Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '14

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
289
 

Muzaffer Ercan

Muzaffer Ercan, unutamadığım ve hayatımda iz bırakan öğretmenlerimin başında gelmektedir. Ciddi, sorumlu ve bir o kadar da sevgi dolu, sanatkar ruhlu, herkesin dostu baba bir öğretmendi.

Dışarıdan bakınca en çok göze çarpan birincil özelliği, giyim kuşamındaki uyum olup, bu onun zevk ve estetik duyguları kadar, modern ve çağdaş düşünce yapısını da yansıtırdı. Çok güzel bağlama çalması, kültürümüzü çağa taşıması ve ince ruhunun müzik tarafıydı. Çok iyi bir öğretmen ve ressam olmasına rağmen, yazıya daha çok önem verirdi. Gündelik sıradan yazılarını bile, büyük bir özenle yazardı. Ders defterinde onun yazı ve imzası hemen fark edilirdi.

Ben de kendisinden en çok yararlanan öğrencilerinden biriydim. 4. Sınıftan itibaren resim atölyesinde ders dışı zaman ve tatillerde birlikte çalışmalar yaptık. Kendisiyle ilgili pek çok anım var.  Bunlardan birisi de resim atölyesinde yaptığım ilk tablo ile ilgiliydi.

Atölye çalışmalarına seçildikten sonra sevgili öğretmenim bana ilk tablom için Picasso’nun oturan çıplak bir kadın resmini vermişti. Kadının bedeni geometrik şekillere ayrılmış ve her şekil farklı bir renkle boyanmıştı. İlk bakışta bana kolay bir resim gibi geldi. Fakat şekillerin içindeki renkler de dümdüz tek renk değil, o rengin tonlarını da kapsıyordu. Bu yüzden günlerce uğraşmama ve bütün renk karışımlarını deneme rağmen oradaki renkleri bir türlü tutturamıyordum.

Yine bir gün ders bitiminde atölyede uğraşırken hocam çıkageldi. Renkleri bir türlü bulamadığımı anlattım. Paleti fırçayı eline alıp, iki farklı renkteki geometrik şekli boyadı. Ben kendisini dikkatle izliyordum. Renk karışımlarındaki incelikleri hemen kavradım. Hatta bazen karışım da yeterli gelmiyordu. Alttaki daha koyu bir rengin üstüne, biraz farklı bir rengi çok ince bir şekilde sürünce, alttaki renk tam kaybolmadan, üsteki ince renkle farklı bir renge dönüşebiliyordu.

O ilk resim benim resim okulum oldu. Tüm renkleri nasıl elde edebileceğimi, nerelerde nasıl kullanabileceğimi o tabloda öğrendim. Sonradan yaptığım resimlerde de bir daha renk sorunu yaşamadım.

O tablo merdivenlerin olduğu bölüme asılmıştı. Okulun ikinci katındaki dershanelerden birinci kata inerken tam karşınıza geliyordu. Yine yukarı çıkarken de, tam karşınıza geliyor, merdivenlerin dönme noktasında itibaren de arkanızda kalıyordu.

İdarede, yemekhanede ve başka yerlerde de başka tablolarım olsa da, benim unutulmazım o ilk tablo idi. Ve o tablo ben mezun olduktan sonra da yıllarca orada kaldı.

Yine Okul Müdürümüz Mehmet Yetenç 1964 baharında okuldan ayrıldığı için, biz 1964 Haziran mezunlarının diplomalarında da, Müdür Başyardımcısı ve Müdür Vekili olarak Muzaffer Ercan’ın imzası vardır.

Bu konuda da bir fotoğraf anımdan kısaca söz etmek istiyorum. Mezuniyette diplomalarımıza yapışacak fotoğrafların çekimi için, Isparta’dan fotoğrafçı çağrılmıştı. Öğretmenimiz tüm 6. Sınıf öğrencilerinin fotoğraf çekimiyle tek tek ilgilenmişti. Gömlek ve ceketin yakasından tutun da saçların taranmasına ve duruş biçimine dek, her şeyimizle ilgilenerek, geri çekilip bir bakar ve pozumuzu beğenmişse fotoğrafçıya çek işareti yapıyordu. Nitekim 68 yıllık yaşamımda en çok beğendiğim fotoğrafım o vesikalık fotoğraftır.

Sevgili öğretmenime tüm bu emek çaba ve katkılarından dolayı teşekkür eder, kendisine sağlıklı ve mutlu uzun ömürler diler, ellerinden öperim. Yazımı, facebook’ta öğrencilerinin duygu ve düşüncelerini yansıtan yorumlarla bitirmek istiyorum. Yeni yorumların eklenmesini bekliyorum

 

 

AHMET FIRTINA Biz efendiliği, sevgi ve saygıyı..içtenliği ve ortaokul yıllarında ailesinden uzakta iken baba sevgisini sizde gördük öğrendik.. Kalbimizde ki yeriniz bambaşka.. Ve hayatımın hobisi fotoğraf çekmeyi de sizden öğrendim.. Yazı yazmayı, resim yapmayı.. İş Bilgisi Derslerinizde öğrendiğimiz ölçü alma, alet kullanma sayesinde de hiç kimseye muhtaç olmadan evimin inşaatında ustalık gerektiren hemen herşeyi kendim yapabilmeyi ... Kısacası örnek aldığım çok önemli büyüklerimden birisiniz.. Üstümdeki ve üstümüzdeki hakkınız çok fazla... Selam sevgi ve saygılarımla...

FEYZULLAH ÜLGÜ biz sizlerle dolduk, iyi ki varsınız. Allah sağlıklı ve uzun ömürler versin. ellerinizden öperim.

HALİL SAYAR sayın hocam güzel yüzünüzü görünce çok mutlu oldum. size ve tüm ailenize sağlıkve mutluluklar dilerim.

ŞERİF ŞALK Değerli Hocam, sağlık ve mutluluklar dilerim.Sevgi ve saygılar sunarım.(26-28 Nisan 2013 tarihlerinde 1967 yılı mezun arkadaşlarımızla Antalya-Side'de olacağız, sizi de aramızda görmek isteriz, arzu ederseniz sizi Fethiye'den alır geçerim )

MUZAFFER GÜRBOĞA muzaffer öğretmenim bizdeki emeğiniz çok büyük,sizi hep örnek aldık.

HÜSEYİN DİNÇ son gördüğüm tarihten bu yana geçen 45 yıl süresince; gerçek ve asil bir beyefendi, insancıl, çok yönlü sanatçı, seçkin eğitimci ve dürüst / duyarlı kimliğiniz ile sürekli sevgi ve saygı ile anımsadığım, kendime örnek seçtiğim ve de bizlerin yetişmesinde çok büyük emek ve katkısı olan siz değerli hocamın ellerinizden özlem ile öpüyor, sağlıklı uzun ömürler diliyorum.

ALİ AYHAN Değerli Öğretmenim sağlıklı huzur dolu nice yıllar diler ellerinizden öperim.Başta Siz olmak üzere Ali İhsan Şirincan ve İsmet Erçetin Öğretmenlerim benim örnek aldığım kişilerdi.

HÜSEYİN KAYA beyefendi bir öğretmenimizdiniz.ellerinizden öperim.sağlıklı nice yıllara..

Sedat Demirkaya’ın Muzaffer Ercan için yazdığı Şiir 

Çiçekler açar dokunduğun yerde
Öğretmenim hayallerin ne güzel
Her evden bir doktor biri mimar
Bu toprağın çocukları seni özler
Su gibi duru, berrak gözlerin
İçimize işler huzurla bizlerin
Çağları aşar anıtlaşır sözlerin
Öğretmenim hayallerin ne güzel
Bu sabah tahtaya bir çiçek çizdin
Bir derste ülkeyi, dünyayı gezdin
Bana bu sihirli gözlüğü sen verdin
Öğretmenim görüşlerin de ne güzel
Gösterdiğin yolda gideriz biz
Çağlar boyu bilimle, seninleyiz
Atamızdan alırız bugün de hız
Öğretmenim sınıfların ne güzel

                      Sedat Demirkaya

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 81
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 19
Ort. okunma sayısı
: 662
Kayıt tarihi
: 21.11.08
 
 

Nazmi Öner 1946 yılında Burdur’un Bucak İlçesine bağlı Seydiköy’de doğdu. Seydiköy İlkokulu v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster