Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '16

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
516
 

Milliyet Blog'da Yazmak ve "Güvenilir Üye" Tanımı

Milliyet Blog'da Yazmak ve "Güvenilir Üye" Tanımı
 

Mİlliyet Blog'un değerli editör ve yazarları,
 
2012 de kayıt olduğum ancak son 2 yıldır daha aktif olarak yer aldığım bu platformda 82. blogumu ilk defa " Blog " kategorisinde yazıyorum. 
 
Bazı insanlar okumayı sever, bazıları da hem okuyup hem yazmayı...
Sanırım ben ve benim gibi burada yazılarıyla yer alan tüm yazarlar bu ikinci kategorideyiz. 
 
Yazmak bir istek ve yazdıkça gelişen bir yetenek bana göre.
 
Çağımız iletişim çağı olduğu için görsel ve sosyal medyanın da etkin olarak kullanıldığı ve herkesin birbiriyle düşünce ve duygu paylaşımında bulunduğu bir dönemi yaşıyoruz.
 
Okumak ve yazmak; paylaşım ortamı ne kadar seviyeli ve güvenilirse, paylaşımlar da ne kadar nitelikliyse yazanı da, okuyanı da geliştiren, besleyen ve ufkunu açan verimli ve keyifli bir hale gelir.
Benim de mensubu olmaktan onur ve mutluluk duyduğum MB camiasında bulunma nedenim budur. 
 
Burada yazdığım süre boyunca değişik kategorilerde kendi duygu ve düşüncelerimi özgürce ifade etme imkanı buldum. Şahsen hiç tanımadığım ama buradaki paylaşımları ve yorumları sayesinde sanal ortamda tanıdığım pek çok yazar arkadaşımın da yazdıkları üzerine düşünüp, bir şeyler öğrenme fırsatı buldum.
 
Bunun için önce burada yazmama fırsat veren Milliyet Blog'un değerli yöneticilerine ve beni yazdıklarıyla zenginleştiren bütün yazarlara çok teşekkür ediyorum.
 
İnternet çağında iletişim ve bilgi kanalları artsa da okuma ve yazmanın maalesef git gide azaldığı, kısa, hızlı, basit, içeriksiz ama eğlenceli olanın daha rağbet gördüğü böyle bir zamanda bizim okuma ve yazmayı sürdürme isteğimiz ve heyecanımızın çok değerli ve takdir edilecek bir çaba olduğunu düşünüyorum. 
 
Kendimizi bu açıdan kutlamalıyız.
 
Bu blogu yazmama vesile olan değerli yazarımız Güz Özlemi' ne buradan ayrıca teşekkür ediyorum. " Milliyet Blog Ne Durumda? " ve " Artık Güvenilir Üye Değilim" başlıklı bloglarıyla benim pek kafamın çalışmadığı teknik, istatistiksel bilgileri bizimle paylaşması sayesinde benim de bilgilenmemi ve üzerine düşünmemi sağladı.
 
Daha evvel başka yazarların da şikayetçi olduğu okunma ve yazma oranındaki düşüklüğün hem biz yazarlardan hem de yöneticilerden kaynaklanan pekçok nedeni olabilir. 
Sonuçta yazmak ve okumak ciddi bir eylemdir. Mizah, deneme,felsefe, öykü, şiir, siyaset ne yazarsak yazalım bir şekilde okuyucuyu çekmesi ve okuyanın aklında bir şey bırakması önemlidir mesela. Her yazdığımız bizim bilgimiz, deneyimimiz, görüşümüzle şekillenen bir eserdir ve bizi yansıtır. 
 
Keza okumak da öyle! Dikkatinizi çeken bir başlık ile daha evvel hiç okumadığınız bir yazarın ya da takip ettiğiniz bir yazarın bloğunu okurken satır satır kendini vererek okumak, okuduğunu anlamak ve düşünmek önemli.
 
Bloglarıma yapılan yorumlarda denk gelmedim ancak, okuduğum bazı blogların altındaki yorumlara bakınca, kimilerinin sadece başlığa göre ya da yarım yamalak bir okuma ile yorum yazdığını ben anlıyorsam, bu durumu yazarın anlamaması mümkün değil! 
 
Gözlemlediğim kadarıyla okunma oranımızın artması ya da azalması yazdığımız blogların sayısı, içeriği ve kalitesinden çok, yorum alanında ne kadar faal olduğumuzla ilgili gibi görünüyor.
 
MB, yazılarımız dolayısıyla birbirimizden haberdar olduğumuz, sanal da olsa birbirimize dostluk, yakınlık hissettiğimiz bir paylaşım ortamına vesile olsa da, bunun zaman içinde bir gruplaşma ve karşılıklı paslaşma ortamına dönüşmesi hoş durmuyor kanımca. 
 
O zaman yazılar ve karşılıklı yorumlar, yazıların kalitesi ya da içeriğiyle ilgili değil de, şahsi yakınlığa ve sempatiye göre şekillenen " kanka muhabbeti" ne dönüşür.
Aynı durum karşılıklı sataşma biçiminde rayting artırmaya, gruplaşmaya ve saflara ayrılmaya da gidebiliyor kimi zaman. 
 
Bana göre bu durum da yazma ve okuma isteğinde bir düşüşe neden oluyor. 
Ben " En son yorumlanan bloglar " bölümünde sık gördüğüm bir yazarın bloğuna kimlerin yorumda bulunduğunu daha görmeden bilebiliyorum mesela.
 
Bence okuduğumuz, yorum yaptığımız, önerdiğimiz yazar kitlesini geliştirmek gerek!
Yorumda bulunmayan ancak çok güzel yazılar kaleme alan yazarları zevkle okuyorum.
Yani öneride bulunmak, yorum yazmak ve karşılıkı yorumda bulunmak ağırlıklı olarak yazıyla ilgili olmalı diye düşünenlerdenim.
 
Öbür türlüsü teşbihte hata olmaz " Komşunun tabağını boş göndermeme " şeklinde biraz alaturka bir görünüm sergiliyor. 
 
Geleyim güvenilir üyelik konusuna...
 
Öncesinde bilmediğim sonra tesadüfen öğrendiğim bir uygulamaydı bu ve açıkçası hangi kriterlere göre güvenilir üye olunduğunu ve kimlerin bu sıfata layık görüldüğünü merak ettim. 
 
Açıkçası bunun öncelikle MB de yazdığınız süreyle yani bir anlamda kıdemle alakalı olduğunu düşündüm. Ancak daha sonra güvenilir üye olan bazı yazar arkadaşlarımın paylaşımlarından anladım ki bunun ne kadar süredir yazdığınızla bir ilgisi yok. 
 
Güvenilir üye konumundakilerin nasıl belirlendiği, ne gibi bir ayrıcalığa ve avantajlara sahip olduğu konusunda bilgilenmek için MB editörlerine mail attım ancak bir cevap alamadım.
 
Ancak bu durum benim kafamı kurcalamaya devam etti. Yazarlarımızdan Güz Özlemi' nin " Milliyet Blog ne durumda? " başlıklı yazısına yaptığım yorumlar ve kendisinden aldığım cevaplar sayesinde bilgilendim ancak yine de güvenilir üyelik konusunda net değildim.
 
O bloğun altına yazdığım yorumda da belirttim. 
 
Benim o güne kadar yayımlanmamış, reddedilmiş hiçbir bloğum yoktu. Herhangi bir konuda ikaz almamıştım. " Editörden Öneriler" ve Milliyet.com. tr de de görüntülenmiş bloglarım vardı. O zaman ben niye " güvenilir " değildim? 
 
Sanırım üyeleri rahatsız eden de bu " güvenilir " ifadesiydi !
 
Dikkatlerini çekmiş olacak ki, hemen akabinde Başak Hanım' ın gönderdiği maille bana da güvenilir üyelik teklif edildi.
 
Güvenilir üyelikten kasıt, yazıların ve yorumlarının içeriği, dilbilgisi ve imla kurallarına uygunluğu, kullanılan üslup ve dil olarak saygı ve genel ahlak kurallarını ihlal etmeyecek biçimde ve nitelikli yazmaksa - ki ben öyle olduğunu düşünüyorum- bu şekilde değerlendirilmek elbette ki çok güzel ve onur verici.
 
Ancak bu durum zaten bu mecrada yazı yazan bütün blog yazarlarının dikkat etmesi gereken hususlar değil mi? 
Yani buna uygun biçimde yazmayanların üyeliğinin sonlandırılması daha doğru gibi geliyor bana. 
Bu sayede güvenilir üye dışındaki üyeler, sanki " güvenilmez" oldukları gibi irite olunabilecek bir ayrım hissini de duyumsamazlar. 
 
Güvenilir üyeliğin tek konforu, yazı ve yorumların anında yayınlanması ve düzeltmek istediğiniz bir yazım ya da ifade yanlışını anında düzeltebilmenizdi. 
 
Bu konuda yeri gelmişken bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum. Ben de dahil olmak üzere pek çoğumuz kimi zaman dikkatsizlik, kimi zaman dijital klavyenın azizliğine uğrayarak, yazım yanlışı ve ifade düşüklüğü yapabiliyoruz. Ancak yazdıklarımız editör onayından geçtiği halde, yayına bu mevcut hatalar düzeltilmeden ya da gerekli ikaz yapılmadan veriliyor. Editörlerimizin dikkatine...! 
 
Sayfa biçimi ve düzenlemeleri konusunda bir canlılık ve yeni düzenlemelerin gelmesi okuma isteğini canlı tutmada rol oynayabilir. O günün en çok okunan yazıları, ait oldukları kategoriye göre ilk bakışta daha net görülecek biçimde ayrı ayrı dizayn edilebilinir. 
 
Motivasyonu ve yazı kalitesini arttırmak adına, aylık tema bazlı küçük yarışmalar, kazananı onurlandırmak adına küçük ödüller, yazarların üzerine tartışıp konuşacağı, fikir alışverişinde bulunabilecekleri haftalık konular devreye sokulabilir. Böylece daha aktif ve birbiriyle iletişim halinde olan bir yazar grubu oluşmuş olur.
 
Her şeyin bir değeri vardır, bilgi ve fikir sahibi olmanın ve bunları başarılı biçimde yazıya dökerek, başkalarıyla paylaşmanın da bir değeri, bir karşılığı olmalıdır. Belki Güvenilir Üyeliğin kriterleri daha açık hale getirilirse ya da ismi değiştirilirse bu yazın ortamında kendi zamanlarını ve emeklerini ortaya koyarak bir şeyler sunan yazarlar açısından önemli bir gelişme olur.
 
2016 nın da sonlarına yaklaşırken Milliyet Blog' un tüm değerli üye ve değerli yöneticilerine güzel ve nitelikli paylaşımlarda buluştuğumuz, sağlıklı, seviyeli ve etkin iletişimde bulunduğumuz, başarılı bir sene diliyorum. 
 
Hepinize sevgi ve saygılarımla...
 
 
 
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Blogunuzu baştan sona dikkatle okumaya çalıştım. Sonra yorumlara baktım. "Güvenilir üye' ne demek, Ata Kemal Şahin çok güzel tanımlamış. 7 yılı aşkın süredir bu sayfalardayım, gerçek budur. Bu arada, sizin yazı ve yorumlarınızı çok beğeniyorum. Selamlar.

İsmail Hakkı CENGİZ 
 21.10.2016 17:39
Cevap :
Ben, yazdığım süre ve blog sayısı olarak sizlerin yanında çömez sayılırım. Samimi, saygılı, objektif ve nitelikli yazmaya gayret ediyorum. Yorum ve yazılarıma ilişkin yaptığınız incelikli değerlendirmenize çok teşekkür ederim. Bilmukabele Sayın Cengiz! Selam ve saygılarımla...  21.10.2016 23:40
 

Bende sizi mutlaka kendi blog sayfama bekliyorum. Bende uzun süredir Milliyet Blog'da yazıyorum, benim yazılarımı okudunuz mu bilmiyorum ama bence yazı hikmetli olmalı, mutlaka okuyana birşeyler kazandırmalı. Saygılar.

Mert Arslanoğlu 
 20.10.2016 13:13
Cevap :
Sayfalarınızı ziyaret ettiğim, birkaç bloğunuza da yorum yazmışlığım vardır. Dikkatinizden kaçmış olabilir. Katkınıza ve yorumunuza teşekkür ederim. Selamlarımla...  20.10.2016 17:56
 

Değerli Şahin'in yorumuna verdiğim cevabın devamıdır : Sizin verdiğiniz benzetme üzerinden gideyim. Ev sahibine ikramda yol göstermek hadsizliktir ancak yardımcı olmak iyi niyet ve nezakettendir. Kaldı ki o ikramdan faydalanan daha çok misafirin olması kimsenin payını eksiltmez. Ev sahibi cimri değil, misafirlerine karşı ayrımcı da değil. Editörler ve yazarlar olarak birlikte çok daha güzel işler yapmak dileğiyle...:)

Çiğdem Timur 
 20.10.2016 12:03
 

2010 yılında Güvenilir Üye oldum. “Nedir Güvenilir Üye?” derseniz, “Ne yazacağı değil, ne yazmayacağı bilinen üye.” olarak tanımlarım ben. Yazım kuralları ikincil önceliktedir. Benim için imkânları iyiydi, çünkü bloglarına çok titizlenen ve yayınlandıktan sonra bile düzeltmeler yapan bir üyeyim. Artık bloglarımız anında yayına girmediği için ve de düzeltme durumunda yine beklemek durumunda kaldığımız için defalarca kontrol ettikten sonra yayına veriyorum. Bu tabii editörler için de ekstra bir yük ve keyif almıyorlardır; lakin OHAL nedeniyle onlar da işlerini sıkı tutmak zorundalar. Elbette ki hayat normale dönünce haklarımızı geri isteyeceğiz. Bu ayrım her zaman olacaktır ve normal üyeler yönetimle kendi mücadelesini verebilir; ama ev sahibine çay-pasta servisini nasıl yapması gerektiğini söylemek pek etik gelmiyor bana! Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 19.10.2016 16:50
Cevap :
Değerli Şahin, bugün yönetim panelimi incelediğimde bu bloğa ait okunma görmüyorum. Sanırım daha önce okumuş ve şimdi yorum yazmak istemişsiniz. Ben fikrimin, bilgimin olduğu her konuda yazarım. Elbette kendimi daha iyi ifade ettiğimi düşündüğüm kategoriler var, ancak falanca kategoride asla yazmam gibi bir öntavrım yok. Başkalarına hoş gelmez ya da eleştirilirim kaygısı taşımam. Ne yazmayacağım değil, neyi nasıl yazacağım konusunda ve kendimi doğru ifade etmede çok titizlenirim. Bu titizlenme yapay ya da sıradan olmamak ve olduğum ve hissettiğim gibi görünmek içindir. Bana gelen güvenilir üye teklifinin de bundan kaynaklandığı zannı beni onore eder. Ben bu bloğu daha önce pek çok yazarın bu konudaki serzenişleri ve son olarak bu uygulamanın kalkması üzerine başka bir yazar arkadaşımın bloğu üzerine kaleme aldım. İyi de oldu, bir öz değerlendirme fırsatı yarattığını yazı ve yorumlardan anlıyorum. Devam edeceğim.  20.10.2016 11:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 468
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 725
Kayıt tarihi
: 18.11.12
 
 

1967 yılında İstanbul'da doğdum.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden 1988 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster