Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Efsane FB 1907 Baterist Metin

http://blog.milliyet.com.tr/efsanefb1907

13 Ağustos '18

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
3277
 

Sağlık Sabotajcısı "Kötümserlik"

Sağlık Sabotajcısı "Kötümserlik"
 

Toplum olarak olumsuz beklentileri baskın ve kötümseriz...

Latife yollu "bu durumun sebebi genetik mi acaba?" diyen uzmanlar da yok değil...

Lâkin kötümserlik, bilhassa da aşırısı, sağlık için son derece önemli bir dezavantaj...

Zira kötümser olmak insanları daha fazla hasta ediyor ve daha erken öldürebiliyor.

Konuya böyle dikkat çeken uzmanlar sözlerine şöyle devam ediyor:

Diğer taraftan optimizm, yani iyimserlik ya da olumlu bakış, sağlıklı yaşamın en önemli kavramlarından biridir.

Optimistik yaklaşım, hayata pembe gözlükle bakma yaklaşımından çok farklı bir durumdur...

Mesele sadece bardağın yarısını dolu ya da boş görmekle sınırlı değildir...

Olup biteni görmezden gelmek, problemleri ertelemek veya kafayı kuma gömmekle de alâkası yoktur...

İyimserlik, bilhassa işlerin kötüye gittiği durumlarda ya da belirsizlik durumlarında daha sonrasının iyi olacağını düşünmek, güzel duygularla inanç dünyasının zenginliğini bir araya getirmek halidir.

Araştırmalara göre iyimserler, kötümserlere nazaran daha sağlıklılar, daha mutlular, daha huzurlu ve başarılılar.

İyimser olanlarda hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarına, kanserlere daha az rastlanıyor...

Bu insanlarda bellek problemleri, uyku sorunları ve cinsel yetersizlikler de daha seyrek görülüyor.

Peki ya kötümserlik?..

İşte o tam bir sağlık sabotajcısı.

Bilhassa gelecek kaygısı, şüphe ve güvensizlikle birlikteyse, kötümserliğin çok daha kötü sonuçları var...

Bugün için iyi hisler içerisinde olmamak ve gelecek kaygısı son derece tehlikeli bir ikili...


Bu ikilinin oluşturabileceği sağlık tehditleri şekerden de, kolesterolden de fazla.

Kötümserlik için ilk hedef tansiyon oluyor...

Birden patlayan hipertansiyon fırtınalarının çoğunun arkasında, korku, endişe, şüphe ve güvensizlik duygularının yarattığı, bilinmezliklerin kabarttığı kötümserlik halleri var.

Bu gibi insanların pek çoğu zamanla şüpheci, kıskanç, hatta husumet dolu kişiler haline dönüşebiliyor...

Ruhsal yapıları, kişilikleri değişiyor, öfkeli, alıngan, kırılgan, kavgacı, tatminsiz bir kişilik modeli ortaya çıkıyor.

Zira bu kişilerde beyin ve sinir sisteminden, kalp ve damarlara giden sinyaller kalbin hızlanmasına, daha sert kasılmasına, damarların kasılıp kalmasına ve sonuçta sistemde basıncın artmasına sebep oluyor.

Uzmanlar, kötümser insanların kalp-damar hastalıkları, şeker hastalığı, kilo sorunları, uyku problemi, bellek sorunları, cinsel güçsüzlük açısından da tehdit altında olduklarını ifade ediyor.

Daha sağlıklı kararlar verebilmek için, toplum olarak birlik ve beraberliği daha iyi muhafaza edebilmek için kötümser olmamak, enseyi karartmamak gerekiyor...

Daha iyi bir yaşam için kötümserlik genlerinin etkisini azaltmaya, iyimser yanı geliştirmeye çalışmak lazım...

Bu sadece bireysel sağlığımız için değil, toplumsal sağlığımız için de son derece önemli bir husustur.

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1907
Toplam yorum
: 4304
Toplam mesaj
: 437
Ort. okunma sayısı
: 3149
Kayıt tarihi
: 28.07.07
 
 

03 Şubat 1967 İstanbul doğumlu, romantik bir müzisyenim işte... Müzik, bateri, spor, Fenerbahçe, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster