Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mayıs '16

 
Kategori
Çalışma Yaşamı
 

Ofiste en sık işlediğimiz 10 günah

Ofiste en sık işlediğimiz 10 günah
 

Ofis ortamında farkında olmadan geliştirdiğimiz pek çok zarar verici alışkanlık var.


İnanılmaz ama gerçek… Pek çok güzellik günahının sadece evde ya da banyoda gerçekleştiğini düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Çünkü aşağıda yazacaklarımın çoğunu ofis ortamında yapıyoruz üstelik farkında bile olmadan.

Hergün düzenli olarak ofiste çalışıyor olmak tabii ki bir güzellik kürünün yerini asla tutmaz. Ama rutinleriniz size zaman içinde çirkinleştireceğini biliyor musunuz? Günde ortalama 8 saat çalışan ve bu süre içinde kötü alışkanlıklar edinen birinin bu alışkanlıkları yüzünden zamanından önce yaşlanabileceğinden bahsediyorum. İşte, bu yüzden hemen vazgeçmeniz gereken kötü alışkanlıkları sıralamak istiyorum…

1. Saçla oynamak: Uzun telefon görüşmeleri sırasında saçlarıyla oynayan hatta parmağına dolayan hatta stresli ise yiyen kadınlar aramızda dolaşıyor. Saç tellerini koparma alışkanlığı bir süre sonra saç uçlarının kırılmasına ve hatta saç dökülmesine kadar varan olumsuzluklara neden olabiliyor.

2. Başını ellerine yaslayarak oturmak: Hepimiz gün içinde kafamızı bir yerlere yaslama ihtiyacı duyuyoruz. Ama parmakları sürekli yüzünde gezinenlerin sivilcelerinden kurtulmaları mümkün değil.  Çünkü parmaklar sayesinde bakterilerin aynı bölgeyi mesken tutmaları hatta açık gözeneklere yerleşmeleri işten bile değil.

3. Sürekli el yıkamak: Ofiste çalışırken, gün içinde ellerinizi kaç kez yıkıyorsunuz? Üstelik sadece yıkamakla kalmayıp bir de ıslak mendille ya da dezenfektanla temizliyorsunuz? Aslında ellerimizi temizlediğini düşündüğümüz bu eylemler cildin doğal yağ tabakasını yok ediyor. Sonuçta da cilt nemini kaybediyor. Dolayısıyla elinizi her yıkama sonrasında bir el kremi kullanmayı ihmal etmeyin. Dezenfektanlardan da mümkün olduğunca uzak durmaya çalışın.

4. Bacak bacak üstüne atmak: Ofiste gün boyunca bacak bacak üstüne atarak oturmak varisi ve kılcal damarların oluşumunu tetikliyor. Nedeni de kan akışının sekteye uğruyor olması... Bu yüzden zaman zaman bacaklarınızı yatay pozisyonda bekleterek kan dolaşımının düzene girmesini sağlamalısınız.

5. Klimayı sürekli açık tutmak: Klimalı ortamlarda çalışmanın en büyük dezavantajlarından biri cilde verdiği zarar. Özellikle kış aylarında cildi kurutuyor hatta tahriş olmasına neden oluyor. Cildi bu durumlarda nemlendirmenin en iyi yollarından biri, nemlendirici spreyler, kremler ve serumlar kullanmak. Ayrıca kısa öğle molalarında açık havada temiz havaya çıkarak en azından cildinizin nefes almasına yardımcı olabilirsiniz.

6. Ahizeye yapışarak konuşmak: İnanmak zor gelebilir ama pek çok telefon cihazında neredeyse tuvaletlerden daha fazla bakteri barınıyor. Telefonunuzla bu kadar yakın ilişki içinde olurken lütfen bu olasılığı da aklınızdan çıkarmayın. Peki, ne yapmalı? Cep telefonu ya da ofiste kullandığınız telefonunuzu gün aşırı dezenfekte edebilirsiniz. Tabii ki kullandığınız mauspad’i de...

7. Sürekli oturmak: Gün içinde ortalama 9.3 saat oturuyoruz, 7.7 saat ise uyuyoruz... Oturmak metabolizmanın yavaşlamasına neden oluyor. Araştırmalara göre dünya üzerindeki hareketsiz yaşam kalp hastalıklarının yüzde 6, diyabetin yüzde 7, göğüs ya da bağırsak hastalıklarının yüzde 10 suçlusu. Aynı zamanda sürekli oturmak sırt kaslarını kısalttığı ve kronik ağrılara neden olduğu da kanıtlanmış durumda. En azından saat başı oturduğunuz yerden kalkarak hareket etmeyi deneyebilirsiniz. Tabii oturduğunuz koltuğun ergonomisinin önemli olduğunu belirtmekte fayda var.

8. Sürekli monitöre bakmak: Unutmayın, ekranınız otomatik olarak kapanabiliyor... Gün boyunca bilgisayar başında oturuyorsanız, bilgisayarınızın göz hizasında konumlanmış olmasına dikkat edin. Bilgisayarınız göz hizasından daha yüksekte ise boyun ağrılarından kurtulamazsınız.

9. Sık sık gözleri ovuşturmak: Uzun çalışma saatlerinin ardından gözlerimiz doğal olarak yoruluyor ve elimizde olmadan gözlerimizi ovuşturmak da bizim en kötü alışkanlıklarımız arasında. Bir noktaya konsantre olarak çalışmak bir süre sonra ‘bakış monotonluğu’ oluşturuyor, artık gözlerimizi daha az kırpmaya ve göz kuruluğundan dolayı acı hissetmeye başlıyoruz. Klima ya da kalorifer de etkiyi daha da artırıyor. Bu yüzden gözleri ovuşturmak hiç de iyi bir fikir değil. Çünkü gözkapağına değen parmaklar mikropları göze taşımak için ideal hale geliyor. Mümkün olduğunca gözleri küçük molalarla dinlendirmek gerekiyor. Gözleri rahatlatmanın en iyi yollarından biri, uzakta bir noktayı belirleyip, bir süre o noktaya fokuslanmak. Ardından hemen yakınınızdaki bir noktaya yönelin. Göz kuruluğu için de eczanelerde bulabileceğiniz gözyaşı damlası kullanabilirsiniz. 

10. Öğle yemeğini atlamak: Bugün yine çok fazla iş olduğu için öğle yemeği saatini kaçırdınız. Kesinlikle zararlı bir hareket... Ofiste ne kadar stresli ve yoğun bir çalışma ortamınız var vücudunuz o kadar kalori harcıyor. Enerji olmadan da beyninizin efektif çalışmasını bekleyemezsiniz. Pek çok kişi bu yüzden çikolata, tatlı atıştırmalıklara yöneliyor. Ama uzun vadede tüm bu kötü alışkanlıkların fazla kiloya neden olduğunu belirtmekte fayda var. Tabii ki, seçim yine size kalmış...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 123
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 746
Kayıt tarihi
: 27.04.16
 
 

Almanya'da doğdu. Oradaki öğreniminin ardından üniversite eğitimi için Türkiye'ye döndü. Gazeteci..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster