Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Temmuz '10

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1380
 

Sabahattin Ali'den Kar ve Kaplan'a: Sevdiğinin uğruna...

Sabahattin Ali'den Kar ve Kaplan'a: Sevdiğinin uğruna...
 

Büyük yazar Sabahattin Ali’nin bir hikayesinde geçer.

Yanılmıyorsam bir çingene genç, bir çingene kıza delice aşık olmuştur. Ancak kız tekerli sandalyeye mahkum bir engellidir. Çocuk kızı çok sever, hayatını birlikte geçirmek ve onunla evlenmek ister. Her gün, her gece kız için yanır tutuşur, kız onun aklından çıkmaz, ama hangi tanıdığa, hangi dosta, hangi aile üyesine, hangi çarşı pazar esnafına açılsa yanıtlar benzerdir:

-O kız engelli, bu iş olmaz.

-Bu işin peşini bırak, mutlu olamazsınız.

-O sandalyeye mahkum, sen sapasağlamsın, bir ömür yapamazsınız!

Çocuk ona da açtığında sevgisini, kendisini çok seven kızdan da benzer bir yanıt alır:

-Ben sakatım, sandalyedeyim, sense sapasağlamsın, olmaz, çok istiyorum ama yapamayız!”

Delirir neredeyse çocuk. Kavuşmalıdır sevdiğine. Çıldırır. Çözüm gelemez aklına.

Çocuk çalıştığı iş yerine gider, bilerek ve isteyerek kolunu makinenin altına sokar. Kanlar fışkırır metale kaptırılmış kolundan, ve çocuk, bilerek, isteyerek ve çok sevinerek kolsuz kalır.

Bir başka hikaye Roberto Benighi’nin Le Tigre e la neve (Kar ve Kaplan) filminden.

Bir Hindu hikayesi olduğu söyleniyor. Ortadoğu’ya taşınmış. Filmde şöyle bir diyalogla anlatılıyor:

-O çok yaşlı biri, belki de beni unutmuştur. Babam hep onu örnek verirdi bana. Her zaman, asaletini kimsenin aşamayacağını söylerdi.

- Neden, ne yapmış ki?

- O da bir şair. Gençliğinde çok aşık olduğu bir kadınla evlenmiş. Evliliğinin üzerinden bir süre geçmiş, kendisi savaştayken bir mektup almış, karısının çiçek hastalığına yakalandığı ve bir daha düzelmemek üzere şekilsizleştiğini öğrenmiş. Haberi aldığı anda, Al-Djumeili
gözlerinin ağrıdığını söylemiş. Sonra da kör oldum, demiş. Ve 12 yıl sonra, karısı öldüğünde
Al-Djumeili yeniden gözlerini açmış.

İki benzer hikaye… İki benzer duygu.

Dünyanın hikaye edilen herhangi bir yerinde, herhangi bir kültüründe bu hikayeler o duyguyu tanıyanları şaşırtmasa gerek.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O duyguyu tanıyıp ta, herşeye rağmen hayata geçirebilenlerin azlığı,yapabilenlerin hayat öykülerinin, neredeyse destansılaşmasının nedenlerinden biridir. Azdır yapabilen,çünkü zordur.. Her türlü çıkar hesaplarından uzakta,ben'lik 'ten geçerek,biteviye sevmek,sınırı olmayan vefa ve sadakatle... Tarifi dahi zor...

G.Çoban 
 02.08.2010 3:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 107
Toplam yorum
: 200
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 2002
Kayıt tarihi
: 22.06.07
 
 

İsmim Burak Çapraz. Buraya başladığımda 21'dim, öğrenciydim. Bir okul bitti ama hala öğrenciyim. İl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster