Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Nisan '14

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
304
 

Okurunu bekleyen bir roman hakkındadır

Okurunu bekleyen bir roman hakkındadır
 

Fotoğraf, facebook/new world sayfasından alındı.


Şu okuyacağınız yazı (tabii zahmet edip okursanız) bir okurun* Gölge Gününün Azabı ve Ateşin Gül Serinliği** romanı hakkında yorumudur.

(Kusura bakmazsanız sevgili okurun yorumuna geçmeden önce kitap hakkında kendi görüşümü araya sıkıştıracağım. Sebebine gelince: Kırk yılın başı bir okur bulduk, sözü ona verelim dedik, yazı iki kere geri çevrildi. Bu yüzden bir yazar olarak kendi ürünüm hakkında konuşmayı hiç istemediğim halde saygıdeğer blog editörlerinin hatırına yoğurdum ekşi değil demek zorunda kaldım.)

Gölge Gününün Azabı ve Ateşin Gül Serinliği sade geçmişi, yazılmamış yarım yüzyıllık bir süreci değil, bugünü de yiyip bitiren kargaşaya, çöküşe rağmen geleceğe umutla bakan, Hakk'a, sevgiye dayanan imanlı, insaflı insanları; herhangi bir yer ve zamanda devlet ile terör arasında sıkışıp kalanları anlatıyor.

 Yazar, şimdiye kadar derinlemesine işlenmemiş, çoğun göz ardı edilmiş konuları ele alırken hayata, hakikate sadık, doğanın işleyişine ve Yaradan'ın takdirine saygı, özen gösteren bir üslup kullandığı gibi yepyeni bir okuma anlayışı gündeme getiriyor. Acı ve azap dolu hikâyeler anlatsa da akıcı, hızlı ve farklı üslubuyla  sevgiye, umuda, hayata sımsıkı bağlanmamızı sağlıyor.

     Söz denizine kırk yıldan beri inan ve umutla kelime taşıyan, her yapıtında yeni bir tür, yeni bir biçim arayışı, kaygısı güden yazar, ölümün, hayatın güzelliğini; inancın, sevginin erdemini güzel Türkçenin bütün olanaklarını kullanarak farklı, güçlü bir kurguyla dile getiriyor. Hayata dair inancını, umudunu bugüne kadar yitirmediği gibi iyi, güzel olanın yeniden yeşermesi için uzun bir zaman diliminde düşe kalka yürüyüp çokça mürekkep, gözyaşı dökerek kaleme aldığı Gölge Gününün Azabı ve Ateşin Gül Serinliği'nde bütün bir hayatı anlatıyor.

Yoruma gelince, harfi harfine şöyle:

Günlerdir uğraşıyorum yazmaya ama bir türlü beceremiyorum. Ne kadar zor şeymiş yazmak. Hele bir de yazdıklarını bir yazar okuyacaksa... Neyse böyle bir yeteneğim ve sabrım yok ama iyi okurum gerçekten. Yanlışlarımdan dolayı umarım beni bağışlarsınız.

Önce detaylarınızın kitaba can suyu olduğunu söylemek istiyorum. O kadar sade ve güçlü tanımlamalar kullanmışsınız ki, kitabın içine çekip aldı beni. Hiç bilmediğim yerleri gördüm, hiç tanımadığım insanların yüreklerini bütün çıplaklığıyla tanıdım. Hatta o çok sevdikleri hayvancıklarını bile rengine varıncaya kadar tanıdım. Bilmediğim bir kaosun içinde buluverdim kendimi. Aynı acıyı yaşayamasam da onları anladım, yürekleri içimi yaktı. Bütün bunlar, sizin detaylarınızın güçlü etkisinden oldu. Bütün bölgenin yaşadığı acıyı, bir avuç insanın hayatından kesitlerle o kadar net açıklamışsınız ki...

   Eksik olan bir şey var demiştim. Şimdi sıra onda. Oralardan göç edenlere sordum. Birkaç tanıdığım var. Devletin şiddetinin yanı sıra teröristlerin de şiddetine maruz kalmış o güzel insanlar. Neden bunlara değinmediğinizi bilmiyorum. Sorgulamak da haddim değil, ama merak etmiyor da değilim.

   Hiçbir kitapta bu kadar sevgiyi bir arada yaşamadım. Allah sevgisi, insan sevgisi, hayvan sevgisi, doğa sevgisi ve aşk... Birbirine geçmiş ve bir bütün oluşmuş kitabınızda. Sanki yüreğiniz kaleminizin mürekkebi ve kaleminiz de duygularınız olmuş. Bitirinceye kadar gözlerim nemliydi. O kadar akıcı bir dil kullanmışsınız ki insan elinden bırakamıyor. Bitirdiğimde gözyaşlarımı özgür bıraktım ve utandım insanlığımdan. O anda aklıma bir şairin sözü geldi, AĞLAMIYORUM DOSTLARIM, GÖZLERİM YÜZÜME TÜKÜRÜYOR... Utandım hiçbir şey yapamadığımdan ve bu topraklarda yaşadığımdan.

   Bu kitabın tanıtımının yeterince neden yapılmadığını da anlamış değilim. Dilerim yüreğinizin zenginliği hiç azalmasın. Oyalı yazmanız için de başarılar... Allah daima yanınızda olsun ve size güç versin. Saygılar...

* (Kıymetli okur/yazar Zeliş Günaydın Hanımefendiye teşekkür ederim hem tanıtımı ve dağıtımı yeterince yapılamayan bir kitabı zahmetle sabırla arayıp bulduğu için hem de azimle okuyup yorumladığı için...)  

** Gölge Gününün Azabı ve Ateşin Gül Serinliği, fırat mehmet eroğlu, Kurgu Kültür Merkezi Yayınları, Ankara, 408 sayfa.

 
gülsen tunçkal bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 380
Kayıt tarihi
: 26.11.12
 
 

Yazar, gazeteci (eskisi); şimdilerde işsiz, göğe ve suya yazıyor.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster