Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '14

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
3026
 

Muhteşem Yüzyıl- Yetkin Dikiciler/ Kanuni Kara Ahmet Paşa’ya Verdiği Sözü Tutmadı! Damatlarını da İd

Muhteşem Yüzyıl- Yetkin Dikiciler/ Kanuni Kara Ahmet Paşa’ya Verdiği Sözü Tutmadı! Damatlarını da İd
 

Aşk dolu günlerin bitmesine az kaldı!


Başladığı ilk günden beri ekranlara kilitlenmemize neden olan “Muhteşem Yüzyıl” adeta yıldızlar geçidi tadında muhteşem oyuncu kadrosu ile keyif veriyor. 13 bölüm sonra ekranlara veda edecek dizi her geçen bölüm daha da vurucu olarak karşımıza çıkıyor.

Dizi, tarihin tozlu sayfalarından ekranlara taşınan bir dönemin bütün ihtişamını oyunculukları ile tatlandıranlar arasına Yetkin Dikiciler’in vakur görüntüsü ve lezzetli oyunculuğunu da kattı.

Yetkin Dikiciler: 15 Ağustos 1969 da İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi Tiyatro Bölümü mezunu… Bizim dikkatimizi “Babam ve Oğlum” filmindeki rolüyle çekti. Şimdi ise karşımızda Kara Ahmet Paşa…

Yetkin Dikiciler, saraya Kara Ahmed Paşa rolüyle dahil oldu. Kanuni’nin kızkardeşi, Meltem Cumbul’un canlandırdığı Fatma Sultan ile evlenerek ‘damat’ ünvanını alan Ahmed Paşa, Şehzade Mustafa’nın arkasındaki yapıyı çözme girişimlerinde de kilit rol oynadı. Aslında Şehzade Mustafa’nın katline basamaklardan biri olarak karşımıza çıktı. Diğer yandan Fatma Sultan’a olan aşkının etkisi ile de taraf değiştirdi. Dizide, Şehzade Mustafa’yı korumaya çalışan “efsanevi ok “ hikayesinin de kahramanı oldu. Tarihte ise Şehzadeye uyarı mektubu ile anılır ve bu mektup hayatına mal olacaktır.

Sadrazam Rüstem Paşa’nın azlinden sonra göreve getirilen Kara Ahmet Paşa, Kanuni’den korunma sözü karşılığı ile “Sadrazam mühürü”nü kabul etti, ama…

“Yavuz’a vezir olursun İnşallah!” beduasını Kanuni de devam ettirmiş ve Sadrazamlarını hatta damatlarını bir bir yok etmiştir.

Yavuz Sultan Selim, sekiz yıl gibi kısa süren hükümranlığında altı adet vezir-i azam atamış bunlardan üç adedinin hızlıca yok etmiştir. Yavuz’un sınırsız öfkesi olduğu söylenir. Bedduanın dayanağı aslında asabiyetidir. Bedduanın kaynağı olarak, Vezir-azam Dukakin oğlu Ahmet Paşa’yı divan toplantısında önce tekmeleyerek dövdüğü, hırsını alamayıp yere düşürüp sağını solunu hançerlediği, buna rağmen debelenmesini sürdürdüğünü görünce kafasını kestirdiği haberinin çarşı-pazara oradan da kırsala yayılmasından sonradır. Bu ne öfke?

En az Yavuz kadar hiddeti ile ünlü Kanuni ilk damat katli Ferhat Paşa ile başlar. Ferhat Paşa damat..  Kellesini istediği Ferhat Paşa’nın kellesi Sırbistan’dan bal çanağı içinde geliyor. Kız kardeşiyle evli olan densizliği ile ünlü Ferhat Paşa’nın densizliklerini önceleri görmezlikten geldiği yazılıdır tarih kitaplarında. Ancak Maraş’ın Dülkadir Beyliğinde yaptığı zulümlerin artması ve namının “cellat” olarak İstanbul’a kadar gelmesi üzerine, “lanet” okuyup sadece azlederek dolgun bir ödenekle Sırbistan’ın Semendire’sine yolluyor. Burada da düzenini devam ettiren Damat Ferhat Paşa,bu iddialarla tutuklanıyor. Zembilli Ali Efendi’nin fetvası ile divandan idam kararı çıkıyor.

Dizideki seneryoya göre ise tesadüfen İstanbul’a gelen Ferhat Paşa tutuklanıp idam ediliyordu. Oysa Damat Ferhat Paşa Semendire’de soygun düzeni kurduğu için son kez Padişahın huzurana çıktığında kellesi bal küpünün içindeydi.

2. damat katli ise Damat Makbül İbrahim’dir.  Ecele uykuda yakalanan Pargalı’nın ölümünden Hürrem sorumlu tutulmaktadır. Süleyman’ın hem sözü hem de Kuran üstüne el basarak, asla azletmeyeceğine dair söz verdiği Pargalı Hakkın Rahmetine kavuşuyor. Aslında bakılırsa Kanuni sözünde durur, çünkü azletmez, boğdurur. Ne de olsa sözünü tutmuş sayılır.

3. damat katli ise Kara Ahmet Paşa’dır. 6 Ekim 1553 - 28 Eylül 1555 arasında sadrazamlık yapmıştır. Arnavut devşirmelerinden olup, saraydan yetişmiştir. Kapıcıbaşı olarak dışarı çıkıp sonra yeniçeri ağası, Rumeli Beylerbeyi olmuş ve ikinci vezir iken 27 Temmuz 1552 da Kara Ahmed Paşa, Osmanlı tarihinde Temeşvar Fatihi olarak tanınmış değerli bir şahıstır. Fatma Sultan ile evlenmiştir. Macaristan, İran ve Gürcistan seferinde büyük hizmetleri görülmüştür. Kanuni Sultan Süleyman’la birlikte İran Seferine katıldı (1553).

Damat Rüstem Paşa’nın azli üzerine vezir-i azamlığa tayin edildi. Sarayda dedikodu çarkı hızla dönmeye başladı. O sırada Mısır Valisi olan Ali Paşa, saraya olması gerekenden fazla altın gönderiyordu. Bu fırsat değerlendirilmeliydi. Gelmekte olan bu fazla altınların, Mısır halkını zorladığı, ona rağmen padişahı memnun etmek için buna devam edildiği, Ali Paşa'ya da bu aklın Kara Ahmet Paşa tarafından verildiği konuşulmaya başlandı.  Bir de Şehzade Mustafa’yı uyaran mektubu ele geçirilince son hızla gelir. Bütün bu dedikodular padişahın kulağına gidene kadar devam etti. Sefer dönüşünde Rüstem Paşa'nın tekrar sadrazamlığa getirilebilmesi için kışkırtılan padişahın fermanıyla suçlu görülerek, bir divan toplantısı sonrasında arz odası önünde idam edildi (1555).

Aslında Kanuni'nin paşaya mührü vermesi sırasında verdiği bir sözü de vardı. "Seni hiçazletmeyeceğim" demişti. Bütün bu dedikodular sürerken, bir gün divanın toplanması gerekiyordu. Paşa da divana girmeye geliyordu ki, Arz odasının önünde boynu vurduruldu. Aslında burada da Kanuni sözünü tutmuş ve gene azl edilmeyen ama…

Kara Ahmet Paşa Külliyesinin dahilindeki türbesine defnedildi. O sırada henüz türbe inşa edilmemiş, külliye inşaatına da daha yeni başlanılmıştı. Türbe olarak belirlenen yere gömüldü.  Ama, Kara Ahmet Paşa'nın katli de Kanuni Sultan Süleyman'a atfedilen hatalardan biri olarak görülüyordu. Nitekim aradan birkaç sene geçince, paşa temize çıkıp aklandı. Fatma Sultan, sevgili eşinden yarım kalan külliyenin inşasına devam edilmesini sağladı.

Topkapı'da kıymetli çinilerle süslü olan cami kendisinin olup vefatından az evvel yaptırmaya başlamış ise de tamamını görememiştir; mezarı da caminin yanındadır. .

Mimar Sinan, paşanın gömüldüğü küçük hazireyi düzenledi. Diğer gömüleri başka yere nakletti. Paşanın kabri üzerine bu gün görülen türbeyi inşa etti. Türbede güzel bir taş işçiliği sergilendi. Gazi (Kara) Ahmet Paşa ve eşi Fatma Sultan yan yana ebedi uykularına yattılar.

Bir 16. yy. yapısı olan Gazi (Kara) Ahmet Paşa Külliyesi, Topkapı'da, sur içinde bulunuyor. Cami, medrese, sübyan mektebi, çeşme ve türbeden oluşuyor. Bir Mimar Sinan eseri olan külliye, orijinalliğinden bir şeyler kaybetmiş olsa da günümüze bir hayli iyi bir şekilde gelmeyi başarmış ender yapılardan.

Şehzade Mustafa’nın katli, Şehzade Cihangir’in ölümünden sonra sanırım bu idam da ekrandan gözümüzü ayırmadan diziyi takip etmemize neden olacak. Bakalım senaristler bir dönem masalı yazarken bu olayı karşımıza nasıl getirecekler? Bence bu ölüm de diğerleri gibi bizleri derinden etkileyecek ve hüzne boğacak!

Hayatta hüzünler sizleri bulmasın dileği ile…

 eceer6@gmail.com

https://twitter.com/eceer6
https://www.facebook.com/pages/Ece-Er-%C4%B0le-Ba%C5%9Fb

 




 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 516
Toplam yorum
: 106
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 4575
Kayıt tarihi
: 23.09.12
 
 

16- 06- İstanbul'da doğdum. Tatbiki Güzel Sanatlar Tekstil Ana sanat dalı Moda tasarımı bölümünde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster