Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Şubat '19

 
Kategori
İnternet
Okunma Sayısı
138
 

Sanal Alemlerde Kaybolmak

İnsanlar, yıllar geçtikçe ve teknoloji geliştikçe daha mı sosyal bir yaşama kavuşur yoksa son yıllarda çokça sözü geçen sanal alemlerde yalnızlığını kendisi ile paylaşarak daha asosyal bir yaşam tarzına mı geçer?

Elbette günümüz teknolojisinden yararlanmak ve onu bir çok kez gerek iş gerekse sosyal hayatımızda kullanmak kaçınılmaz bir noktaya varmıştır. Bu kaçınılmaz olan teknolojik ve gereğince sanal alemlerimiz bizleri daha da sanal alemlerin içine çekmekte ve hatta kimilerini adeta esir almaktadır. Esir olmak, bir savaş veya çatışma sonucu galip gelen tarafın yenilen tarafı etkisiz bırakarak kendi emir boyunduruğuna  alması olduğuna göre, günümüz teknolojisi ürünleri olan bilgisayarlar,cep telefonları,notebooklar,müzik çalarlar, dvd ler, plazma tv ler,…. gibi teknolojik cihazlarda hızlı ve emin adımlar ile biz insanları esir almaktadır.

Günümüzde insanların dost ve akraba ziyaretlerine gitmediği, kağıt kalemi eline alıp mektup yazmadığı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Bunlar gibi daha bir çok insanları birbirine yakınlaştıran faaliyetleri yapmayarak, insan olma sebeplerimizden biri olan toplum bilincimizin dışına itilmekte olduğumuzun farkında olmalıyız.

 Bizler toplum içerisinde yaşayan bireyler olarak karşılıklı birer kahve içmeden yada bir araya gelerek ortak faaliyetler yapmadan sosyal olmak adına yaptığımız sanal alemlerdeki konuşmalarımızı, yazışmalarımızı sosyalleşmek ve kendimizi geliştirmek adına yaptığımıza kendimizi inandırmışta olsak, aslında bu sanal alemdeki dünyalarımız, sanal gezinmelerimiz bizleri tamamen toplum bilincinden uzaklaştırmakta ve arkadaşlarımızla,dostlarımızla hatta ailelerimiz ile olan bağlarımızın zayıflamasına sebep olmaktadır.

Dostlarımızı ve aşklarımızı artık sanal alemlerde arar duruma gelmiş ve karşılıklı etkileşme yada halk diliyle elektrik alma gibi kavramlar dışına taşıyarak bu gibi sosyalleşme faaliyetlerimizin dışına çıkarak,  aslında kendimizi yaşadığımız bu dünyada  yalnızlaştırmaya doğru hareket ettiğimizi idrak etmemiş oluyoruz.

Bilgi toplumu olma adına hızla ve denetimsiz olarak büyüyen sanal alemlerimiz maalesef  bilgi ve iletişim amacı dışında gereksiz bir çok konuda kullanılmaya başlanmış, bu da biz insanları hem doğrulardan uzaklaştırmakta hem de gençlerimizi hazır format adına tembelliğe ve içine kapanıklığa doğru sürüklemektedir.

Dostluğu ve aşkı bilgisayar klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayan siz sanal alem gezginlerine sesleniyorum. Hangi bilgisayarın hangi tuşu daha etkilidir sıcacık bir gülüşten  yada hangi sanal alem formatı insanlarımıza bir yaz günü bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini verir. İçimizi ısıtan güneş ışığını yada aile sevgisinin sıcaklığını sanal alemde veya sosyal ağlarda paylaşabilir misiniz? Elbette ki hayır bu saydıklarımızın ve daha bir çok sayabileceğimiz duygu, düşünce ve paylaşımlarımızın hiç birini sanal alemlerde yaşayamayız.

İçerisine amaçsız, gayesiz ve çok sık olarak daldığımız sanal alemlerin biz insanlara kitap okumayı,gazete okumayı da unutturduğu bir gerçektir. Okumak için bir gazetenin veya kitabın sayfalarını çevirmek ve o duyguyu hem parmaklarımızda hem de ruhumuzda yaşamak gibi bir duygu ve düşünce faaliyetinden bizleri uzaklaştırdığını söyler isek sanırım çok doğru bir tanı koymuş oluruz.

Bilhassa son birkaç yıldır sanal alem dediğimiz internette yoğun olarak kullanılmaya başlanan sosyal ağlardaki kirlilik ve asılsız iftira ve yalanlar başını almış doludizgin giderken bu gidişata dur demeli ve çocuklarımız için önlemler almalıyız..Elbette bunu yapar iken sansürcü ve yasakçı  zihniyet kulvarından değil uluslar arası kabul edilmiş ve uygulanabilir kriterler örnek alınmalıdır.

Bütün bu yukarıda anlattığım olaylardan, sebeplerden ve sonuçlardan yola çıkarak bulunduğumuz sanal alemlerimizden çıkmalı, yaşamakta olduğumuz gerçek dünyamızdaki gerçek yaşantımıza yani dostlarımıza,aşklarımıza,ailelerimize ve daha önce çok severek okuduğumuz kitaplarımıza geri dönerek , hayatımızdaki gerçekliği ve hayatın sıcaklığını yakalamalıyız.

Sanal alemlerde ve sosyal ağlarda değil, gerçek hayatta hayatı paylaşmak üzere, hoşça kalın.
 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 197
Kayıt tarihi
: 20.07.18
 
 

Okur-yazar olmak bireyin olduğu kadar bulunduğu ülkenin geleceğini de etkileyebilecek bir faktörd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster