Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
536
 

Özle(yeme)mek.

Özle(yeme)mek.
 

“Sadece beyaz peynir,haydari, karışık salata, bir de 35’lik alalım....Teşekkür ederim,kendim koyacağım rakıyı” ...

Akvaryumun hemen yanında, rutin rakı seramonisine başlamıştı. Neredeyse aynı kelimeleri kullanırdı ilk dubleyi koyana kadar. Sonrasında gelen muhabbetin çeşitliliğiyle alakası olmazdı o kalıp cümlelerin...

”Önce rakıyı koymalısın,rakı kadar da su, makbulü çok soğuk suyla içmek ama asla o kadar soğuk su getirmiyorlar.Ehl-i Keyf de yok. Buz koyacaksan çok yavaş ve bir tane koyacaksın...”

Neden çok yavaş koymak gerekiyordu anlamıyordum. Ne zaman artık O yoktu ve bu seramoniyi kendim yapmaya başladım o zaman anladım. Sadece rakı taşmasın diye gerekli değildi buzu yavaş koymak. Aynı zamanda bu seramoninin son aşaması olduğu içindi. Buzsuz bir rakı seramonisi olamayacağı içindi. Buz bir bakıma bir saygı ifadesiydi. Rakıya takılmış bir madalyaydı. Sanki birazdan, Rakı Milli Marşı’nı okumak için Can Yücel’i sahneye davet edecektik.( “İçim rakı dışım su. Bu mahmur cinayette” )

Kişiler,mekanlar,yaşananlar değil de, asla unutulmayan cümleler mi asıl özlenenler? O cümlelerin söylendiği anlar mı? O anlardaki muhabbetin çeşitliliği mi? O çeşitliliğin heyecanı mı? O heyecanla damarlarda akan deli kan mı? Yoksa bişeyleri öğrenebildiğimiz ,herşeyin bizi şaşırttığı o meraklı zamanlar mı? Gençliğimiz mi aslında kişileri,mekanları ve yaşananları özlerken asıl dönmek istediğimiz ? Geçmişimiz mi ,gerçekliğimiz mi?

Farkettiniz mi ?Artık hiç birşeyi o kadar da fazla özlemiyoruz...




dipsos: Bulan bana da yollasın. Münir Nurettin Selçuk / Tereddüt

fotoğraf: http://www.evreninharitasi.com/260507-180907.php

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bulamıyorsa artık insan özleyecek bir şey bu yaşamda, yaşıyormuş ha bu dünyada ha öbür dünyada.

Keyif Adamı 
 29.09.2007 2:30
Cevap :
Çok acımasız bir söylem yav...Özlemek kanıttır yaşadığına ama özlem dediğin hakkikaten fazla acıtan bişey değil midir...Bak şimdi!Eskisi gibi özlemiyorum ama çatır çatır da yaşıyorum valla! Hem de keyfine vara vara:)  29.09.2007 12:42
 

Buz nasıl saygıysa rakıya; özlemde öyle saygı tüm anılara... anı fıçısı olmak mı ümmi haşa... Sevgilerimle...

I'm not SUPERMAN 
 25.09.2007 19:57
Cevap :
:) Buralardaysan sorun yok! Anı fıçısı! Çok hoş yahu!  25.09.2007 20:26
 

"özlemek en güzel yönü bekleyişlerin. seni bunca özlemesem bunca sevemezdim ki" diyor ya şair. bekle(ye)memekten belki de özlemleri kayıtdışı bırakıyor olmamız. yada öyle görünmemiz. kaç kişi gideni bekleme yürekliliğini gösterebiliyorki artık, kalan olmaktansa yoluna devam etme durumu varken...

beenmaya 
 25.09.2007 9:47
Cevap :
Ah beenmaya ah! Yani öyle de bişey demişsin ki, "at kadehi elindeeeeen" ruh durumuna geçiş yapıveriyor insan:)  25.09.2007 20:32
 

Özlenecek şeyler bırakmak lazım hayata ;) Sevgiyle...

Barış 
 24.09.2007 20:23
Cevap :
hakikaten arkadaşım..en kısa zamanda:)  24.09.2007 20:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 82
Toplam yorum
: 473
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 1183
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

İstanbul'da yaşanan tüm aşkların, tüm ayrılıkların, tüm özlemlerin, tüm nefretlerin, tüm eğlenceleri..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster