kullanılan o "bize ulaşın" bölümünü bir patlatıverse...Kimi üyelerin göndermiş olduğu binlerce "ihbar" ve "şikâyet" mailleri gözler önüne serilse... 

Bizler de bunları teeeek tek okuyuversek! 

Ve "seviye" neymiş, "edep", "adap" ve de "mertlk" neymiş... 

Bir öğreniversek! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizi blogda; bloguma yapmış olduğunuz nazik yorumunuz ile tanımış oldum ve yazınızı okuyabildim. Elinize sağlık farkındalık yaratan bir paylaşım olmuş. Kaleminizin ışığı bol olsun. Hürmetlerimle.

YEŞİM BUYURGAN 
 12.03.2011 8:46
Cevap :
Yani yazınıza yorum yapmasak tarafınızdan fark edilmeyeceğiz Yeşim Hanım. Aşk olsun yani:)) Saygılar bizden efendim:)  26.03.2011 21:53
 

Demek ki o belgeler doğru! Baksanıza siz MB'taki gerçekleri bilgi notu olarak çok güzel dile getirmişsiniz. Selamlar...

Mesut KARİP 
 10.02.2011 12:06
Cevap :
Eyvallah Mesut Bey.  26.03.2011 21:51
 

sevgili ümit bey*ağızlarda nasıl bir tat bıraktıysam yıllar geçse de hala unutulmamışım*hele bazı ağızlarda sakızım ki aman aman aman;-)*doğru söyleyin siz mi benim* ben mi sizsiniz*yoksa her ikimizde bir başkası mıyız*kayıp ilanı verelim milliyete*aranan kan da bulunsun*varsın bulunmasın ya da bırakalım dağınık kalsın*kördüğüm oldu mu*peki bu düğümü kim çözer*merciler mi*sanki zaman geçmemiş ve her şey aynı*geriye dönüp bakalım*arpa boyu ölçülebilir mi*kaç santim*45 olmasın*breh breh breh*ağzınızın tadı eksik olmasın*sağlık ve huzur daim olsun hayatınızda*arada hanenizi şenlendirmek isterim müsadeniz olursa*bu şenliği özlemiş arsız gönlüm*cilveleşmek şart ahaliyle*yılların özlemini telafi etmeli demek ki*kanayan yaraya parmak basmalı*gönülleri hoş etmeli*ağızlara bir parmak bal çalmalı en şekerlisinden*çekiliyorum huzurlarınızdan*bir daha ki görüşmeye kadar seyircileri selamlar sizi de öperim*sevgi ve saygıyla*

Ayda 
 11.01.2011 16:28
Cevap :
İkimiz bir fidanın, güller açan dalıyız, Ayda Hanım:) Hem sonra "el ne karışır", değil mi ama? "Aklı olanlar kendisine saklasın/ Bizi çekemeyenler de çatırrrr, çatır çatlasın" derim, başka da bir şey demem:) Hürmetlerimle efendim:)  12.01.2011 0:19
 

Editörlere giden şikayet mesajlarını ben de merak ediyorum. Az çok bilmediğimden değil ama insanların ne kadar küçülebileceklerini görmek istediğimden. Bu tip paylaşım sitelerinde şikayet gerekçeleri az çok bellidir; ahlakdışı ifadeler, argo, küfür, kişiye yönelik hakaretler vs vs. Bu tip şikayetler gayet normal. Ama zannedersem bizim editörlere giden şikayetlerin önemli bir kısmı "bunun fikirleri tehlikeli, engelleyin" amaçlı mesajlar. Yani farklı olan herkesi ortamdan ayıklama çabası. Zaten kimi bloglarda da bunun ipuçları var. Tabi zaman zaman bu esas niyete gerekçe yaratmak üzere, şikayet sahibi kesim tarafından organize edilen yersiz ve yüzeysiz tartışmalarda ortaya çıkan nahoş diyaloglar da, şikayetlere malzeme olmuş olabilir -ki senin bu değirmene çok su taşıdığını düşünenlerdenim- Ama Yine de bu esas niyeti, yani birilerinin MB'yi kendi fikir çiftliğine çevirme çabasını gölgelememeli. Ha dediğin gibi burası belli bir homojenlik var ama derinlik zayıf olunca kütle işe yaramıyor.

Bibliyofil 
 10.01.2011 13:27
Cevap :
Sevgili Sinan... Sen "değirmen" deyince aklıma hemen "Salon kadını/ Sokak kadını" diyalogları geldi. İstesek de, istemesek de bir şekilde su taşıyoruz işte o değirmene. Bu durumdan şikâyetçi değilim ben. Biliyorum ki, sallamadan, silkelemeden kendini belli etmiyor bazıları. Önemli olan "saptamalardır" bence. Kenara çekilip "seyretmek", "düzeyli olmak" anlamına gelmez! "Bir beklentin mi var?" diye sorarlar adama! Söyleyecek sözlerim var. "Paldır küldür" de olsa. söylemeye çalışıyorum. Senin anlayacağın; böyle geldi, sanırım bundan sonra da böyle gidecek. İnceldiği yerden kopsun diyelim. Selamlar:)  10.01.2011 20:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 312
Toplam yorum
: 4634
Toplam mesaj
: 24
Ort. okunma sayısı
: 1588
Kayıt tarihi
: 10.02.07
 
 

Önceleri konuşurdu insanlar, "yazmak", sonraların işi... Duygu ve düşüncelerimizin yanı sıra gözl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster