Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Eylül '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
555
 

Medya sustukça sıra sana da gelecek...

Medya sustukça sıra sana da gelecek...
 

http://images.habervitrini.com/haber_resim/a__z_fermuar_susma_suskun1.jpg


Serez çarşısı kör, serez çarşısı dilsiz. Havada konuşmamanın görmemenin kahrolası hüznü ve serez çarşısı kapatmış elleriyle yüzünü. Yaşadığımız durum galiba bu mısralara uyuyor. Usta, Bedrettinin asılmış bedenini elbette ki görmedi ama herhalde görse ancak bu kadar yazardı. Bu gün ise medyada yapılan bir idamı hep beraber izliyoruz. Ancak havada genel bir konuşmama, görmeme durumu varmış gibi görünse de bazı yerlerde hoyratça bir sevinç ve gurur sezmek mümkün.

Belki normal vatandaştan gelse bu tepki bir noktaya kadar anlaşılabilir. Diyebiliriz ki sabahtan akşama kadar izlediği yandaş medyayla kafasına işlenen düşman ve vatan haini grup betimlemesinin dışa vurumu. Ancak bu gün okuduğum bir köşe yazısı medyanın ve insanların ne kadar kör olabileceklerinin bir kez daha gösterdi. Bırakın yapılan haksız uygulamaya karşı ses çıkarmayı, hadi sessiz kalmayı da bırakalım. Zaten hak etmişti bunlar, iyi oldu gibi bir yazıyı kaleme alan bir anlayışı doğrusu tanımlamak güç. Alçaklık bile bir seviyeyi belirler en nihayetinde. Peki, onun altını nasıl tanımlayacağız? Bu alemde yavuz ve semirici olabilirsiniz ama tarih yazdıklarınızın hepsini not eder ve bir gün size sorar.

Yiğidi öldürelim hakkını yemeyelim. Deniz Baykal’ın bu gün konu hakkında yaptığı açıklama tarihi ve not edilmesi gereken ve panoya asılması gereken bir açıklamadır. Baykal yaptığı açıklamada;

"Türkiye'de en çok vergi veren bir kuruluşa, Türkiye tarihinin tanımadığı, görmediği, dünyada da örneği ve benzeri kolayca gözükmeyen milyarlarca dolarlık bir ceza uygulaması gerçekten hiçbir teknik anlayışla, hukuki vergi mülahazasıyla izah edilemez. Bunun altında sindirme çabasının yattığı çok açık ve nettir"

"Bu talimatı verenlerin de o sorumluluğu üstlenenlerin de ayrıca irdelenmesi lazımdır. Bu çok temel bir olaydır. Bir rejim, demokrasi, hukuk devleti sorunudur. Bu tabloyu üzüntüyle gördüğümü söylemeliyim. Çıkarılması gereken bir diğer sonuç da bu süreci göre göre, bu sürecin sahiplerinin gözüne girmek için sergilenen çabaların hiçbir anlam taşımadığının bir kez daha ortaya çıkmış olmasıdır. Bir kez daha ilgililerin bunu değerlendirme mecburiyetiyle karşı karşıya kaldıklarıdır. Gelen süreci bütün nitelikleriyle kavrayacaksınız, fark edeceksiniz ama yine de o sürecin sizi himaye etmesi için şirinlikler yapacaksınız, taklalar atacaksınız, göze girmeye çalışacaksınız ve ondan sonra 'güm' diye bu olacak. Buradan da alınması gereken dersler var" diyor.

Yani sözün özü yandaş medya dışındaki gruplar, aklınızı başınıza alın. Bu gün o gruba yarın size. Zannetmeyin ki sizlere de yaşama şansı tanınacak. Önce komünistleri, sonra sosyalistleri ve en sonda rahibi de götürürler.

Sözün özü şudur: Celladın elindeki bıçağı yalamak kurtuluş çaresi değildir. Susmayın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biraz da şuna kızıyorum ben: Türkiyenin haram lokma yememiş çocukları neden bir araya gelmiyor? Bekir Coşkun, E. Çölaşan, daha onlarca isim, bir araya gelip neden bir gazete çıkarmıyor? Neden bazı şeylerden vaz geçilemiyor... Neden kasaplara mihnet ediliyor? Biraz da kendimizi eliştirmeliyiz. Taraf örneğini de unutmadan... Selamlar... (B.Coşkunun, H.T. ke geçtiği söyleniyor... Ne oldu, ne değişti?)

yeşilsoğan 
 10.09.2009 14:47
Cevap :
Üstad biraraya geleni, memleket meselelerini konuşanları terör örgütü kurdunuz diye içeri alıyorlar. Baksana cumhuriyet gazetesinin tv kurma projesi bile iddianamelerde ballandıra ballandıra anlatılıyor. Ama ne olursa olsun biraraya gelmek gerekiyor. Medyada bazı şeyler değişmeli çok haklısın. SAygılar...  12.09.2009 9:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 166
Toplam yorum
: 580
Toplam mesaj
: 76
Ort. okunma sayısı
: 1937
Kayıt tarihi
: 30.09.06
 
 

Sıcak bir Ankara yazında, 1975 yılında doğmuşum. İlk gençliğim Ankarada geçti. Üniversite yılları..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster