Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Mayıs '16

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
541
 

Recep Tayyip Erdoğan'ın Davası

Recep Tayyip Erdoğan'ın Davası
 

DÜNYA LİDERİ


Türkiye uzun zamandır iyi yönetilmeyen bir süreçle çalkanmaktaydı. İnsanlar kime güveneceğini bilmiyordu ve ekonomi krizler ile dalgalanmaktaydı.  Kaos içerisinde yaşanmaya çalışılan bir dönemde ülke siyasetinin başına halkın oylarıyla gelmiş bir liderdir Sayın Tayyip ERDOĞAN

Sağduyulu vatandaşların kendisine olan güvenini boşa çıkarmayan Sayın Tayyip ERDOĞAN, zaman içerisinde dünyaya da kafa tutmuş ve insanlığı hiçe sayan yönetimlere karşı sesini yükselterek dünyanın adeta vicdanı, yüreği ve sesi olmuştur. Böylelikle; Türkler bir cihana lideri daha çıkarmış oldular. Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışının üzerinden yüzyıl dahi geçmeden bir Türk daha aynı sahneye dünya lideri olarak adım atmış oldu. 21. Yüzyılda adalet, insanlık, dünyada yaşanan haksızlıklara ve adaletsiz uygulamalara karşı kendini ortaya koyan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN tek dünya lideri portresi veren güçlü bir liderdir.

Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN ne yapmak istiyor? Davası nedir?
Sayın Tayyip ERDOĞAN; Türkiye’de yaşanan siyasi, insani sorunların çözüm arayıcısı değildir. Sayın ERDOĞAN tüm ezilen, yok sayılan ve hatta yok edilmeye çalışılan ülkelerin sorunlarıyla da ilgilenmekte ve bu konularla da ilgili haklı mücadelesini inisiyatifler alarak savaşmaktadır. Dünya üzerindeki; güvenlik, açlık, yetersiz insani yaşam şartlarının temini ve adil gelir dağılımı konularında mücadele veren tek dünya lideri Sayın ERDOĞAN’dır.

Varşova Paktının dağılmasının ardından, Batının İslam’ı kendisine en büyük düşman ilanı ve arkasından İslam ülkelerine saldırılarına yüksek sesle tek karşı koyan ve dik duran lider Sayın ERDOĞAN’dır. Batının yürütmekte olduğu Haçlı Saldırılarına karşı dur diyen bir İslam lideridir Sayın Cumhurbaşkanımız. Bu politikaları ve mücadeleleri ile adeta dünyanın vicdanı olmuş ve hak için batıl ile mücadelesini hiç temposunu düşürmeden sürdürmüştür. Bu kapsamda Sayın Cumhurbaşkanımız Dünya tarihinde bir ilk olan, Dünya İnsani Zirvesi’ne ev sahipliği yapma şerefini Türkiye’ye bahşetmiştir. Bunu tarih kayıtlarına almıştır. Böylelikle yüce Türk’ün cihanşümul bir millet olduğu bir kere daha kanıtlamıştır.

Dünya üzerinde yaşanan; Savaşlar, doğal afetler, salgın hastalıklar ve iklim değişikliğinin yol açtığı derin sorunlar tüm insanlığın varoluşunu tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Bu kapsamda Türkiye sadece içi boş siyaset yapmamaktadır. Türkiye dünyanın 140 ülkesinde çok yönlü insani ve kalkınma alanlarında faaliyetler yürütmektedir.

Türkiye, dünyaya bu uygulamalarıyla yol gösterici, ön alıcı ve vizyon oluşturucu rolü üstlenmekle cihanda bir huzur arayışı içerisindedir. Vizyonun ilk hedefi ise; mevcut olan çatışmaları, açlığın ve göçlerin önlenmesidir. Buradaki amaç tüm insanlığın adil bir paylaşım ve yardımlaşma ile huzur bulması ve dünyanın bir saadet dönemi içerisine girmesidir. Diğer gelişmiş ülkeler statüsünde olan devletlerin Türkiye’nin ortaya koyduğu vizyon, misyon, hedef ve uygulamalara yakın bir çaba dahi gösterememişlerdir. Bu sözde lider ülkelerin çaba göstermeme nedenleri ise dünyanın huzur içerisinde olması, paylaşımlarda bulunulması, terörün son bulması, yaşam standartlarına ulaşılması ve dünya üzerinde demokrasinin yayılması gibi bir sorunlarının olmamasıdır.

Türkiye, dünyanın lider kabul ettiği ülkelerden teröre karşı destek alacağına, bu ülkelerin Türkiye’ye karşı terörü organize etme çabalarıyla karşı karşıya kalmıştır. Sayın ERDOĞAN Terörün, teröristlerin, terör örgütlerinin dini, kökeni, bölgesi ve kültürü yoktur. Masum insanların hayatına kastetmesini hiçbir inanç, din, hiçbir kültür, hiçbir vicdan tasvip etmez.” demiştir. Bunu açıkça başka hangi ülkenin lideri dile getirebilmiştir. Terörle inleyen ülkelerin liderleri dahi teröre karşı bu kadar açık ve net bir tutum takınmamıştır.

Son dönemde ABD’nin Suriye’de PYD militanları ile birlikte yaptığı operasyonlar ve verdikleri demeçlerle terör odaklarının varoluş kaynağının ne olduğu alenen otaya çıkmıştır. Nerede demokrasi? Nerede insan hakları? Nerede özgürlükler? Nerede terör? Türkiye tarihinden gelen genetiklerle hem terör odakları hem de bu odakları oluşturan, yöneten, yönlendiren ve algı operasyonları yapan güçlerle mücadele yapmasını bilir.

Türkiye, savunma sanayisinin dışa bağımlılığını sonlandırmak üzere projeler üretmiştir. Hem Türkiye hem de dünyaya huzuru getirebilmesi amacıyla ve bu projelerin önemli bir kısmı tamamlanarak birer birer hayata geçirilmiştir. Kullanımına başlanan yeni savunma sistemleri ve 2023’e kadar tamamlanacak olan diğer savunma sanayi projeleri Türkiye’nin bağımsızlığına katkı sağlayacağı gibi dünya huzuruna katkı sağlamayı da amaçlamaktadır.    
Uluslararası sorunlarımızın çözümü ve terörle mücadele esnasında yaşadığımız silah sistemleri, yedek parça ve mühimmat konusunda yaşanılan sorunların önüne geçilebilmesi arzulanmaktadır. Milli Savunma Sanayimizin güçlendirilmesi ile kendi iradesi yönünde milli menfaatlerini ve dünya huzurunu savunacak güçlü bir Türkiye’nin doğuşuna tanık olmaktayız.

Türkiye bölgesel ve dünya lideri olma yönünde eşgüdümlü girişimlerde bulunmaktadır. Dünya üzerindeki etkin strateji uzmanlarının da beyan ettiği gibi Türkiye hızlı büyüyen dünya liderliğine aday güçlü bir ülkedir. Bu yoldan bizi saptırmalarının imkân ve kabiliyetleri bahse konu dahi olamayacak bir tarih gerçekle yüz yüzeler. Son bir senedir yapılan uluslararası ve uluslararası menşeli algı ve yıpratma operasyonlarının yegâne amacı ise Türkiye’yi duraklatmak, zaman kazanmak geleceği etki alanını mümkün mertebe daraltmanın ötesinde başka bir şey değildir. Daha fazlasına güçlerinin yetmeyeceğini kendileri bizlerden daha iyi bilmekte ve idrak etmektedirler.

Çok iyi bilinmekte ki; ülkede sanayi olmadan, alt yapı olmadan, teknoloji olmadan refah, adalet ve huzur yakalanamaz. Devletçe verilen teşvikler, uzun vadeli krediler ve teknolojiyi geliştirme çabaları Türkiye’nin geleceğinin temel taşlarıdır. Bu aynı zamanda savunma sanayinin desteklenmesi anlamına gelmektedir. Türkiye’nin gelişimi ve dışa bağımlılığının engellenmesi anlamında IMF borçlarının kapatılarak IMF’e borç para verir duruma gelmemiz Türkiye için çok önemli bir merhaledir.

Büyük devlet olmak çok unsurlu olmayı ve bir arada yaşama kabiliyeti kazanmayı gerektirir. Türkiye büyük bir devlettir ve daha da gelişecektir. Uluslararası destekli terör örgütleri ile güvenlik güçlerimiz çok başarılı bir şekilde mücadele etmektedir. Terör örgütleri ile yapılan mücadelenin yanında, Türkiye işbirlikçileri ile birlikte uluslararası algı operasyonlarıyla da çetin bir mücadele içerisindedir. Bu mücadelede yeniden düzenlenmiş istihbarat örgütümüzde olması gereken etkin konumunu almıştır.

Türkün gizlenen tarihi bu dönemde su üstüne çıkarılmıştır. Böylelikle ne olduğumuzu idrak ederek aslımıza uygun olarak yeniden şekil almamız gündeme gelmiştir. Biz sadece kendimiz ile ilgili bir millet değiliz, biz cihan ile her dönem ilgilenmiş ve ilgimizin hiçbir dönem kesilmemesi gereken bir milletiz. Bir milletin ulvi görevinin ne olduğunu bilmesi onun vizyonunu doğru oluşturmasıyla doğrudan ilgilidir.

Türkiye demokratik bir hukuk devletidir. Geçmiş dönemlerde o dönemin şartları ile kaleme alınan anayasanın günümüz şartlarına dar geldiği aşikârdır. Bazı demokrasi dışı uygulamalar anayasada yeniden düzenlenmiştir. Buna rağmen ana lafzı aynı kalan anayasanın daha adil ve demokratik olmasına acilen ihtiyaç bulunmaktadır.

Sayın ERDOĞAN, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek devlet ilkesini her fırsatta dile getirmektedir. Sayın ERDOĞAN ne Türkiye’de nede dünyanın herhangi bir yerinde ırkçılığa, dini savaşlara ve mezhep çatışmalarına müsaade etmeyecek ve bu oluşumlarla mücadelesini sürdürecektir. Konun uluslararası boyutu Medeniyetler İttifakı Girişimi ile uluslararası platforma taşınmıştır. Dünya çapında büyük destek gören ittifak BM’nin en önemli çalışma alanları arasına girmiştir. Buna rağmen Medeniyetler İttifakı Girişiminin daha ulaşması gereken çok hedefleri gitmesi gereken çok yolu vardır. Terör örgütleri ve onların destekleyicileri Medeniyetler İttifakı Projesini yoketmeye çalışırken Türkiye’nin lideri tekbaşına bu sancağı onurla taşımaktadır.  Büyükdevlet denilen ülkelerin liderleri teröre destek verip islama savaş açarken, Sayın ERDOĞAN koyduğu vizyonun arkasında dimdik duruşunu kesintisiz ve etkin sürdüren tek liderdir. Bu dirayeti göstermek kolay olmasa gerek. Ancak ortak mücadeleyle aşıla bilinecek bu büyük tehdit ile mücadele sadece bizim liderimiz üzerine bırakılmış büyük bir yüktür. Beyanlarıyla ve terör örgütlerine destekleriyle bizleri kandırmış ve arkadan vurmuş bir batı var karşımızda.

İslamofobinin dünyaya pompalandığı günümüzde bu algı operasyonu ile etkin savaşan bir tek lider var. Ayrışmaya, nefret genleri oluşturmaya ve ötekileştirmeye karşı mücadele edilmektedir. Elbette ki; farklı medeniyetler, inançlar, kültürlerde bu dünya üzerinde yaşama hakkına sahiptir. Bu evrensel ilkeyi şu an kim savunuyor? Batı mı yoksa Sayın ERDOĞAN mı?

Sayın ERDOĞAN
-Dünya beşten büyüktür ve
-One Minute…
Sözleri ile kimsenin gösteremediği cesareti ve duruşu gösteren ölümü bile göze alarak sözlerinin arkasında dimdik duran, bir Türk liderdir.

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde icra edilen icraat ve yapılaşmadan daha fazlası, 2001 yılından bu yana kısa bir süreçte büyük bir başarı öyküsü, günümüz tarihine altın harflerle yazılmıştır.  Durmak yok yola devam ilkesiyle hız kesilmemiştir. Türk girişimciler dünyanın dört bir yanına taşınmış, desteklenmiştir. Türk girişimciler bu dönemde adım atılmayan toprakları kendilerine yol etmişlerdir.

Büyük resme bakıldığında, Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın liderlik boyutu sadece Türkiye’nin geleceği ile ilgili kalmadığı dünyanın ’da selameti, huzuru, adaleti, kalkınması ve barış içerisinde yaşamasını hedeflemektedir. 21. yüzyılın sorumlu bir lideri olarak dünyanın tehlikeli gidişatına bir son verme adına önderlik yapan karizmatik siyasi bir lidere sahibiz.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN, Türk geleneğine ve yönetim yapısına en uygun olan Başkanlık Sistemini bu ülkeye getirme ve uygulama hizmetini kendisine hedef koymuştur. Davası hizmet davasıdır. Davası kalkınma ve gelişme davasıdır. Davası adaletin tesisi davasıdır. Kendisine benimle birlikte milyonlar inanmakta, güvenmekte ve destek vermektedir.

Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’la daha nice güzel, huzur dolu, gelecek günlere Başkanlık Sistemiyle birlikte ulaşmayı hayal ediyoruz…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 785
Kayıt tarihi
: 29.06.08
 
 

1971 İzmir doğumluyum. Strateji, Taktik Felsefe, İşletme, Liderlik, Kalite Güvence Sistemleri, El..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster