Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Kasım '11

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
1016
 

Mikrop taşıyan durgun su ve ağzı tıkalı demokrasi içinde Suriye

Mikrop taşıyan durgun su ve ağzı tıkalı demokrasi içinde Suriye
 

The Wall Street’in  Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile 31. Ocak. 2011 tarihinde  yayınladığı röportajda;

Suriye , İsrail, Filistin Hamas, Libya, Mısır, Irak, İran , Ortadoğu’da kaçakçılık ve ABD ilişkilerinin değerlendirildiği söyleşi bir kitap yazacak kadar uzun.

Henüz gösteri ve ayaklanmaların başlamadığı, fakat hissedildiği zamanlarda, Esad’ın bölgeyi ve halkını değerlendirmesi, sosyo ekonomik- kültürel ve siyasi durumun nasıl farklılıklar gösterdiğini ortaya koyan bölümlerden çok kısa özet şöyle,

“Ortadoğu'nun ortasında olmamız problemleri artırıyor. Uzun yıllardır bölge barış içinde değil. Irak, Afganistan olayları ve bunlardan etkilenmeye başlayan Pakistan’ın içinde bulunduğu durum.

Bölge insanı umutsuz ve öfkeli.

Her ülkenin farklı sorunları var.

Tunus ve Mısır’ın biz dışındayız.

İçte ve dışta oynayanlar…

Dıştakiler, ABD’nin etrafında birleşmiş birkaç ülke.

İçte, değişim meselesi, toplumun değişim istekleri.

Kendimizi ve toplumu değiştirmek zorundayız. Kurumları ve toplumu değiştirmeye devam edeceğiz.

Durgun su mikrop taşır diyorum.

Politik, ekonomik, yönetsel değişimlere ihtiyaç duyuyoruz. Toplumu iyileştirmek, yükseltmek gerekiyor.

Toplumun açık fikirli olması ve kararlılık göstermesi şart. Bunun tersi, toplumda yaratıcılığı öldürüyor.

Medya, internet, bankalar, kurumlar, üniversiteler kontrolünüzdeyken demokrasiyi getiremezsiniz. Demokrasi birden bire tepeden düşme gelmez. Zaman ve süreç içinde diyaloga geçerek…

Değişim için, önce kendinizi yetiştirmeniz lazım. Belli bir yetişme durumunuz var, davranışlar kolay değişmiyor.

Kolay olmuyor binlerce yıllık bir kültürü bir çırpıda değiştirmek.

Altı yıl önce reformları başlattık. Bununla her şey bitti demek değil. Diyaloglar devam ediyor. Halk haklı olarak güzel giyinmek, yemek, çocuklarına iyi eğitim istiyor.

Ülkemizde altı yıldır kuraklık devam ediyor. Ülkede su sıkıntısı var. Buğday ve pamuk ithal ediyoruz.

Reformlar ulusal olmalı. Öte yandan dünyadan etkilenmiş olarak reformları kendimize uydurmalıyız. Birilerinden- Batı’dan alkış almak için değil.

Durgun suyu harekete geçirmek gerek, ama suyun hızlı akması da sel olur, felaket getirir, etrafını yıkar. Burada denge çok önemli. Yapılacak reformları önce sıraya koymalı, 1,2,3,4.

1 yerine 6’dan başlarsanız tutmaz. Bunun için önce toplumdan,  kapalı zihinlerin açılmasından başlamak yerinde olur.

Yasalar, kararnameler ve diyaloga nasıl başlanacağı, alınacak kararlara toplumun nasıl katılacağı, yani toplumun katkısını önemsiyoruz.

Toplum katkısı olmadan demokrasinin gerçekleşmeyeceği açık. Bu konuda özel medyaya önemli iş düşer. Ama bizde medya, üniversite, bankalar internet devlet kontrolünde. Yani demokrasinin ağzı tıkalı.

Bu gün, Suriye altı yedi yıl önceki Suriye değil. İstenilen noktada olmasa da iyi yoldayız. Makyajsız, gerçek yol. Yargıda reform, kurumlarda reform önceliklerimiz.

Eksikliklerimiz çok, üstelik yoğun bir ambargo altındayız. Her şeye rağmen Mısır ve Tunus’ta olduğu gibi insanlarımız sokağa dökülmüyor.

Türkiye bizim için modeldir. Çünkü aynı toplum ve benzer gelenek görenekler. Model derken tıpa tıp aynısı değil şüphesiz. Türkiye’ye Batı yardımı ediyordu, şimdi Türkiye’ye karşılar.”

10 ay kadar önce, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, başına gelecekleri, ülkede çıkabilecek iç karışıklığı belki de hissederek  böyle mülakat vermiş.

O zaman Libya’nın ve Kaddafi’nin adı bile geçmiyor.

Kaddafi çoktan kaybetti, Roma devrindeki suçluların aç aslanların önüne atılması gibi, Kaddafi  çok güvendiği Müslüman halkı tarafından işkence ile yerlerde sürünerek, tekbir sesleri arasında linç edildi. Cesedinin çöle gömüldüğü söyleniyor.

Esad’ın sonunu dünya merak ediyor, Kaddafi’yi çöle gömdürenler, Ortadoğu projelerine uygun planlarını çoktan kurup, Esad hakkında kararlarını vermiş olmaları ihtimal dışı görünmese de Suriye farklı.

Arap Birliği barış planını kabul etmesi Esad'ı kurtaracak mı? Olayların ve gösterilerin muhalifler tarafından, baskı ve şiddetin Esad tarafından devam ettirilmesine bakılırsa durum zor görünüyor. 

Hüseyin Seyfi  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İngiltere Kraliyet kavramını yok etmeden demokrasiye geçmiş bir örnekken, arap diktatörler hangi mantıkla direnirler (aptallılklarını) anlamak mümkün değil. Artık parti diktatörü başkanlar bile kabul edilmezken. Keyifli bayramlar...

Kadri KANPAK 
 07.11.2011 8:46
Cevap :
Demokrasi sadece baş meselesi değil, toplum işi, hatta bireylerde bitiyor.İyi bayram dileklerimle...  08.11.2011 16:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 499
Toplam yorum
: 466
Toplam mesaj
: 149
Ort. okunma sayısı
: 1485
Kayıt tarihi
: 12.08.07
 
 

Öğretmen Okulunu ve İktisat Fakültesi Kamu yönetimi bölümünü bitirdim, eğitimciyim, İyi derecede ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster