Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Temmuz '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
304
 

Metrobüslü İstanbul

Metrobüslü İstanbul
 

Metrobüs köprü üzerinde


Metrobüs camında uyuyakalmış buldum kendimi. Son günlerimin önemli bir kısmı bu uzun otobüslerin içerisinde geçiyor. Önceleri metrobüsü sadece Mecidiyeköy’e kadar gitmemi sağlayan bir ulaşım aracı olarak görüyorken, şimdi İstanbul’un neresinde olursam olayım, yolun neresine kadarını metrobüle giderim diye düşünüyorum. 25 senedir İstanbul’da yaşayan birisi olarak, gideceğim bir yere ne kadar sürede ulaşabileceğimi bilme lüksü beni cezp ediyor. Özellikle hayatı boyunca otobüs içerisinde saatlerce trafiğin kahrını çekmiş halkımın, metrobüs içerisindeyken, tıkanan trafikte can çekişen özel araç sahiplerine içten içe gülüşünü görünce keyifleniyorum. Tabi bu lüksü yaratmak için iki kıtayı birleştiren bir karayolunun ne hale geldiğini gördükçe de, üzülüyorum. Trafik sorununa tam bir Türk çözümü işte… İyi desen değil, kötü desen değil, öyle bir şey işte…

***

Şehre getirilen her yeni toplu taşıma şekli, kendi kurallarını da beraberinde getiriyor. Banliyö trenine binen halkla, taksim – levent metrosuna binen insanlarla aynı insanlar olduğunu kabul etmekte ilk başta zorlanıyor insan. Bazen bizim defterle kitapla değil de, böyle tepeden inme ilerlemelerle modernleştiğimizi kabul etmek zorunda kalıyorum. Anlaması güç ama sevindirici bir durum…

***

Yolda geçen zamanımı azaltmasıyla birlikte (köprü üstündeki zaman hariç) hep İstanbul’un çirkin yerlerini görmek zorunda kalıyor olmam biraz canımı sıkmaya başladı aslında. Hep E-5’in çirkin yüzünü göreceksem ne anlamı kaldı ki İstanbul’da yaşamanın. Mesela vapura binilmeyecekse ya da Eminönü’ne selam verilemeyecekse… İstanbul’da yaşıyorum gözlerim kapalı… Keşke bu şehrin taşı toprağı altın olarak bilineceğine taşı toprağı tarih bilinciyle yaklaşabilsek…

***

Bazen düşünüyorum da keşke İstanbul’da kimsenin yaşamasına izin verilmese, burası dünyanın en büyük açık hava müzesi olarak kapatılsa… Yalnızca gezmek için, hakkını vermek için dolaşabilsek. Son yüz yıldır bu şehirde yaşayan herkes, yaşamak için çakılmış her çivi, İstanbul’un üzerine yapışmış balçık gibi kirletiyor şehri ve İstanbul balçıkla sıvanıyor sanki…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 230
Kayıt tarihi
: 04.07.10
 
 

Mühendis olmak zorunda olmadığı zamanlarda aylak olarak dolaşmaktan keyif alan kendi halinde bir ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster