Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '09

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
1224
 

Mustafa Kemal'in İstanbul'dan Anadolu'ya geçişi ve Padişah Vahidettin hakkında ki düşünceleri

Mustafa Kemal'in İstanbul'dan Anadolu'ya geçişi ve Padişah Vahidettin hakkında ki düşünceleri
 

- Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919'da Samsun'a gitmek üzere İstanbul'dan ayrılmadan önce, kendisine lll. Ordu müfettişliği görevini veren Padişah Vahdettin'e veda edecekti.

- Padişah Vahidettin, 16 Mayıs 1919 Cuma günü kendisini Yıldız Sarayı'nda kabul etti. Sarayın Boğaziçi'ni gören küçük salonunun penceresinden bakıldığında, düşman zırhlılarının toplarının saraya çevrildiği görülüyordu.

- Padişah Vahidettin bunları Mustafa Kemal'e göstererek, ''Görüyorsun dedi; ben artık vatanın ve milletin nasıl kurtulabileceğini tasavvur bile edemiyorum.'' Bir ara ellerini kaldırıp çaresizliğini gösterdi. Sonra şöyle devam etti. '' İnşallah Millet aklını başına toplar da, bu acıklı vaziyetten hem kendini, hemde bizi kurtarır.''

- Konuşmasına devamla '' Paşa, Paşa şimdiye kadar devlete çok hizmet ettin, bunların tümü artık tarihe geçmiştir, ama şimdi yapacağın hizmet hepsinden önemli olabilir. Paşa, paşa Devleti kurtarabilirsin.''

- Bu Sözler Mustafa Kemal Paşa'yı şaşırtmıştı. Çünkü Vahdettin'i çok iyi tanıyordu. Duygularını, eğilimlerini, düşüncelerini, ondan böyle bir konuşma beklenemezdi.

-Netekim, Padişah Vahidettin gerçek kimliğini İngiltere'ye sığındığını bildiren mektubu, bunu açıkca belli edecektir. '' Dersaadet İşgal Orduları Başkomutanı General Harrington Cenaplarına, İstanbul'da hayatımı tehlikeli gördüğümden İngiltere Devlet fahimesine sığınmak ve bir an önce İstanbul'dan başka bir yere götürülmemi istiyorum, Efendim. 16 Kasım 1922 Halife-i Müslim Mehmet
Vahidettin''

- Mustafa Kemal hakkında duyulan güvene teşekkür etti. Elinden geleni yapacağını söyledi. Yanlız kafasını karıştıran ''Devleti Kurtarırsın'' demekle neyi kastetmişti. Bu sözü şöyle yorumladı.

- '' Hiç gücümüz yoktur. Tek dayanağımız, İstanbul'a egemen olan yabancıların isteklerini yerine getirmektir. Senin işin, onların yakındıkları sorunları ortadan kaldırmaktır. Önemli olan, onların isteklerinin yerine gelmesidir. KENDİ VATANDAŞLARINIDA ONLARIN İSTEKLERİNE İNANDIRACAKSIN. BÖYLECE ONLARIN ANLAYIŞLARI EGEMEN OLACAK YURDA. HALKI ONLARIN GETİRECEKLERİ DÜZENE UYDURACAKSIN. SALTANATIM UĞRUNA HALKI PAZARLIK KONUSU YAPACAKSIN.''

- Mustafa Kemal için bu görüşme iyi olmuştu, Padişahın söylediklerinden yararlanmıştı. Padişah ihanetine Mustafa Kemal'i de ortak etmek istiyordu. Daha fazla dinliyemiyecekti, yerinden kalktı izin istedi ''Buyurduklarınızı unutmayacağım'' diyerek kapıdan çıktı. Vahidettin ''Başarırsın inşallah'' diyerek dua etti.

- Odadan çıkınca padişahın yaveri Naci Paşa, ''Padişahın küçük bir armağanı'' diyerek bir saat verdi. Saatin kapağına Vahidettin'in markası işlenmişti.

- Mustafa Kemal yolda hep padişahın sözlerini geçirdi aklından. Kendi düşünceleriyle, Padişahın düşünceleri birbirine zıttı. O Anadolu'ya gerçek anlamda yurdu kurtarmaya gidiyordu.

- O kafasında kurtaracağı yurdun ilkelerini düşünüyordu.

- ULUSAL EGEMENLİĞE DAYANAN KAYITSIZ ŞARTSIZ, TAM BAĞIMSIZ BİR TÜRK DEVLETİ KURMAK.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok konuşulan ve tartışılan bir konuyu ele almışsınız. 2009 yılında her türlü iletişim imkanlarının elimizin altında olduğu bir zamanda, Başbakanın Genelkurmay Başkanı'yla ne konuştuğunu bilemiyoruz. Kimine göre "Anlaştılar", kimine göre "biri diğerini tehdit etti" kimine göre "biri diğerinden taviz kopardı." Hangisi işinize geliyorsa inanabilirsiniz. Doğrusunu bilemiyoruz. Peki 1919 yılında meydana gelen bu olayın şahidi kim? Sizin yazdıklarınızın yanlış olduğunu söyleyemem. Çünkü o kadar derin tarih bilgim yok. Fakat doğru olduğunun kanıtı nedir? Tarihçiler bile bu konuda farklı yorumlar yaparken, sanki oradaymışcasına bir muhavereyi nakletmeniz, olayın doğruluğunu değil, sadece sizin bunun böyle olduğunua inandığınızı gösterir diye düşünüyorum. Aksini iddia etmediğimi bir kere daha tekrarlıyorum. Ama bir kaynak bile belirtmeden böyle bir konuda yazı kaleme alabilmek cesaret isteyen bir iş. Kutlarım sizi doğrusu...

Ahmet YILMAZ 
 19.01.2009 20:57
Cevap :
DeğerliYazarım, her şeyden önce ilginize,alakanıza ve uyarı kabul ettiğim yorumunuz için teşekkür ederim. Benim atlamış olduğum kaynak konusunuda böylece açıklama fırsatı vermiş oldunuz. Gelelim kaynaklara; Türkiye Büyük Millet Meclisi, Gizli Celse Zabıtları; İş Bankası Yayınları , sahife; 1042, 43,44,45,46,47,52 ve 1056 ya kadar devam eder. Nutuk- Atatürk'ün Söylev Demeçleri 1 (1945) ll-(1952) (1954)- Türk İnkilap Tarihi Enst.Yayınları-Ank.- Türk Dili Kurumu (1963) Nutuk l 1919-1920-Türk Devrim Tarihi Enst. 1920-1927-Diğer bir kaynak- ''Atatürk'ün Bağımsızlık Savaşı Nasıl Başladı'' adlı eser.Refik Necdet Aktaş 1973 baskılı kitabına bir göz atmak ve yazarın kimlerden, hangi belgelerden yararlandığı hakknda bilgi sahibi olunabilir. Sevgi ve saygılarımla..  20.01.2009 12:32
 

bulmuşken çıkınında ne var ne yok döküyor insancıklar. Yarın eğer Atatürk bu Kurtuluş Savaşını niçin yaptı, diye de söz çıkarırlarsa hiç şaşmam. Veya hiç anımsayamadığımız bir şeyleri... Ama unuttukları bir gerçek var.Atatürkçüler ve aydınlar ile halk son sözünü söylemedi. O döneme gelinmediğini farzediyor. Cumhuriyet dinemiklerinin anlam ve önemini bilselerdi bu tehlikeleri sulara çıkamazlardı. Halkımız anti emperyalist, Atatürkçü, askerini çok sever, milletine ve O'nun varlığına sonsuz bir disiplinle bağlıdır. Eğer bilmiyorlarsa tahmin etsinler. Yanlış hesabın Amerika'dan da olsa döneceğini bilsinler ve bilmeliler. Laik, demokratik ve Atatürk Türkiye'si tavizsiz yoluna devam edecektir. Üç seneye kadar şöyle olur, beş seneye kadar böyle olur senaryoları hayelidir. 80 yıldır bu rüya ile yaşayanların bunu görmesi gerek. Selam..

Yalnıztürk 
 14.01.2009 13:04
Cevap :
Değerli yazarım, gerçekçi, doğru yorumunun ve katkıların için sağol. İşte bugün İsrail'de Türkiye aleyhine gösteriler yapılmaya başladı bile, boykot çağrıları yapılıyor. Menfaatlerine dokunulduğu anda, hiç kimseyi gözleri görmiyen bu emparyelist ülkeler kendilerine çok güvenenleride birgün sirkelerler.  14.01.2009 13:54
 

geldi, demokrasıye güney Kore'yle aynı yıllarda girdik, sanayı devrimini yaptılar, bugün bizden kat kat öndeler, biz neyaptık dş güçlerin etki altında birbirimizi yedik. Bugün geldiğimiz nokta beydanda...

Mahmut Ekrem Muhalefet demokrasiye geliştirir 
 14.01.2009 0:13
Cevap :
Yorumun için teşekkürler..  14.01.2009 14:00
 

Vahdettin yolladı diyenlere güzel bir cevap..

Güher 
 13.01.2009 13:26
Cevap :
Evet, Vahdettin kendi saltanatını korumak için, ülkeyi peşkeş çekmek istiyordu..Sevgilerimle.  14.01.2009 14:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 461
Toplam yorum
: 695
Toplam mesaj
: 119
Ort. okunma sayısı
: 1482
Kayıt tarihi
: 03.12.07
 
 

Çevreye saygı, insanlık görevi olarak algılanmalıdır. Bankacılık ve finans yöneticiliği  uğraşım ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster