Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '08

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
353
 

Öylesine…

Öylesine…
 

Saat yine geç rakamlarda ve uykudan eser yok, İzmir soğuk, İzmir yağmurlu ve demin bir şiir okudum İzmir ile ilgili, üzüldüm…

Şiirden pek de iyi anlarım diyemem, kendi yazdıklarımı da “şiirimsiler” olarak tanımlarım, “şiir” deme cesaretini kendimde bulamam, ama, hani bu kadarı olmaz dedirtiyor bazı şiir kategorisindekiler!

Editörler ile bu güne dek özel bir konum olmadı, böyle bir hakkı da kendimde bulmadım şahsen, problem olabilecek bir durum söz konusu olmadı zaten…

Şiir kategorisi açılırken bir açıklama yapılmıştı, çok iyi hatırlıyorum: Değerlendirme olamayacaktır tarzında bir bildirimdi.

Çok da mantıklı gelmişti, adı üstünde şiir, ne duygunun, ne de doğal dökülmelerin kontrolörü olur!

Örneklemek istemiyorum, ama öyle yazılanlar var ki, şiir değil, yalnızca cümlelerin, kelimelerin yan yana getirilişi, her birimiz yaşadık, birilerine ifade edemediğimiz duygu ve düşüncelerimizi kağıtlara boşalttık, kah kendimizde sakladık, kah postaladık, ya da internetin sunduğu avantajlardan faydalanıp, ilk etapta ulaşır belki de ilgili kişiye diye, sonrasında ahanda şiir yazdım ben diye paylaştık!

Bu konuda konuşacak yeterlilikte olduğumu asla düşünmüyordum, şu an bir ikilemdeyim: Ya ben kendimi pek hafife aldım, ya da bir değerlendirme mekanizması gerekiyor, yoksa hakikaten bazı yazılan şiirler komik kaçıyor, yazılar değerlendirilmelerden geçiyor ve gerek görüldüğünde yeniden düzenlenmeleri konusunda uyarılıyorsa, ki, yazan kişiye hakaretten öte bir yardımdır, yol göstermedir aslında, şiir konusunda aynı yöntemin uygulanmıyor olması, öncelikle seçicilik anlamında ikilem yaratacak gibi gözüküyor bana!…

Sonrasında, şiir yazdım diye kendini şair diye duyumsayanların her bir kabulünün ilgili kişileri geliştirmek yerine köstek olunması konusu geliyor!

Bir anlamda da adaletsizlik durumu söz konusu oluyor: Yazılar denetimden geçerken, şiirler geçmiyor!

……..

Oooo saat gece üçü geçmiş, oysa erken uyumak isterdim, özellikle bu gece, malum, İzmir Milliyet Blog toplantısı var, yeterli uykuyu uyuyayım ki, vakitlice kalkayım istiyordum!

Yeterli uyku yalnızca sağlık, enerji anlamında değil, ah biz kadınlar, gözaltlarım da morarmasın uykusuzluktan istemiştim!

İki arada, bir deredeyim!

Bir yanım çok şık olayım istiyor, uykusuz kalmayayım, güzel görüneyim istiyor, bir yanım, görücüye mi çıkacaksın, normal yaşam şartlarında devam et diyor!

Bir yanım önemsiyor, özel bir toplantı, bir yanım en doğal halinde olmadıkça anlamı var mı diyor!

En doğal halimde, saat akşam yedide ancak katılabilirim kendilerine, o saatte katılacak birilerini bulursam elbette!

Aman, kafana taktığın şeye bak diyor bir yanım, keyif için gideceğin bir toplantı için her zamanki keyfinden feragat mı edeceksin!

Bir diğer tarafım isyan ediyor, ayda yılda olan bir durum, özel elbette! Ahh, tırnaklarımı yediğimi görecekler! Geçen sefer yemediğim zamanlardı! (Gülüyorum bu arada, tırnak yemekten ziyade uzatmış olmam aslında tanıyanlarım için takdire şayandır!)

Bunlar da komik aslında, ama varlar!

Özel bir şeyler kişi ile anlamlıdırlar! Yarınki toplantı için saçlarımı bigudi ile sardığım normal şartlar altında konuşulmaması gereken bir konudur, ama öyle şeylere tanık oluyorum ki, kadınsal durumları anlatma anlamında şu durum bile bazı kıstaslar karşılığında, samimi itiraf anlamında, değerli olabiliyor!

…......

Şiirimsilerim konusunda beni yüreklendiren herkese teşekkürler, Milliyet Blog yetkililerinin aldığı kararlara da teşekkür ederim! Haklıyım, ya da haksız, şiirimsilerim şiir kapsamına girer mi konusunda, ama en azından özgüvenim oluştu!

Ancak, ben dahil, yine de denetimden geçmeleri konusunda bir önerim olacaktır kendilerine, editörlerden ziyade yöneticilere!

En kötü ihtimalle beni bile çağırabilirler denetime, ben bile ayıklayabilirim, enikonu, yeter ki yazıların kontrolü kadar şiirler de, en azından bir nebze olsun ayıklansın ve Milliyet Blog bu konuda yol geçen hanı olmasın!

………

Dışarıda yağmur var, aralıksız!

Toplantı anında içeride mi oturacağız? Ona göre giyinmek gerek, ahh… Saçlarımın bukleleri yağmurdan dolayı bozulur mu?

Saat kaç oldu, gözaltlarım çok morarır mı?

Yarım saat sonra uyusam, kaçta kalkarım, kaç gibi hazırlanıp, toplantı mekanına varırım?

……….


Gülgün Karaoğlu
Kasım,30/08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Eee, toplantı nasıldı?

vakayinüvis 
 30.11.2008 21:41
Cevap :
Şekerim, sabah bir uyandım saat 08:00, ooo daha erken dedim, uyumaya devam ettim ki..... Gayet başarılı bir devam olmuş, saat 13:20 ye kadar! Yollar kalabalık, toplantıya ulaşma saatim epey bir geç oldu! Doyumluk değil tadımlık kıvamındaydı yani! Ama pek hoştu! Üzüldüm tabii ki, bazı arkadaşlarlarla hiç tanışamamış oldum, benden önce ayrılmışlar... Bir çok kişiyle uzun sohbet etmek isterdim, olamadı... Neyse... Özden (Zirve) buklelerimi pek beğendi! Ben de sarmaları! :)) Ali Açıköz yazıyı okumuş, en erken benim orada olacağımı tahmin ediyormuş, pek güldük, şımarık çocuk tarzıma! :) Bir önceki toplantıdan tanıyan garsonlar pek hoştular, beni gördüklerinde koşturup, karşıladılar, memleketten gelmiş ablaları kıvamında kucakladılar! :) Vakit az da olsa, şımarmama yetti yani, anlayacağın canım! Senimle de tanışmak isterim bir gün, özellikle!.. Sevgilerimle...  01.12.2008 14:15
 

Neşeli ve enerjiktiniz. Protokol stresi yoktu. Mustafa bey ince espirileriyle ortamı yumuşattı.

Özkan Salman 
 30.11.2008 20:14
Cevap :
:)) Çok teşekkür ederim!... Biraz geç katıldım, fazla sohbet edemedik ama bir başka toplantıda umarım acısını çıkartırız! Sevgilerimle...  01.12.2008 14:00
 

Bugün kasımlı! ( benim meymenetsiz esprilerimden biriydi bu Gülgün Hanım! Kızmadın değil mi!)

Ahmet Balcı 
 30.11.2008 4:06
Cevap :
:))))) Benim hoşuma gitti ama esprin! Ayy oyalama beni Ahmet, uyuya kalmışım zaten, ancak hazırlanıp çıkacağım, toplantıya assolist olarak katılacağım anlaşılan, hani en son assolistler çııkar ya sahneye, o bağlamda... :))) Bu arada şimdilik hava ne Kasımlı, ne Aralıklı ama İzmir bu, beş dakika sonra ne olacağı da belli olmaz hani! :) Sevgilerimle...  30.11.2008 13:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1278
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster