Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Haziran '17

 
Kategori
Ramazan
Okunma Sayısı
160
 

Oruç tutan alır ancak sevabı

Oruç tutan alır ancak sevabı
 

Bereket ayıdır Ramazan ayı

Oruç tutan alır  ancak sevabı

Sevabına yetmez  mevcutlu sayı

Oruç tutan alır  ancak sevabı

*

Diller hep duada eller açılır

Gül kokusu gibi koku saçılır

Sırat korku vermez rahat geçilir

Oruç tutan alır  ancak sevabı

*

Dinde kolaylık var yeter ki iste

Tutmaz olur yolcu zordaysa hasta

Ciddiysen ilgini  hiç çekmez pasta

Oruç tutan alır  ancak sevabı

*

Eli beli dili haramdan sakın

Mevlam güzel eyler tavrını takın

Vadedilen günler elbet çok yakın

Oruç tutan alır  ancak sevabı

*

Oruç tutmak sanma  aç aç durmaktır

Niyazsız duasız tutan ahmaktır

Ucuz cennet ummak  kafa yormaktır

Oruç tutan alır  ancak sevabı

*

Oruçluyken dilin gıybet etmesin

Yalan sözden sakın doğru bitmesin

Kerim der oruçsuz kimse ölmesin

Oruç tutan alır  ancak sevabı

*

Adıyaman-Kerim BAYDAK

***Biraz da tefekkür***

*Söyleyenle Yaşayan Arasında Ne  Fark Vardır?*

Ermişlerden birine, sormuşlar:

"Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır?"

"Bakın göstereyim"demiş ermiş...

Önce sevgiyi dilden gönüle indirememiş olanları çağırarak, onlara bir sofra hazırlamış.

Hepsi oturmuşlar yerlerine, derken, tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş.

Arkasından da derviş kaşıkları denilen bir metre boyunda kaşıklar.

Ermiş: "Bu kaşıkların ucundan tutup öyle yiyeceksiniz." diye de bir şart koşmuş.

"Peki..."demişler ve içmeye teşebbüs etmişler.

Fakat o da ne.!

Kaşıklar uzun geldiğinden bir türlü döküp saçmadan götüremiyorlar ağızlarına.

En sonunda bakmışlar beceremiyorlar, öylece aç kalkmışlar sofradan.  

Bunun üzerine "Şimdi..." demiş ermiş.

"Sevgiyi gerçekten bilenleri çağıralım yemeğe."

Yüzleri aydınlık, gözleri sevgi ile gülümseyen ışıklı insanlar gelmiş oturmuş sofraya bu defa. "Buyrun" deyince, her biri uzun boylu kaşığını çorbaya daldırıp, karşısındaki arkadaşına uzatarak içirmiş.

 Böylece her biri diğerini doyurmuş ve şükrederek kalkmışlar sofradan.

 "İşte..." demiş ermiş: "Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini görür ve doymayı düşünürse, o aç kalacaktır. Ve kim arkadaşını düşünür de doyurursa, o da arkadaşı tarafından doyurulacaktır...”

Kerim BAYDAK

kbaydak61-artan@hotmail.com

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dizelerinize içtenlikle katılıyorum.Eksiksiz dillendirmiş ve Ramazan ayının ruhunu gülümsetmişsiniz ne güzel.Ne var ki bu bereketli ayın zihnini bulandırmışlar.Bakara Suresi 182.Ayette şöyle buyurulur:Beyaz hat siyah hattan ayrılıncaya kadar yiyip içebilirsiniz.Veya şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayrılıncaya kadar yiyip içebilirsiniz.Burada fecir yani ışığın kızzıllığından da bahsedilir.Beyaz ve siyah iplik olayı da var ayrıca.Yüzyıllardır bu böyle sürüp gitti.Ne var ki ülkemizde sahur bir saat öncesinden sonlandırılır.Ama daha bir saatten fazla zaman var oysa.Allah'ın Kelam'ındaki tarife uyulmuyor yani.Bu son iki sene içindeki uygulama doğruysa yüzyıllar yalan.Bu çelişkinin giderilmesi gerekir.Bu uygulama ne ve kim kaynaklı açıklanmali diye düşünüyorum.Yüreğinize sağlık Kerim bey.Selam ve saygılarımla.

Abbas Oğuz 
 09.06.2017 12:07
Cevap :
Çok haklısınız teşekkürler. Abbas Oğuz beyefendi.Selam ve sevgiler bizden.  12.06.2017 8:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1004
Toplam yorum
: 127
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 210
Kayıt tarihi
: 06.11.12
 
 

Kerim BAYDAK 01.01.1961  ADIYAMAN  doğumlu.. 2003 yılında Anadolu Üniversitesi  İşletme Fakultesi İ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster