Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '15

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
779
 

Savaş uçaklarımız neden düşüyor?

Savaş uçaklarımız neden düşüyor?
 

Savaş Uçakları


On günde üç kaza da dört F-4 savaş uçağının düşmesi kamuoyunda insanların aklına ister istemez “savaş uçaklarımız neden düşüyor?” sorusunu getirdi.

Uçakların eski ve kullanım miadının dolması, Teknik arızalar, pilotaj hatası gibi doğruluk payı yüksek nedenlerden savaş uçaklarımızın düştüğü her kaza sonucunda konuşulur, uzmanlar kazalar hakkında ve alınması gereken görüşlerini kamuoyu ile paylaşırlar.

Uçakların imal tarihi olarak eskiliği konusunu bir fikir olarak ortaya sürebiliriz. Teknik arıza ve pilotaj hataları, konusunda bu konunun uzmanı olmadığımız için yorum yapma hakkına da sahip değiliz. Zaten uzmanlar yukarıda da belirttiğim üzere gerekli yorumu yapıyorlar.

Bu arada önemli bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum. 2010 -2014 Eylül ayına kadar 539 pilotun Türk Hava Kuvvetlerinden istifa ederek özel şirketlere gitmesinin Hava Kuvvetlerinde tecrübeli pilot sıkıntısına neden olduğu yönünde.

Yerli uçak fabrikanı kapatırsan;

Savaş uçaklarımızın sıkça kaza yaptığının nedenini öncelikle M.Kemal Atatürk’ün “İstikbal göklerdedir” diyerek 1936 yılında kurdurduğu uçak fabrikasının neden kapatıldığına bakmak gerekir.  

Bugün savaş uçakları başta olmak üzere savunma sistemimize ait hemen hemen tüm teçhizatı dışarıdan alıyoruz. Bunlara yapabildiğimiz ve daha ucuza mal ettiğimiz kalemlerde dâhildir. Bu arada Aselsan ve savunma sanayinin çok önemli projeleri ve ürettiği askeri teçhizatı da küçümsemediğimi çok daha fazla şeylerinde başarılabilineceğini ifade etmek isterim. Tabi ki süper mühendislerimizin can güvenliklerini sağlayabildiğimiz takdirde.

Kazalar şaibelidir;

Türkiye’de kaza! Yapan savaş uçakları ve helikopterin birkaç tanesi hariç diğer hepsi şaibeli kazalardır.

Türkiye’nin güneydoğu da ve bölge koşuları ile ilgili politikalarını dile getirdiği her dönemde mutlaka uçak ve helikopter kazaları ile karşılaşmamız sanırım tesadüf değildir.

Türkiye’nin“Kuzey Irak’ta bizden habersiz ve izinsiz bir Kürt devleti kurulamaz” demesinden sonra Ankara Kayseri Malatya’da 34 şehit verdiğimiz CASA uçak kazaları oluştu Eskişehir de iki F-4 savaş uçağımız kafa kafaya çarpıştı. Teröre en büyük darbeyi vuran Eşref Bitlis Paşanın önce helikopteri düşürülmeye çalışıldı başarılamayınca iki ay sonra uçağı düşürüldü.

Savaş uçaklarımız Amerikan yapımı;

Türkiye Hava Kuvvetleri envanter’inde bulunan F-4, F16 ve F100 savaş uçakları Amerikan yapımı. Bu savaş uçaklarını Amerika, İsrail ve körfez savaşı sonrası envanter’inden çıkaran Almanya’dan alındı.

F-4 savaş uçaklarının modernizasyonu kararlarlaştırıldı. 1997 yılında İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) firması ile, 2003 yılında İsrail ELTA firması ile modernizasyon anlaşması imzalandı. Modernizasyona ŞİMŞEK programı ile devam edildi. Daha sonra Şimşek Projesi’nden kalan F-4E uçaklarının bir kısmı daha modernizasyona uğradı ve ASELSAN da çalışmada yer aldı. Daha sonra 2013 yılında uçaklar, Işık Projesi ile tekrar modernize edildi ve bir kısmı emekliye ayrıldı. Derken Aselsan 2013 yılında ''Milli IFF Mod 5/S'' sistemini gerçekleştirdi; bunun anlamı bundan sonra İsrail ve ABD bu yazılımlarımızı göremeyecekti. (Bu yazılım için çalışan 3 Aselsan mühendisi ise maalesef 2007 yılında arka arkaya şüpheli bir şekilde vefat etmişlerdir.) 2014 yılında ise F-4 savaş uçakları için Tarp Projesi ile İsrail'den alınması planlanan keşif ve gözetleme sistemini ASELSAN “Aselpod” olarak ürettiğini ve montajına başladığını açıkladı. Geçtiğimiz yıllarda F-4 savaş uçağımızın Suriye tarafından düşürülmesi sonucu Genelkurmay Başkanlığı, F-4’leri envanterden çıkarmaya karar verdi.

Sözün özü Bizim dışarıdan aldığımız savaş uçaklarının yazılımları bu ülkelerin elinde olması vesilesi ile uçakların istenildiğinde inip kalkması, rotası, hedefi belirlemesi ve hedefe roket göndermesi kontrol edilebildiği söyleniyor.

Bunu doğrulayacak bir olayı bizzat Eşref Bitlis paşa’ya yakın koruma görevinde bulunduğum K.Irak’a helikopter seyahatinde yaşadım.

17 Aralık 1992 tarihinde K.Irak’ta sınır ötesi operasyon ile ilgili keşif ve K.Irak bölgesel yönetimi ile görüşmeler için Şehit J. Org. Eşref Bitlis, yine bir Orgeneral iki subay ve iki astsubay olmak üzere altı kişinin olduğumuz helikopter. İncirlik'teki Çekiç Güç karargâhından kalkan Awacs erken uyarı uçağı tarafından, önce 36. Paralel’de Selahattin kenti civarında taciz edildik. Bulunduğumuz helikopteri kullanan pilot Yüzbaşı Mardin karargâhına durumu bildirdi İncirlik ve Mardin karargâhı İncirlikle irtibata geçer incirlik Awacs’a helikopterin Türkiye’ye ait olduğu ve içerisinde Üst düzey Türk komutanlarının olduğunu bildirmesine rağmen taciz uzun zaman devam etti. Bir müddet sonra helikopter sallanmaya başladı. Bitlis paşa pilot yüzbaşıya “arızamı var” diye sorunca pilot yüzbaşı herhangi bir arıza belirtisi olmadığını, helikopteri kontrol etmekte zorlandığını, “sanki dışarıdan birileri tarafından kontrol ediyoruz” diyerek “helikopteri alçalmaya çalışacağım,  irtifa düşünce kontrol edilemez” dedi. Epeyi bir uğraş sonra yere yakın bir seviyeye kadar inerek Türkiye sınırını geçip ilk düzlüğe inmek zorunda kaldık. Pilot yüzbaşının erken meseleyi çözmesi ve tecrübesi sayesinde helikopterimiz düşürülmekten kurtuldu. Ancak 6 kişilik kafileden Bitlis paşa bu olaydan tam iki ay sonra yine uçağı düşürülerek şehit oldu.

17 Şubat 1993’de Eşref Bitlis paşanın uçağının düşmesi ve BBP Genel başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da halen çözülemeyen helikopter kazası böyle bir müdahale ile olma olasılığı da çok yüksektir.

Çözüm yerli Uçak fabrikasının ve savuma sanayisinin kurulup geliştirimesinde;

Yazımın başında bugünkü uçak kazalarının nedenine 1936’da kurulan uçak fabrikasının kapatılmasına bakılarak değerlendirilmesi gerektiğini söylemiştim.

Üç kıtada yedi düvele hükmetmiş 600 yıllık bir imparatorluğun dostunun olması beklenemez. Siz geçmişte direk veya dolaylı olarak sıkıntılar yaşadığınız ve gelecekte da bu ülkelerle sıkıntılar yaşamayacağınızın garantisi olmadığını bile bile savunma sanayinizi kurmak ve geliştirmek yerine. Bu ülkelerden askeri araçlarınızı alır, modernizasyonu, bakımı ve mühimmatının temini konusunda bunlara bağımlı olursanız bu sıkıntıları her daim yaşamaya mahkûmsunuz demektir.

İbrahim Halil SİPAHİ

20.03.2015/Adana

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazılımları başkalarının elinde olan uçak ve helikopterlerimizden verim alabilmemiz imkânsız.Hele savaş anıda çok kötü sürprizlerle karşılaşabiliriz de...Daha dün basında yazıldı.İki uçağımızın alt aksamında kesilmiş kablolarından bahsedildi ve uçuş öncesi son anda farkedildiği de...Hemen kamera sistemleri kurmuşlar.Deniz Kuvvetlerimizin başarıları göğsümüzü kabartıyordu.Çoğu birimleri lağvedildi.Diyecek şey çok aslında...Bilgilendirmeniz için sağolun sayın Sipahi.Selamlar.

Abbas Oğuz 
 20.03.2015 22:29
Cevap :
Aslında çok şeyler yapabilecek kabiliyete sahip yeteneklerimiz var. Zamanla bunlara şahit oluyoruz son zamanlarda da çok önemli çalışmalar var. Ancak 70 yıl önce boynumuza vurulan yular hareket alanımızı daraltıyor.  21.03.2015 16:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 100
Toplam yorum
: 38
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1319
Kayıt tarihi
: 12.08.14
 
 

Adana'da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Adana'da Yüksek öğrenimini Konya Selçuk Üniversitesi Eğiti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster