Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '14

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
94
 

Ruhunuz üşümesin!

Güneş ışınlı Koçlukarının nazlanarak geldiği ve çabuk gittiği bu günlerde insanlar mental ve bedensel rahatsızlıklarla karşı karşıyalar. Kış mevsimi insanlarda yaşama isteğini ve enerjiyi azaltıyor. Pek çokları depresyonda. Doğadaki her şey ilkbahar ve yaz mevsimindeki cazibesini yitirdi, kimi ağaçlar yapraklarını döktüler, kimi kuşlar göç ettiler, kimi hayvanlar kış uykusuna yattı, kimileri de yağlanıp tüylenip kış mevsimine hazırlandı. Bir süre sonra bahar gelecek, güneş iyiden iyiye kendini hissettirecek ve enerji yeniden artacak.

 Bu döngü insan hayatıyla ilişkilendirilirse çocukluğu ilkbahar, yetişkinliği yaz, olgunluğu sonbahar, yaşlılığı da kış olarak düşünebiliriz. Her dönemin kendine has özellikleri var biliyoruz. Her dönem bir hazırlık ve özen gerektiriyor. Özen gösterilmediği için yaşamını yitiren bir çocuk olduğu gibi sağlıklı ve güvenli hisseden bir yaşlı da görüyoruz. İlkbaharda kış yaşamak, kışın da yaz yaşamak gibi bir şey bu.

İnsanın ruh hali de hangi mevsimi yaşadığını belirleyebilir. Bizim ruhumuza yaz günü kar yağıyor olabilir, kış günü de bir enerji topuna dönüşebiliriz. Kötümser olduğumuzda zihinsel olarak genellikle olumsuza odaklı ve kasvetli bir ruh hali içindeyizdir,  çevremizi de olumsuz etkileriz. Her fırsatta bir felaket görmeyi seçeriz. İyimser olduğumuzda ise pozitife odaklı olup çevremizi motive eder ve her felakette bir fırsat görmeyi seçeriz. Biz hangi mevsimi yaşıyoruz ya da yaşamak istiyoruz. Kendimizden bir adım dışarı çıkarak baktığımızda nasıl yaşadığımızı daha iyi gözlemleyebiliriz.

Mevsimler doğal olarak gelip geçse de ruhumuzdaki mevsimleri nasıl geçirdiğimiz önemli. Hayata bütünsel bakıp yaşam enerjimizi yönetmek var olmanın temeli. Bunun yolu da değişimi yönetebilmekten geçiyor. Ruhumuzdaki mevsimlerin farkına varmak özbilinç yani farkındalık gerektirir. Ruh halimizi fark ettiğimizde değiştirmeyi de becerebiliriz. Bu sayede kendimizi yönetebilir, düşlerimizi gerçekleştirebiliriz. S. Breathnach ”dünyanın düşleyenlere de ihtiyacı var, yapanlara da, ama düşlediğini yapanlara daha çok ihtiyacı var” diyor Her mevsim düşleyen ve düşlediğini yapan bir birey olma yolunda kendimizi geliştirmek durumundayız.

Depresyona girenlerin gün geçtikçe arttığı günümüzde ruh halini yönetmek önemli bir beceridir. Daniel Goleman “Depresyonun panzehiri, hayatı farklı görmek ya da yeni bilişsel çerçeve yaratmaktır.” diyor. Hayatı farklı görmek ya da yeni bir bilişsel çerçeve yaratmak için harika bir sistem var: Koçluk. İnsanları yargılamadan dinleyip güçlü sorularla farkındalık kazandıran koçluk, herkesin yararlanabileceği bir sistem olarak 21.Yüzyılın olmazsa olmazı. Neden? Çünkü kaos gün geçtikçe etkisini artırıyor. İnsanlar bu belirsizlik karşısında atalete kapılıyorlar ve depresyona giriyorlar. Anlamlandıramadıkları bir ruh üşümesi yaşıyorlar.
 Koçluk, koçluk alan kişinin ruh halini pozitife çevirerek kendisini güzele, ilişkilerini iyiye, eylemlerini doğruya çevirmesini sağlayan etkili bir sistem. Şems-i Tebrizi,”Bir şey yap, güzel olsun, çok mu zor? O vakit güzel bir şey söyle. Dilin mi dönmüyor? Güzel bir şey gör veya güzel bir şey yaz. Beceremez misin? Öyleyse güzel bir şeye başla. Ama hep güzel şeyler olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta” diyor.

 Ruhumuz üşümesin!

 Hatice Yıldıran
 MBA, Profesyonel Koç, Eğitmen 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 110
Kayıt tarihi
: 24.01.13
 
 

HATİCE YILDIRAN ( MBA,Koçluk Eğitmeni) Işık Üniversitesi Management Business Administration(..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster