Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
322
 

Özür kampanyası ve yine 301

Özür kampanyası ve yine 301
 

'1915’te Osmanlı Ermenileri’nin maruz kaldığı Büyük Felaket’e duyarsız kalınmasını, bunun inkar edilmesini vicdanım kabul etmiyor.
Bu adaletsizliği reddediyor, kendi payıma Ermeni kardeşlerimin duygu ve acılarını paylaşıyor, onlardan özür diliyorum.’

...

Bu sözlerle başlattılar kampanyalarını... Bana sorarsanız bir de büyük bir ikiyüzlülükle... Çünkü, gerçek bir aydın tavrı sergilemek isteniyorsa eğer, beklerdim ki, ‘büyük felaketin’ baş harflerini büyük yazıp, imada bulunmak yerine ‘Soykırım’ desinler; öyle olduğuna inanmıyorlar mı nihayetinde?

Bir de kanal kanal gezip, ‘bu bireysel bir tavırdır, neticede ‘özür diliyorum’ diyoruz, vicdani bir meseledir’ vesaire derlerken, yine isterdim ki bir kişi de sitenin adının neden, ‘özür diliyoruz’ olduğunu sorsaydı zat-ı muhteremlere...

Siteyi son ziyaret ettiğimde ulaştııkları imza sayısı 26771 idi...

Bu rakamın ne kadarı olup bitenden gerçekten haberdar olarak, bilinçli bir şekilde oraya imzasını attı, ne kadarı özenti solcu tavırları yahut etnik hınçla imzaladı bilemem; ama örneğin son kitabında, konuya dair: ‘bendeki bu ilgisizliğin tuhaf bir yanı var. Sanki baştan ayarlanmış gibi, hakikaten merak etmiyorum. Kötü birşeyler olduğunu biliyorum ama öğrenmek istemiyorum’ diyen Ece Temelkuran’ı, olanlar nedeniyle özür dileyenler arasında görmek, gülümsetti beni...

Kampanyanın başını çeken isimler? Baskın Oran’ı, Ali Bayramoğlu’su, Ahmet İnsel’i... Bu isimler beni gerçekten gülümsetiyor artık, bir nevi Yalçın Küçük etkisi doğuruyorlar bende. Doğrusunu söylemek gerekirse bu kampayaya, belli insanların ‘meslek kaygısı’ olarak bakıyorum. Bu isimler ‘profesyonel özür dileyiciler’ benim gözümde; işleri bu, varlık nedenleri bu... Yoksa, ortaya koydukları bir başka fikir, düşünce, teori... Hadi canım sizde!

Ve tekrar ediyorum, komikler, çünkü örneğin, bu insanlarla bilimsel anlamda tartışamazsınız, bir masaya oturup fikirlerinizi, tarihsel verilerinizi çarpıştıramazsınız... Kuytu köşelerde, Soros üniversitelerinde, kendi aralarında toplanır, ‘Ermeni soykırımı olmuştur!’ der, sonra da ‘demokrasi adına ne güzel bir tavır sergiledik’ diye kendilerini tatmin eder; geri kalan herkesi de faşistlikle, milliyetçilikle suçlar bu adamlar...

Beni güldüren yanları da budur...

...

Yoksa, bir insanın ‘Bu ülkede Ermeni Soykırımı olmuştur’ demesinde bir gariplik görmüyorum ben. Elbette bu bir fikirdir, kişi bunu araştırıp, inandığı fikrini ortaya koyabilmeli, dile getirebilmelidir de... Demokrasi denilen şey bu değil midir?

Demokratik bir toplumda, tarihsel olaylara karşı, farklı düşünen kesimlerin, fikirlerini dile getirmeleri, oturup tartışabilmeleri, halkın da bu tartışmalardan bilgi edinmesi, değerlendirme yetisi kazanması normaldir, doğaldır, olağandır, dahası gereklidir...

Tam da bu nedenle, bütün komik tavırlarına karşın, bu ‘demokrasi meczupları’nın imza kampanyası, demokrasi adına normal karşılanmalıdır, doğal karşılanmalıdır...

....

Yok eğer; Ankaralı bir grup vatandaşımızın yaptığı gibi, bu kampanyayı başlatan insanlar hakkında 301. maddeden dava açılmasını isteyip, 'Türklüğü' aşağıladıklarını söyleyip, bu yönde dilekçe hazırlarsanız...

1) Herşeyden önce, demokrasiden nasibini alamamış, kendi ülkesini, fikirlerini, tarihsel verileriyle değil, ceza yasalarıyla savunmayı tercih edecek kadar güvensiz, paranoyak insanlar durumuna düşersiniz, ki muhtemelen ya öylesinizdir ya da şovmen birer milliyetçisinizdir..

2) Ama daha da önemlisi, tam da bu ‘demokrasi meczuplarının’ istediğini yapmış olur; onları mağdur durumuna düşürür, ortalıkta, özgürlük, demokrasi kahramanı edasıyla dolaşabilmeleri için, ellerine, arayıp da bulamadıkları fırsatı vermiş olursunuz...

Bugünden sonra izleyin bakın Baskın Oranları, Ali Bayramoğlu’nu, Murat Belgeleri, Etyen Mahcupyanları, vs vs’yi..

...

Özür kampanyasına 301. maddeden dava açılmasını isteyen Ankaralı yurttaşlarımızı tebrik ediyorum...

Böylesine fos bir kampanyayı kimse bundan daha çok yüceltemezdi...

...

Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur lafını bırakın da,

Türk’ün Türk’ten büyük düşmanı yok sanırım şu yeryüzünde...

Afferin size!...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

esasen ayıplanması ve gülünmesi gereken siz ve sizn gibilerdir. kafanızı kuma gömüş gerçekleri görmekten aciz, resmi tarihin daha temel eğitimde sizlere öğretenlerle yetinen bilgi fukaralarısınzı. bütün gerçekler olduğu gibi gün ortasındayken, kalkıp güneşi balçıkla sıvamanın akıl karı olmadığını herkesçe bilinir. ama yaptığınız güneşi balçıkla sıvamaktır. türk her zaman haklıdır, herkes tarafında haksızlık yapılıyor, hakkını teslim edilmeyen bir millet. tabiiki tırnak içinde. işkence dedin mi sizler, fahili mechul denil dimi lati ülkeleri ve türkiye, en büyü faşizan yapı denildimi gene sizler. istila ve talanla zorla elegiçrdikleriniz yerlerde güzel hanımları alıp haremlere kapatan gene sizler, çocuklarını devşirip babalarını onlara kestiren gene sizler, bir kısım güzel oğlanı alıp sarayda iç oğlan olarak çalıştıran ve sevk aracı olarak iğdi eden gene sizler. peki doğrunuz güzelliğiniz nerde. tüm bunlar ne kahraman bir millet olduğunuz gerçeği ortaya çıkariyor.

esat turan 
 13.01.2009 17:29
Cevap :
sizde güldürdünüz beni, sağolun, varolun:)  15.01.2009 11:14
 

Özür dileme konusuyla ilgili bu yazınızı keyifle okudum. Genç yaşınızda, politik gerçekleri çok iyi biliyorsunuz, tebrik ederim. Yazınızdaki düşüncelerinizi tümüyle onayladığımı da bilmenizi isterim. Saygı ve sevgilerimle.

Mustafa Mumcu 
 11.01.2009 23:13
Cevap :
Yorumunuz için çok teşekkür ederim..Saygılarımla...  12.01.2009 10:46
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 74
Toplam yorum
: 139
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 1780
Kayıt tarihi
: 06.05.07
 
 

Zonguldak’ta doğdu. On altı yaşından beri çeşitli yerel, bölgesel ve ulusal gazete-dergilerde, ay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster