Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Ağustos '20

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
771
 

Musa Dinç, Tilki ve Boz Ayı...

 

Musa Dinç, Didim’de yaşıyor ve sosyal medyadan da arkadaşım…

Kendisiyle yüzyüze bir görüşmüşlüğüm ve tanışmışlığım olmadı…

Kitaplar yazdığını, yazarlar festivallerine katıldığını da sosyal medyadan biliyorum…

 

Kitaplarını şimdiye kadar okuma fırsatım da olmadı… Çocuk kitapları yazdığını da sosyal medya paylaşımlarından görüyordum… Çocuk kitapları yazarlar için en zor kategorilerden biridir… Çocuk Edebiyatı üzerine günümüzde de önemli tartışmalar yapılıyor… Gerçek anlamda bir çocuk edebiyatı var mı, yoksa yetişkinlerin geçmişe nostalji olarak dönerek karaladıkları geçmişlerine ait yazılar mı çocuk edebiyatını oluşturuyor da deniliyor… Çocuk edebiyatını çocuklar oluşturmalı ama nasıl? Bu sorular hep sorulmaya devam ediyor…

 

Ulusal basın ve sosyal medya “Musa Dinç’in” yazmış olduğu “Gül ve Düşün” çocuk kitabı üzerinden kitaba ve kitabın yazarına karşı tepkili bir kampanya başlatılmış durumdalar…

 

Haliyle merak ettim ve gerekli taramaları yaparak 4. baskısı yapılan kitabın ilgili bölümünde Tilki ile Boz ayı arasında geçen ve Tilki’nin Boz ayıya nasıl tecavüz ettiği bölümü buldum.

 

Kitapta yazılan ifadelerden bazıları şu şekilde:

 

*”Kurnaz Tilki’nin aklından neler geçmiş acaba? Aklını tomografik süzgeçten geçirsek fena mı? ‘Boz Ayı’dan çok çektim, öyle bir şey başına getireyim ki ömrü boyunca unutmasın. En iyisi tecavüz! Namusunu beş paralık edeyim!’ fikri baskın çıkmış.”

 

*”Japon yapıştırıcı ile yere yapıştırılmış gibi sıkışıp kalan Boz Ayı’nın son çırpınışları da yarar getirmemiş. Kurnaz Tilki, Boz Ayı’nın arkasına geçmiş ve çirkin emellerine kavuşmuş. Boz Ayı’nın da bakireliği son bulmuş. Gerdekten çıkmış damat misali gibi, gerine gerine göğsünü kabartarak böğürtlenler arasında çıkmış.”

 

”Mahcubiyet ve ar duygusuyla başı önünde eğik, randevu evine düşmüş fahişeler gibi, kendi kendine içerlenerek mırıldanmış: ‘Bekaretim gitti, namusum beş paralık oldu! Hangi yüzle ayı âlemine çıkacağım (?) Damgayı yedim bir kere! Boz Ayı yerine Fahişe Boz Ayı derlerse.”

 

Doğrusu çok şaşırdım. Çocuk kitapları her aklına düşenin yazabileceği bir kategori değil öncelikle… Yazar kendi yaşamından, kültürel dokusundan, beslendiği halk öykülerinden, masallarından etkilenerek, bildiği bir masalı kendi düşüncesine göre yazısına uyarlamış olmanın yanlışlığına düşmüş olabilir… Haydi diyelim ki yazar bu yanlışı yaptı, bu kitapları, çocuk psikolojisine, gelişimine göre inceleyenler, çocukların okumasına onay verenler niye yanlış yaptı…

 

Tilkinin kin duyduğu Boz ayıya tecavüz etmesi ve bundan mutlu olması, tecavüze uğrayan ayının ise toplumun yüzüne bakamayacak duruma gelmesini anlatan masal, çocuklarda nasıl bir etki yaratır asıl sorun bu… En önemli sorun da böyle bir kitabın çocuk kitabı olması…

     

Bu kitabı, çocuk kitabı gibi düşünmediğimiz zaman daha mantıklı yorumlar yapabiliriz…

 

Bu kitapda; Tecavüz ve tecavüz’ün bir zafer gibi gösterilişi, tecavüze uğrayanın da toplumdan aşağılanmış gibi betimlenmesinin, ne yazık ki toplumsal gerçeklerimizle örtüşen yanları yok mu? Tecavüze uğramışları, tecavüzcüleriyle evlendirme girişimleri buna bir örnek değil mi?

 

Ayrıca, okullarımızda okutulan kitaplardan erkek egemen anlayışı öne çıkaran, kadın erkek eşitliğine aykırı söylemler çıkarılmalıdır. Din ve Ahlak birlikte ele alınmamalı, alınırsa işin içinden çıkamayız, alınırsa bazı cemaatlerin dine dayandırdıkları söyledikleri ahlaksızlıkların da önü açılır… İnsan ve hayvan haklarına saygılı evrensel değerde bir etik kurullarının takipçisi olduğumuz bir eğitim sistemine doğru yönelmemizde de yarar vardır…

 

Ülkemizin gündemine oturan, Musa Dinç’in “Gül ve Düşün” kitabında geçen kavramların çocuk kitaplarında değil ancak sokak kültüründe yer alabileceğini düşünüyorum… Kitabın yazarı umarım bu konuda kamuoyuna gerekli açıklamayı yapacaktır…

 
Berrakça, ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1395
Toplam yorum
: 1902
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1028
Kayıt tarihi
: 04.11.06
 
 

Emekli öğretmenim ve  emeklemeye devam ediyorum.  Emeklilik yaşamın sonu değil, yaşama yeni amaçl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster