Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ağustos '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
185
 

Nokta - virgül meselesi

Ekonomik durumu zayıf, aile bağları güçsüzleşmiş, eğitimden yeteri kadar pay alamamış insanlar, kendilerine olan güveni sağlayabilmek için mutlaka bir güç unsurunu kendilerinde görmek – göstermek - isterler, bunun için de ekonomik yönden kazanç elde etmenin yollarını her ne şekilde olursa olsun bulup, sahip olmaya çalışırlar.

Bu olmadığı takdirde ise bunalım gelecektir, kaos gelecektir, geleceğe umutsuz bakışlar ve yaşama isteğini bile yok eden yıkılmışlıklar kendini gösterecektir.

Hatta bu yüzden çöküntü yaşayan kişiler, hali vakti yerinde olanlara düşman kesilecek, lokanta önlerinden geçerken, içeride güle eğlene yemek yiyenlere, içki içenlere öfke ve nefretle bakacaktır.

Hatta bu nefret öyle bir zenginlik düşmanlığına dönüşecektir ki, insanlar kendilerinin bu hale düşmesine sistemin neden olduğunu düşünüp, devletin devlet olmasını sağlayan vatan, millet, bayrak, önder, lider ne varsa suçlu görüp, kin duyacak, adaletin işlemediğinden, ekonominin çöktüğünden, hırsızlığın, yolsuzluğun, adam kayırmacılığın arttığından yakınıp, yöneticilerin yetersiz kaldığını ileri sürecek, bu karmaşadan, yetersizlikten ve keşmekeşten kendisini kim çıkarmayı vaad ediyorsa ondan yana kayacaktır.

Bu yüzdendir ki yoksul halka bir çıkın, bir torba yiyecek, bir ton kömür, beş on kuruş para dağıtanlar bu insanları hemen kendi saflarına çekerler.

Burada aslolan yapılan yardımın bir eksiği kapatması, yoksulun bir kaç gün karnını doyurması ya da kışın ısınmasını sağlaması değil, o parayı, o kömürü, yiyeceği alanın, onu veren güce kendini ait hissetmesi, kendini ondan, onu kendinden bilme güdüsüdür, güçten güç alma duygusudur.

Bu duyguyu iyi bilenler, fakir fukarayı yanına çekmesini de bilir, siyasetçiyse oyunu alıp, iktidara gelmesini de.

Güçlü kötüde olsa, eğer bu gücünü güçsüzü cezbetmek için kullanıyorsa, onu karalamanın hiç bir anlamı olmaz..

Maharet, nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilmenin onursuzluğunu anlatmakta, maharet bu menfaat karşılığında hangi değerlerin kaybedileceği gösterilirken, bunların neden değerli olduğunun anlatılmasındadır.

Çünkü değerini nereden aldığı bilinmeyen hiç bir şeyin değeri olmaz, sadece var olarak kabul edilir ve bir dönem gelir neden var olduğu bile unutulur.

Bunları bir düşünelim isterseniz, kim, kimi, neden tercih ediyor, kimin, neyin değeri neden bilinmiyor?

Bence, araya virgül koyup, yola devam edenler, nokta-virgül meselesini bilmeyenleri çok iyi kullanmaktalar…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 246
Toplam mesaj
: 75
Ort. okunma sayısı
: 1458
Kayıt tarihi
: 23.08.07
 
 

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunuyum. 28 yıllık g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster