Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Şubat '09

 
Kategori
Resim
Okunma Sayısı
1763
 

Resim sergileri

Resim sergileri
 

Sanal ortamları da sayarsak, hergün çok sayıda resim sergisi izlenime sunuluyor.

Sergileri niçin izleriz?

Eğer doğadaki varlıklar tasvir edilmişse ne gereği var? Onları, her gün her yerde görüyoruz ya... Öyle ya, insan ise canlısı, doğa ise görkemlisi, sebze meyve ise en tazesi varken, onların taklitlerine yönelmemize gerek var mı?

Evet... Toplumdaki çok kişi olaya bu mantıkla yaklaştıkları için, sergilere hiç uğramazlar. Ama gidenler niçin giderler... Onların amaçları nedir, hangi tılsımın etkisiyle salonlara yönelirler?

Resmin ne olduğunu anlamadan yukarıdaki soruları yanıtlamak olanaksızdır.

Dilerseniz, resmin ne olduğundan değil de, ne olmadığından giderek yolumuza devam edelim. Resim: Gördüklerimizin veya hayal ettiklerimizin bir kopyasını oluşturmak değildir. Çoğu kez varlıkları resimlerde kullandığımız doğrudur. Buradaki "KULLANMAK" sözcüğünün, "argo" anlamı amacımızı anlatmaya daha çok katkı sağlayacak. Evet, doğadan resme aktarılan varlıklar (güzellik adına) ressam tarafından kullanılmakta, harcanmakta dırlar. Çünkü, onlar amaç değil, ressam için araçtır. Gerçek amaç ressamın eseri ile vermek istediği mesajlardır.

Olayı bu şekilde algıladığımız vakit, bizi bir merek saracaktır. Acaba şu sergide ressam, hangi objeler üzerinden hangi mesajları vermek istemiştir? Bu merak salonlara girmemiz için yeterlidir. Salona girer girmez, algılarımız canlanır. Gördüklerimizin etkisi ile büyüleniriz. Eğer sanatçı başarılı ise, bizi de kendi hayal dünyasına çeker... İzledikçe açılırız... Hatta resimlerde öyle şeyler bulur ve görürüz ki; aslında ressam bunların hiç birini düşünmemiştir. Varsın olsun... Ne ziyanı var? Aslında sanatın amacı da bu değil mi? İlgi uyandırmak, düşündürmek...

Yıllarca sergi izleyen kişiler farkında olmadan her eserden birşeyler alarak, nitelikli birey olmak yolunda doruklara tırmanırlar. Sanat ortamlarını izlemek, yeteneklerle donatılmış kişilerle iletişim sağlamak paylaşım anlayışının gereğidir.

Bu blog'u buraya kadar okuyup, " ülke toz duman iken, böyle yazıları kim okur, yazarımız kafayı mı yedi" diyenler olabilir. Doğrudur. Ben olaylara, detaylardan değil bütünden yaklaşmak istiyorum.

Dünyadaki "AKILLI" insanların, kolay güdülebilecek insan sürüleri oluşturmak için, büyük bir gayretle çalıştıkları kanaatindeyim. Bu konuda sona yaklaşıldı. Toplumu kuşatan, niteliksiz magazinler, uçuk yarışmalar, özel yaşama dair inciler, showlar, olumsuzluklara verebileceğim birkaç örnektir.

En tehlikeli silah, eğitimsiz insandır. Sanatın kişi ve toplum hayatındaki önemi bilinmeden yaşadığımız toplumsal "DRAMIN" nedenini anlayamayız. Güvenilir bir gelecek için, toplumun kültür ve sanatla donatılmasunın yeterli olduğuna inanıyoor, aydınlık yarınlar diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Asıl bu yazıların daha çok vitrine çıkması gerekir ki toplumsal kirlenmeye karşı bir anti virüs görevi görsün. Sergilere çok az sayıda insan geliyor, çok azı resim seyrediyor, çok daha azı resimden anlıyor, daha azın azı da satın alıyor. Şimdi toplum şu anki bunalımı neden yaşıyor, anlıyorsunuz değil mi? Sevgilerimle

Yeşim Koç 
 05.02.2009 21:57
Cevap :
Sevgili Yeşim, İlgine teşekkürler. Dilerim ki; iş işten geçmeden, yöneticiler kafalarını kumdan çıkarıp, dünyanın haline akıllıca bakarlar. Sevgi ve saygılar...  06.02.2009 0:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 163
Toplam yorum
: 91
Toplam mesaj
: 34
Ort. okunma sayısı
: 1183
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1941 yılında Trabzon'da doğdum. 1961 Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen Okulunu bitirdim. 1965 A..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster