Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
365
 

Sandal

Sandal
 

Ama ne çare son hep aynı olacak ve mutlaka her sandal çağlayanlaKarşılacak...


Sandal, Yasamak: Nedensizce; sorgusuzca yaşamak; ama hesapların tutmadığı hayatın anlamsızlaştığı anda anlam kazandırmaya çalışmadan yaşamak; kimseye muhtaç olmadan fütursuzca yaşamak ve kabul etmek; yaşamaya devam etmek ... Yaşamlarımız oynadığımız rollerden ibaret. Maskelerimizle, toplum tarafından bize yüklenen rollerimizi edinimlerimizle maske yapıp tiyatro sahnesinde rollerimizi oynuyoruz. Bu rollerimizi yaşarken bazen giydiğimiz elbiseler bize bol geliyor ve palyaço rolünü oynar buluyoruz kendimizi. O kadar kaptırıyoruz ki rollerimize kendimizi; artık benler oluşuyor bizde ayrı ayrı birçok benden biz oluyoruz. Palyaço olduğumuz da mutsuz olup yaşamın kıyısına itilmişiz hissine kapılıyoruz. Hep akıntıya karşı çektiğimiz küreklerimizle sandalımızın içine doldurduğumuz diğer benlerimizi taşıyoruz.

Taşıyabildiğimizden daha ağır olmasına rağmen sandalımızı akıntının tersine akıntının orta yerinde küreklerimizle çekmeye devam ediyoruz. Bir müddet sonra akıntının gücü bizim gücümüzün tükenmesine yol açıyor. O zaman kollarımıza birikmiş laktik asitle kramplar girmeye başlıyor kollarımıza, ağrılar oluşuyor bedenimizde. Öyle artık gücümüz bitti, mücadeleyi kaybettik Ve artık akıntıya boyun eğmekten başka çare kalmıyor. Teslim olmaktan başka ne yapılabilir ki... Akıntıya bıraktığımız sandalımıza yön vermek için kullanacağız küreklerimizi artık. Akıntı nereye sürüklerse bizi oraya doğru gideceğiz sandalımızla. Bazen akıntıda yol alan sandalımızda benlerimizi değiştiriyoruz. Bazen sinirlenip benlerimizi suya fırlatıyoruz geri gelmesin diye. Bazen de istemeden benlerimizi suya düşürüyoruz. Bazen kaybettiğimiz benlere sevinirken bazen de üzülüyoruz ama ne olursa olsun suyun bizden aldığı her benle bir parçamızda suya gidip kayboluyor. Akıntının sonunda ne olduğunu bilmemenin verdiği korkuyla devam ediyoruz. Ya çağlayan varsa aşağıda bir yerde... ya da güzel durgun bir su ... ama bilinmezliğe giden yolda acı ve korku var içimizde devam etme zorunluluğuyla beraber çaresizlik kaplıyor içimizi devam ediyoruz başka çaremiz mi var... Kimimiz bu baskıya dayanamayıp kendisini akıntıya bırakıyor sandalını alabora edip... Kimimiz de bekliyoruz , belki güzel olur diye... Umut, yinede içinde yeşeriyor insanın aynı zamanda da umutsuzlukla beraber... Kim bilir akıntının sonunda çağlayan olmayacak, kim bilir belki de nehrin sonunda ahenkle öten kuşlar güzellikler çıkacak karşımıza. Her şeyin en güzeli olacak vardığımız yerde...

<ı>Ama ne çare son hep aynı olacak ve mutlaka her sandal çağlayanla

<ı>Karşılacak...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 84
Toplam yorum
: 95
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 546
Kayıt tarihi
: 11.09.08
 
 

Yaşamak; herhangi bir amaç taşımadan sadece insan olmanın bilincine vararak yaşamak. Tek cümlelik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster