Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

06 Kasım '11

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
1465
 

Pazar Neşesi (Efendimize de Yemin Ettirdiler mi?)

Pazar Neşesi (Efendimize de Yemin Ettirdiler mi?)
 


Padişah Üçüncü Mustafa, Ragıp Paşa'yı çağırarak :

"Kuzum şu senin Haşmet'inin övgüsünü birçok kişilerden işitip duyarız... Şunu bana bir göndersen de dinlesek!" demiş.


Ragıp Paşa :

"Ferman efendimizin!"

Diye huzurdan çıkarak, Haşmet'i çağırmış. Padişahının fevkalade olan hasisliğini bildiği için :

"Buraya bak, Haşmet!.. Efendimiz ferman kıldı, seni huzuruna kabul buyuracak. Kendilerini zarif nüktelerle, latif hikâyelerle eğlendirmek için elinden geleni yaparsın. Fakat huzur-u şahanelerinde paradan puldan bir bahis açarsan, yâni ihsan umar gibi bir vaziyet icat edersen, senin kelleni uçururum vallahi!.." demiş.


Haşmet :

"Aman efendim, katiyen böyle şey yapmam..." diye tekrar tekrar paşayı temin etmiş.


Etmiş ama, Ragıp Paşa :

"Ulan sana inanılmaz!.. Hele besmele çekip bir yemin et bakayım!.." demiş.


Haşmet, 3-4 defa yemin ettikten sonra paşanın yanından ayrılarak sarayın yolunu tutmuş.


Saraya varınca, Sultan Mustafa'ya Haşmet'in geldiğini haber vermişler. Padişah, Haşmet'i bekletmeksizin huzuruna kabul etmiş. Haşmet, huzurda olanca ustalığını göstererek çeşitli nükte ve şaklabanlıklarla padişahı saatlerce güldürüp eğlendirmiş. Padişah bu kadar gülüp eğlendikçe, Haşmet de kendi kendine şöyle düşünürmüş :

"Yahu, padişah ne kadar eli sıkı ve ne kadar hasis olursa olsun, bu kadar hoşuna giden bir adama karşı her halde az-çok ihsanda bulunmaktan çekinmez."


Fakat Sultan Mustafa hiç oralı olmayarak, Haşmet'e her dinlediği hikâyenin sonunda lafla birçok iltifatta bulunur :

"Aman Haşmet, doğrusu fevkalade mahzuz oldum, devam et!" der, güler dururmuş.


Haşmet :

"Artık efendimizi fazla rahatsız etmeyeyim, müsaadeleri olursa gideyim. Ferman buyurduğunuz zaman tekrar rahatsız ederim." diyerek izin istemiş.


Padişah pek memnun olduğunu söyleyerek yine gelmesini istemiş ve müsaade etmiş; ama, ne küçük bir ihsan, ne de ufacık bir hediyeden eser görünmüş.


Haşmet, bu hayal kırıklığından üzgün halde saraydan çıkarken, mabeyincilerden biri sormuş :

"Üstadım, sizi biraz düşünceli görüyorum... Acaba bir şeyden canınız mı sıkıldı?"


"Yok, Şevketmaab Efendimize arzedilecek bir mesele vardı, gafletle unutuvermişim de..."


Derhal keyfiyeti padişaha arzetmişler ve müsaadesini alarak Haşmet'i tekrar huzura getirmişler.

"Padişahım!.. Affınıza mağruren Efendimizden bir şey öğrenecektim, unutuvermişim. Efendim bendeniz huzur-u şahanelerine çıkmazdan evvel Ragıp Paşa kulunuz 'huzur-u devletinizde paradan puldan katiyen bahsetmeyeceksin' diye bendenize yemin ettirmişti. Acaba bendenizden evvel 'Haşmet'in yanında sakın paradan puldan bahsetmeyeceksiniz!' diye efendimize de bir yemin ettirdi mi, ettirmedi mi?.. Merak ettim de, onu öğrenmek istemiştim."

Deyince, Haşmet'in bu zekâsı padişahın fevkalade hoşuna gider ve emreder :

"Bu adama layıktır, bolca verin!"



......................................... MUTLU PAZARLAR .......................................

...................................... HAYIRLI BAYRAMLAR ..................................... 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Metin bey, mizah budur işte, öz olarak "düşündüren"...Zekâ her zaman galiptir...Selamlarla...

Yurdagül Alkan 
 06.11.2011 1:17
Cevap :
Aynen Gül Hanım, size katılıyorum, kıssadan hisse... Zeki olmak böyle bir şey, dahası yok bence de... Saygılar, hayırlı bayramlar...  07.11.2011 0:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3630
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster