Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Rıza Üsküdar (Anadolu'm ayağa kalkarken)

http://blog.milliyet.com.tr/ruskudar

21 Mayıs '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
6897
 

Osman Hamdi Bey ve silah taciri eseri

Osman Hamdi Bey ve silah taciri eseri
 

Osman Hamdi Bey’in Silah Taciri eseri (1908)


Osman Hamdi Bey, Avrupa’da eğitim almış ancak içinde bulunduğu kültürden uzaklaşmadan bunu sanatına ve hayatına yansıtabilmiş, döneminin en önemli ressamlarından biridir. Sanat alanında tanınmasının yanında, arkeoloji alanında da birçok çalışmalar yapmıştır. Bunların yanı sıra, Türkiye’de müzecilik çalışmalarına öncülük etmiş ve haklı olarak Türk müzeciliğinin kurucusu olmuştur.

Ülkemizde, 18-24 Mayıs tarihleri arası “Müzeler Haftası” olarak kutlanmaktadır. Bu vesileyle Türk müzeciliğinin temelini atan ve gelişmesinde büyük emeği geçen Osman Hamdi Bey’in, usta bir biçimde tuvaline yansıttığı, “Silah Taciri” adlı tablosunun ikonografik çözümlemesini yaparak, kendisini anmak istedim.

Sanatçı bu eserinde, oğlu ve kendi üzerinden hayatın iki temel gerçeği; yaşlılık ve gençlik ile onların insan davranışlarındaki yansımalarını anlatmaya çalışmıştır. Bu aynı zamanda, insan neslinin sürdürülmesi ve hayatın akışını, kuşaklar arası çatışmayı, her kuşak için neyin önemli olduğunu, silah alıcısının zamanla nasıl silah satıcısı konumuna geldiğini anlatmakta ve yaklaşmakta olan ölüm gerçeğini hatırlatıyor izlenimi vermektedir.

Sanatçı bu gerçekleri anlatırken; baba ve oğlun giyim kuşam biçimlerinden, resmine yansıttığı beden dili ve onları ele veren ruh hallerini, ellerine aldıkları eşyaları ya da almadıkları eşyaları, tabloya yansıtılan fiziki durumlarını kullanmış ve bunların yansımalarını tabloya başarılı bir şekilde resmetmiştir.

Babanın giysisi yaşına uygun bir şekilde gösterişten uzak iken; oğul gösterişli bir kıyafet içerisindedir ve gençliğin verdiği bir özgüven duygusu taşımaktadır. Bu kılıcı tutuşuna ve yan gözle ona bakışına yansımıştır. Bu duruş biçimi, oğuldaki özgüvenin tam olarak oturmadığını göstermektedir. Bu nedenle baba ona bakarak, öğüt vermektedir. Ancak oğlun, babaya değil kılıcına bakıyor olması, onu dinlemediğini gösterdiği gibi, aynı zamanda kuşaklar arası çatışmayı da anlatıyor izlenimi vermektedir.

Yine baba ve oğlun, kullandıkları başlıklar da, ikisi arasındaki dünya görüşü farkını yansıtmaktadır. Ayrıca babanın oturur vaziyete olmasına rağmen, oğlunun ayakta kompoze edilmesi, insan hayatının yaşlılık ve gençlik gibi iki önemli kuşağını ifade etmektedir. Babanın, silahları eline almaması ya da yere bırakması; oğlun ise tam tersine eline kılıcı yeni aldığı izlemi vermesi; babanın sonun başlangıcında, oğlun ise henüz hayatın baharında olduğunu anlatmaktadır.

Genel olarak eseri değerlendirdiğimizde; “Silah Taciri” eseri, yaşamının sonlarına yaklaşmış büyük bir sanatçının, oğlu ile olan diyalogunu ve bu bağlamda, erkek dünyasının dışa dönük bir değerlendirmesini yaptığı bir tablodur. Hüzünlendiricidir; baba kaybettiklerini, oğul ise keşfedeceklerini düşünmektedir.

Osman Hamdi Bey, Batı kültürünü yakından tanımış ve onu özümseyerek kendi kültürü ile bütünleştirmiş ve Osmanlı geleneği ile Batı sanatından hareketle yeni bir sentez meydana getirmiştir. Bunu da eserlerine yansıtmıştır. Bu yaklaşımıyla, son dönem Osmanlı toplumuna ışık tutmuştur. Bu bağlamda kendisine, Osmanlı-Batı sanatı sentezi ile çözümlemeli bir ikonografi oluşturmuştur.

Osman Hamdi Bey’i; Türk arkeolojisine, Türk müzeciliğine ve Türk sanatına verdiği hizmetlerden dolayı rahmetle anıyorum.

Umarım günümüzdeki silah satıcısı babaları, silah alıcısı gençler, resimdekinin aksine iyi anlarlar. Kendim de az çok bir silah satıcısı olduğum için; oğluma, kızıma ve tüm gençlere; babalarınızı, onların sizi anlamaya çalıştıkları ölçüsünde, siz de onları, anlamaya çalışın öğüdünde bulunmak isterim.

Sevgili gençler, gözlerinizi kılıçlarınızdan bir an için uzaklaştırın ve bu yazıyı okuyup anlamaya çalışın. Sevgi ve saygılar...

 

Rıza Üsküdar

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 2340
Toplam yorum
: 1163
Toplam mesaj
: 183
Ort. okunma sayısı
: 508
Kayıt tarihi
: 15.08.06
 
 

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih bölümü mezunuy..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster