Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Ortalık yıkılıyor!

Ergenekon ve Balyoz’dan sonra en büyük operasyon; Türkiye dilini tutmuş, feci bir vaziyette!

Böyle bir giriş yaptıktan sonra fikir beyan edeceğimi hiç sanmayın: Ne takım tutarım, ne de ilgilenirim! Bir elma ile bir elmayı toplayın: Eşittir iki elma! Durum bundan mütevellit! Nokta!

Duruma şöyle bir göz atmak ise, en tarafsız göz ile, “Eeee yani, bizim de kalem oynatmamız gerekir!” türündendir ki; üzerime düşen vazifeyi ifa etmek yolunda, farkındaysanız eğer, ilerlemekteyim!

Ne takım tutan, aynı zamanda da ofsaytı anladım sanıp da, sonra tekrar tekrar anlattıran biri olarak ahkam kesmem mümkün değil!

Yapsam yapsam ne yapabilirim?

Hakikaten şike varsa, “Tüüü terbiyesizler!” derim!

Bunu neden derim, ayol, onca başını tuttuğu takıma endeksli olarak dik tutanlar varken, tuttuğu takım yenildi diye ağıtlar yakanlar varken; o ölümüne takım tutanların iş yerlerindeki verim ve verimsizliğini etkilerken; mesela bir buzdolabı aldınız… Misal bu ya, montaj bandında çalışanların çoğu bilmem ne takımından… O takım tam da bir gece önce yenilmiş… Montaj bandında çalışan arkadaşlar işe geldiklerinde onlara önce bir “Yuh!” çekilmiş!

Yuh çekilen arkadaş, geceden kalan siniri ile, işinin başına geçtiğinde; hele ki başındaki formen, mühendis, falan, karşı takımdansa, eee yani, o arkadaştan tam potansiyel çalışma bekleyenin alnını karışlamak gerekir!

Ayol, Avrupa değil ya burası; hani insanlar ayırsınlar iş ile özel yaşamı!

Zaten, hep karıştırıp durduğumuzdan değil midir tüm bu yaşananlar?

******

Mesela, sanki anayasa hiç yokmuş gibi, hiç olmamış gibi… Hani, var olan istendiği şekilde delinmiyormuş gibi, yeni, yepyeni… Yepisyeni bir anayasa!

Oooo, alkışlar!

Oooo, yuhlar!...

******

Bizim gibi toplumlarda “Taraftarlık” çok önemlidir!

Neden önemlidir, bilir misiniz?

Kendilerini en önemli sandıkları, en önemsendiklerine inandıkları alandır!

Bu öyle büyük bir güçtür ki onlar için; neredeyse var olmalarının amacı haline gelmektedir!

Neden böyle bir yanılgıya düşer bir insan diye düşünmek bile gereksiz: Zira kendini ifade edecek başka platformlar bulamamakta!

Oysa… Her insan önemsenmek ister! Yaşadığı süre içinde bir fikir, bir zikir, bir isim bırakmak ister!

Yani, ağaçlara, kayalara kazınan isimler boşa değildir; kazıyan farkında dahi değildir ama amaç kendinden bir şeyler bırakmaktır; mesela, ille de çocuk sahibi olmak isteyenlerin de altında ilk yatan neden sosyolojik, sonrası psikolojiktir; yaşama bir çentik atmak! Çoğalma dürtüsünün altında yatan da bu olsa gerek!

Neyse…

Kendimi aşan konulara girip de ofsayta düşmeyeyim!

******

Yahu, bir dakika! Bakın bende ofsayt falan şeylere takıldım, oysa ayol bana ne?

İlgilenmediğim, bilmediğim bir konu; o maçta bu olmuştu, sahi, şunda da şu diyecek halim yok!

Hah, ben bile bu konulara kıyısından köşesinden takılmaya başladıysam, vay kendini teknik direktör sanan vatandaşın haline!

Taraftar hepten şapşırıp kaldı zaten! Takımım mı, takım tutar gibi tuttuğum partim mi?

Gerçi, ince bir ayar var; Trabzon Sporlular pek içlenmişlerdi başbakana, lakin oylarını vermekten de geri kalmamışlardı!

Hepimiz hayretler içinde kalmıştık bu duruma, ne yalan!

Yahu, ne anlarım toptan, gerçi fena da değilimdir ama çalım atmaktan ya, neyse…

Yani, ne takım tutarım, ne de futboldan anlarım!

Ama, Trabzonspor’un bunca küskünlüğüne rağmen Karadeniz’den AKP’ye oy akması beni ne kadar şaşırttıysa, ortaya çıkan şike durumu da aynı oranda şaşırttı!

Yani: Fifty fifty…

Yüzde elli elli!...

İlginç, tabii ki…

******

Neyse…

Böyle hengameler içinde detaylara ilgi göstermem gerektiğini öğrendim zaman içinde; yani son yıllarda bir ritüel halini aldı da…

Ana konu tam da incelene incelene herkesin anlayacağı kıvama geldiğinde, şak diye pek popüler bir konu doğuveriyor!

Araştırma konusunda pek sıkılgan, üretme konusunda pek tembel olan; kahvede, internette, aile ortamında laf üretmeyi pek seven halkımız yeni konuya atlıyor, zaman geçirmeden!

******

Gelsin Fenerbahçe, gitsin Galatasaray, Beşiktaş’tan ne haber lan?

Oooo, o spor, bu spor!...

Huuu!

Mecliste neler oluyor?

******

Meclisten geçen tüm kararlar, böylesine “Pek mühim!” sansasyonlar sonrası sessiz ve sakin şekilde karara bağlanıyorlar…

Sizler takımınızın akıbetini merak ederken, hakkınızda alınan kararlardan bihaber; gözünüzün boyası çekilirken, iliğiniz çekiliyor; lakin yine de gülümsemeyi ihmal etmeyin! Resminiz çekildi: Cıt!

Fişlendiniz: Şıp!

Trabzonspor’u hak ettiği yere getireceğiz, Giresunspor berdelimiz!

******

Amannn… Siz spor ile uğraşın, siyaset neyinize! Oylarınızı verdiniz, gerisini ne düşüneceksiniz?

Bu arada, kaç kişi daha katarsak istediğimiz anayasayı çıkartırız, söyle bakalım kalem müdürü?

Haa, dur bakalım, bir de o konuda çalışalım!

******

Huuu!... Vatandaş! Tuttuğun takımın akıbeti ile uğraşmaktan vaz geç, kendi akıbetini takip et!

Bir başıma sizin haklarınızı nereye kadar takip edebilirim, inanın, bilmiyorum; her birimiz kendi haklarımızı takip edersek ancak sesimizi duyurabiliriz; bir tek bunu biliyorum!

Herkesin gözü futbol ile körleşmiş değil, herkes kendisini yalnız hissediyor değil! Bir şeyler var; hani pek çok özlediğimiz… Hani İnsanlık… Hani komşuluk… Hani yardımseverlik…

Düşman belleme yani; düşman sandığın değil!

Konu, komşun değil de…

Pek inandığın biridir, belki!...

******

Neyse….

Ne fena; her bir şey bir başka şey ile ilişkilendiriliyor artık!

Ne çileğin, ne elmanın… Ne de kirazın el değmemişliği kaldı; ne şeftalinin namusu! Karpuz ve kavun hepten eşkali uluslararası şifrelemede baş tacı!

******

Yaaa… Ne diyordum ben?

Hani futbol, hani şike… TBMM… Cemil Çiçek… AKP… CHP… MHP…

Amannn…

Oyunuzu verdiniz, siz sağ, onlar selamet!

Bundan sonrası sizin işiniz değil; siz Fenerbahçe falan ile uğraşın; yürünecek yolda size fazla ihtiyaç yok şu anda!

Gerek olursa çağrılırsınız, siz tuttuğunuz takım ile uğraşınız!

“Gel” denildiğinde gelmeyi de unutmayınız!

Yoksa! Hımmm!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hep satır aralarında siyasete sokulan çuvaldızları görüyor ve ne yazarsan yaz seni halkın yazarı olarak ilan ediyorum Gülgün arkadaşım.

Kerim Korkut 
 10.07.2011 9:48
 

Sayın Karaoğlu,bi harikasınız.Pek bi güzel yazı olmuş bu.Beş duyunuza sağlık derim.Deveye niye boynun eğri diye surduklarında... İyi de arkadaşlar neyim doğru demesi misali... Aynen öyleyiz... Bir elamete binip kıyamete gideni aratmıyoruz.Buna da şükür desek mi ki?...

Süleyman Alkan 
 05.07.2011 10:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1287
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster