Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ekim '08

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
4739
 

Nilgün Marmara

Nilgün Marmara
 

onun anısına... www.humanizm.net


1958 yılında İstanbul’da doğdu. Ortaokul ve liseyi Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi’nde bitirip, yüksek öğrenimini Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümün’nde tamamladı.

Slyvia Plath üzerine incelemeler yaptı. Plath’ın bireyin yalnızlığına ve varoluş sorununa bakışı genç şairi etkiledi. Nilgün Marmara, şiirlerinde çoğunlukla , 1. tekil kişinin düşle gerçek arasında gidip gelen, kırılgan izleklerini kullandı.

Çeşitli derilerde şiirleri yayınlandı. Küçük İskender, Lale Müldür, Orhan Aklaya, Cezmi Ersöz, Ece Ayhan, Gülseli İnal, ve Serdar Aydın gibi şairleri derinden etkiledi.

Slyvia Plath sevgisi, Marmara’yı ölümde de sevdiği şairin yazgısıyla birleştirdi. 13 Ekim 1987’de henüz 29 yaşındayken “yaşam karşı ölüm” dedi ve intihar etti.


ESERLERİ

Şiir

Daktiloya Çekilmiş Şiirler (1988)

Metinler (1990)

Günlük

Kırmızı Kahverengi Defter (Gülseli İnal tarafından hazırlandı,1993)

www.wikipedia.org/wiki/NilgunMarmara

YABANCI

En yakın yabancı sendin,

Daha sürülmemişken ışığın biberi

yaramıza,

Yaslanırken boşlukta duran bir merdiveni

henüz.

Güzdü sonsuz bir çöle takılan bakışımız,

İlkyaz derken _kışı gözden kaçıran

Yüzlerce eller yukarı, saygı duruşlarımız

en güçsüz kollarla_

Çözüldü aşkın zarif ilmeği

bulandı aynalar duruluğu.

Çok gizli bir doğru gecenin toyluğunda

bilmedik çekenin yanlış bir uzaklık

olduğunu….

Yabancıların en yakınıydın sen!

(Haziran 85)

KUĞU EZGİSİ

Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,

Yalpalayan hayatımın kara çarşaflı

bekçi gizleri.

Ne zamandır ertelediğim her acı,

Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,

-bu şiir -

Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,

Dost kalmak zorunda bana ve

sizlere!

Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,

uykusunu bölen derin arzudan.

Büyüsünü bir içtenlikten alırsa

Kendi saf şiddetini yaşar artık,

-bu şiir -

Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,

ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,

Sevda ile seslenir sizlere!

Nilgün MARMARA

www.humanizm.net/siir/n/nilgun-marmara

Aslında şiirle hiç ilgim yoktur, diyebilirim. Fakat Nilgün Marmara’dan bahsetmeme neden olan olay, taaa çocukluğuma kadar gidiyor. Ben onu gıyabında tanıyordum. Babası babamın arkadaşıydı. Zaman zaman evimize de gelirlerdi. En son onun hakkında bilgiyi Boğaziçi Üniversitesi’ni yeni bitirdiği yıllarda, babamla birlikte ziyaretine gittiğimiz, babasından öğrenmiştik. Okulu bitirmiş fakat iş beğenmediğini, çalışmak istemediğini söylemişti, babası. Ben onun Boğaziçi’ni bitirip de çalışmak istememesini şımarıklık olarak değerlendirmiştim. Niçin bitirmiştin ki güzelim okulu madem?

Ama her zaman olduğu gibi görünen gerçeği yansıtmıyordu. Aslında hepimizin içinde kaybolduğumuz “kara delikler” var. Fakat bu kadar duyarlı olan insanlar bunu daha derinden hissediyor, sanırım.

Hani şimdilerde de görüyoruz ya, Boğaziçi’ni bitirdi, sonra Amerika’ya gitti, pastacılık kursuna devam edip, sertifikasını aldıktan sonra sosyetik bir semtte pastacı dükkânını açtı.

Öyle düşünmüştüm işte. Oysa benim o yıllarda çok derin acılarım vardı. Annemi yeni kaybetmiştim ve onun bu yaptığının ailesi tarafından şımartılmış bir kızın şımarıkları olduğunu düşünmüştüm.

Taaa ki geçen yıl, kasım ayına kadar. Her hafta aldığım K dergisinde ondan bahsediyordu. Cemal Süreya, onu Scott Fitzgerald’ın karısına benzetmiş ve “Çılgın Zelda” adıyla anılmaya başlanmış. Psikiyatr, ona okumaya, yazmaya ara vermesini söylemiş fakat o bunu reddetmiş. Kısacık ömründe bohem bir hayat yaşamış. Bazı günler, Orhan Veli Kanık’ın hayatındaki en önemli kadın olan Nahit Hanım’ın evinde buluşuyorlarmış. Ama çoğunda aralarında Cemal Süreya’nın, Ece Ayhan’ın İlhan Berk’in, Edip Cansever’in, Tomris Uyar’ın da bulunduğu topluluktan bir kişinin evinde toplanıyorlarmış. Nilgün Marmara caz solistlerininkini andıran sesiyle Azeri şarkıları, ama en çok da artık ismini hiçbirinin hatırlamadığı Bulgarca şarkıyı söylemeyi seviyormuş.

Biraz büyük bir kız çocuğu biraz da küçük bir kadınmış. Doğurganlığını reddeden ve çoğalmak istemeyen bir kadın. “Kendi çocuğunu incitmekten korktuğu ve mutsuzlar ordusuna yeni bir nefer katmamak için” anne olmak istememiş.

Ve sonunda… Henüz 29 yaşındayken bir kutu ilaç içip, beşinci kattan aşağıya kendini bırakmış. O kadar ölmeyi istemiş olmalı ki; hiçbir yaşam şansı bırakmamak için hep bir kutu ilaç içip hem de beşinci kattan atlamış. Dünyayı ciddiye alınacak bir yer olmadığını düşünmüş olmalıydı. Belki de bu bu kadar hayatı önemsemeye, değmezdi. “Bir kuşüzümü kadar ufak” dediği hayata katlanamamıştı. “Hayatın neresinden dönülse kâr”dı. İntihar mektubunu “Benden sonra kuşlara iyi bakın” diyerek bitirmiş ve gitmiş…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nilüfer Hanıma teşekkür ediyorum hatırlattıkları için."Gençliğimin hatıra defteri~~Seni geç sevdim ben~~Hatırlamak bir kuş~~Unutmak gökyüzü...Pulu yapıştırırken titreyen ellerim-zarfta belli belirsiz bir leke bırakıyor-bir ihbarı değerlendiren kalbim-ölülerle mektuplaşıyor..."Ölüm Beyaz Gölge adlı şiir kitabımdan bir şiirle anıyorum ben de Nilgün Marmara'yı...kabul ederseniz Nilüfer Hanım...saygımla...A.Ertan Mısırlı - üsküdarist.

Ertan Misirli 
 12.11.2008 15:58
Cevap :
katılımınız ve duygusal şiiriniz için çok teşekkür ediyorum. saygılarımla...  12.11.2008 16:38
 

Nilgün Marmara'nın şairliği ve hayata bakışı çok etkilemiştir beni. Bence Türkçe dilinde en sağlam ve sıra dışı şiirlere imza atmış şairlerden biridir. Onunla ilgili bir blog da ben yazmıştım. MB'de Marmara'yı konu alan yazıları gördükçe seviniyorum. Selamlar...

Murakami 
 07.11.2008 15:55
Cevap :
Yorumunuz ve katkınız için çok teşekkür ederim Celal Bey. gerçekten Türkçe'ye çok hakim. sizin blogunuzu merak ettim okuyacağım. saygı ve selamlarımla...  07.11.2008 19:36
 

Allah rahmet eylesin.Sizin sayenizde bizlerde anmış olduk.Saygılarımla...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 24.10.2008 4:43
Cevap :
merhaba, çok teşekkür ederim. selamlarımla,  24.10.2008 15:48
 

yı tanıyorum. Ankara 'ya okumak için ilk geldiğimde burada tanıdığım bir kaç kişiden olan bir erkek arkadaşımın abisinin karısı idi. Bir akşam birlikte yemek yedik. O zamanki ben gözüyle benim için çok değişik bir insandı. Boğaziçi psikolojiyi bitirdi. Ece Ayhan'la çok yakınlardı. İntihar haberini yıllar sonra duyduğumda çok üzülmüştüm.

Sir 
 23.10.2008 19:06
Cevap :
merhaba, ben onunla hiç tanışmadım. ama ablam çocukluğunu biliyor ve tam tersi hayat dolu bi çocuk olduğunu söylüyor. yazıda da bahsettiğim gibi geçen sene K dergide görünce biz de çok şaşırdık ve üzüldük. hayat işte... selamlarımla...  24.10.2008 15:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 246
Toplam yorum
: 1381
Toplam mesaj
: 276
Ort. okunma sayısı
: 1003
Kayıt tarihi
: 15.02.08
 
 

..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster