Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Eylül '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
557
 

Raşaa! Raşaa!

Sabah kahvaltısından hemen sonra içilen biralar ve ardından şarap, kanyak, tekila ve ismini bilemediğim diğer alkollüler sayesinde erkekler ayakta durmakta zorlanıyor.

Kadınlar da hafif sallana sallana beş karış suratlarıyla dolaşıyor.

Gündüz etraflarında kimse yokmuş gibi çoluk çocuğun yanında öpüşmekten hatta ileri gitmekten çekinmeyen, akşam sarhoşluğun dibine vuran insanlar Raşaaa ! Raşaaa ! diye böğürürken biz azınlık Türk ailelerin dişleri bağırsaklarını kesti sinirden :)

Her türlü taşkınlıklarına ses çıkartmayan otel personel ve güvenliği bizi daha çok sinirlendirdi , bu arada bizim kişi başına ödediğimiz ücretin üçte biri fiyatına kaldıklarını duyunca daha da çok sinirlendim.

Biz neden hem maddi hem manevi kendi vatanımızda 2. sınıf insan muamelesi görürüz anlamam ki , bu yabancı merakımız ve hayranlığımız nedir ?

Adamlara bir tek gel kafama mıç demediğimiz kalmış, o güzelim Akdeniz kıyıları resmen onlarınmış havalarındalar.

Soğuk, sevimsiz ve kaba insanlar (bir çoğu diyelim çünkü tabi arada kaliteli ve sempatik Ruslar da vardı ama çok az)

Kendilerine hizmet ettirdikleri çalışanlara bile durduk yerde ana avrat düz gidiyorlar, o üç kuruşa sıcakta ter içinde çalışan çocuklara içim acıdı.

Ama Tuğrul 30 Ağustos gecesi bütün hıncımızı aldı sağolsun.

Arabamızdan ayırmadığımız Türk bayrağımızı alıp boynuna bağladı, o kadar Rus’un içine lobiye dalıp Türkiye ! Türkiye ! diye oteli inletti gecenin bir yarısında :) O babalarının memleketinde olduklarını sanıp durup durup Raşaa! Raşaa! Diye böğürenler sus pus kalıp bön bön baktılar :)) Gece üçe kadar otelin her yerinde bayrağımızla gezip Türkiye! Diye bağırdı inadına :) Orada ne kadar Türk varsa her gelen bayrağımızı öpüp gitti :)

Neyse, biz büyük ihtimalle Antalya sayfasını uzun bir süre kapadık , arabamızla dönüş yolunda Simay bir ara uyumuştu, uyandığında İstanbul’a yaklaşmış ve 34 plakalarının çoğaldığını görünce çığlık attı; - Oh be çok şükür Türkiye’ye geldik ! :))

*** Antalya maceralarımı anlatmaya devam edeceğim.

Millet olarak kızdım ama kadınlarının güzelliğini anlatacağım kıskançlık yok :)

Çıktığımız tekne turunda yaşadıklarımızı , Simay’ın maceralarını vs.

Biraz biriken işleri toparlayayım, hem de çektiğimiz fotoğraflar hazır olur, sizlerle paylaşırım.

Sevgiler

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Önce hoşgeldin diyorum sana. tatilin güzel geçmiş fotolardan belli. Yüzün hep öyle gülsün e mi. Gelelim asıl meseleye: aynı sıkntıyı Marmariste yaşadım ve bir daha gitmemeye de kararlıyım. Oysa ilk defa gitmiştim, heyecanla. Kendi memleketimde bir insan kendini bu kadar mı turist gibi hisseder! Ben mi turistim ruslar mı vallahi karıştırdım:)) Bu ne yaaaa, kendi memleketimde kendimi Rusya da gibi hissettim, her gün, her yemekte, her akşam...Kesinlikle tatil anlayışımı değiştirdim, bundan sonra Allah ömür verirse doğa ile başbaşa, sıcak olmayan, hele hele turist olmayan yerlerde geçireceğim tatilimi. Karadeniz yaylaları gibi...yine çok uzun olmuş, çok dertliyim ya bu konuda. Neyse. Sevgilerimle.

Nezahat 
 04.09.2008 0:27
Cevap :
Aynı düşüncedeyiz inan, şimdiden eşimle önümüzdeki senenin tatil planlarını yapmaya başladık bizim de ilk aklımıza gelen henüz bakir karadeniz bölgesi :) Allah kısmet ederse seneye oradayız demek, belki karşılaşırız bile yaylalardan birinde ne dersin :)) sevgiler  04.09.2008 9:23
 

Turizm de bize layık görülen yer tuvaletin yanı maalesef. Halbu ki paraya kazandıran bizleriz ama nedense onlar üç otuz paraya Rusları tercih ediyorlar. Ben en son 1998 yılında gittim Antalya'ya ve o ruslar yüzünden yeminliyim gitmemeye, ne bir otele ne bir tatil yöresine.

Murat Ersöz 
 03.09.2008 23:40
Cevap :
Ben de sizin gibi yeminliler kervanına katıldım Murat Bey :) sebeplerim çook :) sevgiler  03.09.2008 23:46
 

illede vatanım demiş..." Benimde antalya maceram bol sivri sinekli, gözü - dizi şişmiş vaziyette, tek kare fotoğraf çekmekden, sıkıntıdan kilo verip, birde üstüne yabancılardan fazla para ödeyip, arkama dönüp hiç bakmadan İzmir'ime koşmamla sonuçlanmıştı. Anlaşılan o ki yazınızdan sadece bana böyle terslikler denk gelmemiş, Antalya Türkler için yaşanması zor bir şehir olmuş. Herkes İzmir'in suyumu çıktı niye gittiniz demişti:)) Sevgiler...

Demet 
 03.09.2008 10:47
Cevap :
Kaşınmışız demek ki :) oysa benim 5.kez gidişim ve her gittiğimde çeşitli sebeplerden mızmızlanırım:) ama bu kez hakikaten uzun bir süre ara vermeyi kafama koydum, İzmir'e hiç gitmedim ama eşim gitti bir kaç sefer, sanırım önümüzdeki yıllarda izinlerimizi orada kullanabiliriz, teşekkürler, sevgiler  03.09.2008 11:09
 

Özledik yaf:)

sbseda.. 
 03.09.2008 10:06
Cevap :
hoşbuldum canım valla bende özledim:) orada internet de yoktu insan alışınca ne kötü oluyormuş artık son günler MB ve MSN krizim tuttu:)))  03.09.2008 10:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 149
Toplam yorum
: 2492
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1086
Kayıt tarihi
: 24.08.07
 
 

Rakamlardan vakit buldukça harflere bulanan, okuyan, yazan bir mali müşavirim. Anneyim. Hayatı ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster