Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mart '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1551
 

Mutluluk Bir Vazgeçiştir

Bir isteğimiz karşılandığında mutlu olmayız. Geçici bir mutluluk yanılsaması yaşarız. Bir istek her zaman başka bir isteği doğurur. Sırada ne olduğunu asla bilemeden, kör isteklerin peşinde manasızca yürüyoruz. Hedef, amaç, vizyon, kariyer. Bu manasız yürüyüşte bizi teselli etmek için uydurulmuş kelimeler. Schopenhauer çok basit bir şey anlattı. Dünyaya hoş geldiniz o...u çocukları dedi. İnsan ziyan olmak için yaratılmıştır. (Belki de bu yüzden geç anlaşıldı. Kant harıl harıl okunurken onun başyapıtı ''İrade ve Tasarım Olarak Dünya'', iki yüz adet sattı. Çünkü insan zihni basit şeylerden ziyade komplike şeyleri anlamaya müsait.) Her neyse. Şunu anlattı Schopenhauer: İnsan düşünenden ziyade isteyen bir varlıktır ve isteklerinin sonu asla gelmez. Aklıyla bir dünya kurmuştur ama onu yöneten bedenidir. Kant’ın dediği gibi aklı değil. Beden de kör bir iradeye tabidir. Bu iradenin de nereden gelip nereye gittiğini asla bilemezsin. 

Joshua Ferris’in Bilinmeyen romanı da bunu anlatıyor. Bir avukat durup dururken yürümeye başlıyor. Her şeyi bırakıyor ve sadece yürüyor, yorulduğu yerde uyuyor. Bedeni aklını ele geçirmiş, kör bir iradenin peşine takılmış yürüyor. Nereden geliyor bu yürüme dürtüsü, bilinmiyor. 

Bir istek başka bir isteği doğuracaksa ve biz sonunda hep mutsuz olacaksak neden istemeye devam ediyoruz. Bilinmiyor. Geçen gece sokakta bekledim. Kar altında, kapalı kapılar önünde, saatlerce. Köpekler geldi beni ısırdı. Neden? Bilinmiyor. Koltés bir oyununda, “Hayır diyen insan hâlâ biraz mutludur, ” diyordu. Ne demek istediğini yeni anlıyorum. 

Mutluluk bir vazgeçiştir ve çok ender rastlanan bir ruh dinginliğidir. 

Yazı , Emrah Serbes'e ait. Ben böyle rafine bir yazıyı keyifle anlamaktan acizim şu sıralar. İlgilisine, Sevgili Pirmete'te , Mustafa Kemal bey'e ve tüm dostlara sevgilerle. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

dikkatle düşünüyorum...

Şahin Yamaner 
 16.03.2011 23:11
Cevap :
:)) Selam olsun tüm düşünenlere...  16.03.2011 23:38
 

"Homo oeconomicus"ta, insanın ihtiyaç kademelerine dayalı temel şema şöyledir bildiğim kadarıyla: 1) Önce barınacak bir yerin olacak 2) Barınma ihtiyacının giderilmesiyle atbaşı, karnın doyacak 3) Karnın doyunca, başka ihtiyaçların olduğunu hissedeceksin (Yanlış anlamaaaa:-). Örneğin sinema, tiyatro, konser, seyahat, sivil toplum kuruluşlarına katılım, hobiler vs. vs... Buraya kadar her şey normal. Ama Sevgi Ağacı, (ilk basamağı örnek alacak olursak) barınacak bir kulüben olduğunda hemen bir gecekondu, ardından bir apartman dairesi, hemen ardından bir yazlık bir kışlık, ilaveten bir villa, rezidans falan istemeye kalktığında "homo oeconomicus" şemasının dışına çıkar, Serbes'in anlatmaya çalıştığı çarkın içine girersin. Ve o çarkın içinde kediye köpeğe yer yoktur. Öteki basamaklarla ilgili örnekleri kendin bul:-) Sevgilerimle

pirmete 
 16.03.2011 22:16
Cevap :
Harikasın üstadım. Varlığın bu gezegen ve bizler için bir mutluluktur. Saygılar, selamlar esen kal.  16.03.2011 23:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 187
Toplam yorum
: 702
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1254
Kayıt tarihi
: 02.10.06
 
 

İyiye ve güzele götürmeliyiz Dünyayı. Sürekli daha çok kazanmak, daha yukarıdan bakmaya çalışmak,..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster