Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '14

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
2619
 

Öğretmen, iki Öğrenciyi sınıf içinde rencide etti

Öğretmen, iki Öğrenciyi sınıf içinde rencide etti
 

GÖRSEL NETTEN ALINTI


ÖĞRETMEN İKİ ÖĞRENCİYİ SINIF İÇİNDE RENCİDE ETTİ

Ders zilinin çalmasına birkaç dakika kala Okulun Müdür yardımcısı kapıyı vurup sınıfa girdi ve: “Af edersiniz Hocam bir dakikanızı rica edeceğim” diyerek ilave etti: “Okuldan yardım gören öğrenciler parmak kaldırsın ve benimle gelsin, giyecek yardımı yapacağız.” Deyince sınıfta buz gibi bir hava esti, herkes birbirlerine baktılar, ama kimse parmak kaldırmadı. Müdür Yardımcısı kızarak elindeki listeden isimleri okudu: “ Gülcan Başer, Sayan Gül, buradalar mı? “ Arka sıralardan başları yerde iki öğrenci ayağı kalkıp sınıftan dışarıya çıktılar. İkisi de ağlamaklıydılar, çok utanmışlardı, arkadaşlarının yanında rencide olmuşlardı.

İkinci el giysilerin bulunduğu depoya geldiler, diğer sınıflardan da öğrenciler vardı, oradan giysiler seçip paketlere koyup evlerine gittiler.

Gülcan Başer Halasının çocuğu olmadığı için ailesi tarafından halaya verilmişti. Halanın maddi durumu iyiydi, eşi Gülcan’ı çok seviyordu, her vesile ile: “Ne olur yavrum bana abi deme baba de” diye adeta yalvarıyordu ama Gülcan bu değerli insana bir türlü baba diyemiyordu.

Her akşam Gülcan uyuduğunda yavaşça odasına gelip gizlice yastığının altına para koyardı. Okula giderken Gülcan’a harçlık verdiğinde halası: “Paraya alışmasın, yiyeceğini çantasına koydu, parayı ne yapacak diyerek eşi gider gitmez elinden alırdı. Enişte bu durumu bildiği için eşinden gizli parayı Gülcan’ın yastığının altına koyuyordu.  Aslında halası sevecen iyi kalpli bir insandı ama yetişme koşulları değişikti.

Gülcan Lise ikinci sınıfta başarılı bir öğrenci, her yıl iftihar listesine adını yazdırmayı başarmıştı. O tarihlerde şimdiki gibi, teşekkür, takdir belgesi yoktu.

Elinde paketle ağlayarak evden içeri girince eniştesi durumunu görüp elindeki paketin ne olduğunu sordu, Gülcan olup bitenleri anlatınca, enişte deliye döndü ve halasına bağırıp çağırdı : “ Kızımızı da bizi de rezil ettin Allah seni kahretsin, o elbiseler muhtaç olan öğrencilere verilmeliydi, sen ne doyumsuz, cahil bir insansın, niçin kızımızı zorlayıp yardım almaya yazdırdın? ” Diye bağırarak, Gülcan’ı ve elbiseleri alıp doğru Okul Müdürü’nün odasına gitti: “Bir yanlışlık olmuş, Gülcan birilerinin etkisiyle okuldan yardıma yazılmış, onun ihtiyacı yok, lütfen bunları gerçekten ihtiyacı olan öğrenciye vermenizi rica edeceğim. Ayrıca Müdür yardımcınızın sınıfta öğrencilerin gururunu rencide edecek konuşma yapıp onları üzmeye hakkı yok. Bir yardım yapılacaksa gizli yapılır, o zaman değeri olur. Sevgiyi, saygıyı oya gibi işleyip öğrencilerin beyinlerine yerleştiren, öğrencilerin kişiliklerinin gelişmesine yön veren eğitimcilerin, örnek davranışları ile onlara iyi örnek olmaları gerekir. Kızım bu okulda okumak istemiyor ben kaydını almak istiyorum.” Dedi, Müdür ne kadar özür dileyip dil dökse de, Gülcan’ın kaydı alınıp başka okula gönderildi. Müdür yardımcısının tayini de başka bir okula çıktı.

Gerçek yaşanmış bu olay çok eskiden olmuş, şimdi o öğrenci Gülcan ideal örnek emekli bir öğretmen.

NAHİDE ÇELEBİ

  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bana da ilk okuldayken elbise ve ayakkabı yardımı yapılmıştı...

Kerim Korkut 
 30.09.2014 19:34
Cevap :
Değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.Bir yardım yapılırken gizli yapılmalı. O yaştaki öğrenciler arkadaşlarının arasında rencide olabilir.Selam ve sevgiler, hayırlı bayramlar.NAHİDE ÇELEBİ  01.10.2014 7:20
 

Okulda veya sivil sosyal yaşantıda yardımlar gizli yapılmalı. Biz aile olarak bu kaideye uyarız ama ne var ki bazen yardımı alan kişi, yardımların devamı arzusuyla olmalı, olayı deşifre ediyor ki bu bir talihsizliktir Nahide hanımcığım, selam ve sevgilerle...

Yurdagül Alkan 
 28.09.2014 11:08
Cevap :
Sevgili Alkan, yardım yapmak güzel bir hareket ama yardımlar gerçekten muhtaç olanlara, gizli yapılmalı, ve kişilerin onuru ile oynanmamalı.Değerli yorumunuza çok teşekkür ederim kardeşim.Selam ve sevgilerimle öptüm sizi.NAHİDE ÇELEBİ  28.09.2014 15:00
 

Çocuklarımızın kalbini teslim ediyoruz Nahide hocam.Emeğinize sağlık selam olsun.

Şennur Köseli 
 28.09.2014 8:34
Cevap :
Can Kardeşim, değerli yorumunuza çok teşekkür ederim.Bir yardım yapılacaksa gizli yapılmalı ve insanlar rencide edilmemeli.Bunlar öğretmen değil öğretmencik.Sevgilerimle öptüm canım.NAHİDE  28.09.2014 15:05
 

Ben 90 larda fen bilgisi öğretmenimden standart her ders dayak yerdim. Hafta da 4 saat dersi vardı. Adam hiç sektirmez beni perşembe günü 2 saatlik derste mutlaka döverdi. Dövme dediğim şey tokat :) Sol gözümün üstünde hala küçük bir tırnak izi durur kendisine aittir. Niye döverdi derseniz? Zayıf alıyordum ve dersi hiç anlamıyordum. Dayak yiye yiye 2 sene geçti. Türkiye de eğitim veya öğretim diye bir şey yok. Vallahi yok. Yardım etme konusunda da bu böyle. Türkiye de insan muamelesi gören öğrenci var mı sormak lazım? Saygılar.

Emre Erden 
 27.09.2014 19:58
Cevap :
Sevgili Emre Kardeşim, öğrencisine dayak atan öğretmenin elleri kırılsın, öğrenci okula dayak yemek için gönderilmiyor.Her öğretmenim diyen öğretmen olmuyor işte, öğretmenlik formasyonun yanı sıra iyi bir eğitimci ve her şeyden önce insan olmak gerekir.Türkiye'de değerli öğretmenlerimizi geçmemek gerek.Değerli yorumunuza çok teşekkür ederim kardeşim.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ  29.09.2014 17:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1848
Toplam yorum
: 11265
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1029
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster