Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Eylül '07

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
1727
 

Sayın Hayrunnisa Gül'e açık mektup

Sayın Hayrunnisa Gül'e açık mektup
 

Cumhurbaşkanımızın eşi; hayatın bizi nerelere sürükleyeceği hiç belli olmaz.

Ulaştığımız nokta bazen hiç ummadığımız kadar mutluluk verici ya da hüzünlendirici olabilir. Ve bu nokta hayal bile edemeyeceğimiz şekilde hayatımızı değiştirebilir. Bazen de büyük sorumluluklar taşımak zorunda kalabiliriz.

Beklentilerimizi, hayat görüşümüzü, isteklerimizi içimize gömmemiz gereken pozisyonlarda olabiliriz. İşte şu anda siz Bayan Gül; o konumdasınız. Kendi isteklerinizin olamayacağı bir konumda.

Bulunduğunuz noktada siz artık Hayrunnisa Gül değil Türkiye Cumhurbaşkanının eşisiniz. Bu noktada incinseniz de kızsanız da durumunuz budur.

Kaldı ki siz de farkındasınızdır bulunduğunuz konumda sizin olmanızı asla kabul edemeyen bir kesim var Türkiye'de; hem de oldukça kalabalık bir kesim. Sonuç olarak incinen sadece siz değilsiniz. Ancak tüm ömrüm boyunca yaptığımı yapıyorum bugüne bakarken, geçmişi kurcalamıyorum; bugünün koşullarına göre doğruyu aramaya çalışıyorum kendi kafamda. Tabi ki burada Türkiye için doğru söz konusu olan.

Evet Bayan Gül; sanırım sizin bu noktada ani bir kararla İskendervari bir şekilde düğüme kılıç atmanız gerekiyor. Yani tüm bu polemiklerin orta yerinde duran başörtünüzden ya da namı diğer türbanınızdan vazgeçmeniz gerekiyor. Ülkeniz için ve daha da çok kendi mücadeleniz için. Ve tabi ki de hayat arkadaşınızı rahatlatmak için. Kesinlikle doğrusu budur. Ve benim bildiğim, bizim dinimiz ve Allah’ımız bunu hoş görecek kadar büyüktür.

Çünkü bugün siz artık kendiniz için yaşayamayacak bir konumdasınız; ve bulunduğunuz konumu sizin kadar sizi istemeyenler de kabul etmek durumundadır. Artık kendiniz için değil sevdiğinizi söylediğiniz bu ülke için kararlar almak zorundasınız. Ve bu kararların en önemlisi de budur: BAŞINIZI AÇMAK…

Bununla sizin ve Türkiye’ nin bir çok sorunu çözülecek. Kaldı ki bulunduğunuz konuma yakışan bir hareket yapmış olacaksınız. Kabul etmelisiniz ki bugüne ve koşullara göre davranmanız gerekiyor. Sayenizde türbanlı ya da türbansız birçok kadın toplumsal hayattan çekilmek zorunda kalmayacak. Ayrıca eğer bir mücadele vermek istiyorsanız kendi hareket ve manevra alanınızı genişletmiş olacaksınız. Kapalı kapılar ardında mücadele nereye kadar?

Burada yapmaya çalıştığım dini inancınızı ve dünya görüşünüzü hafife almak değil asla böyle bir haddim olamaz; ancak konumlar vardır ki bizden önce gelir ve gelmelidir. Siz şu anda bir çok kadına kısmet olmayacak bir konumda olarak; bağdaştırıcı, sorun çözücü ve fedakar olmak ZORUNDASINIZ.

Evet belki de sizi buraya getiren ve borçlu olduğunuzu düşündüğünüz bir kitle var; ama huzursuz bir TÜRKİYE kime yarar ki? Ayrıca artık hiçbir kitlenin elinizden alamayacağı, politikadan uzak bir noktadasınız. Bilmem farkında mısınız ama en tepede; hepimizi bağdaştırmanız gereken bir noktadasınız… Bazen bedel ödemek gerekir ve bence bulunduğunuz konum bu bedele değer. Sizin dünya görüşünüz ve mücadeleniz açısından da… Ama artık siz Hayrünnisa Gül değilsiniz; farklı bir noktada ve konumdasınız…

Ya tarihe ülkesini seven, fedakar bir kadın olarak geçersiniz; ya da kendi kişisel inançları için düzeni alt üst eden bir Cumhurbaşkanı eşi olarak.

Ben inanıyorum ki her şeyi gören inandığımız o güç sizi de anlayacaktır ve yargılamayacaktır. "Bağışla beni Rabbim" derken inanarak söylediğimizde kabul göreceğini benden iyi biliyor olmalısınız.

Bizim dinimiz öylesine derin; öylesine engin ve zengindir bence…

Kalp dini, anlayış dini ve hoşgörü dinine sığınarak; ülkeniz için, bu ülkenin kadınları için ve tarihe yazdıracağınız adınız, için kendinizi ve saçlarınızı Yaradan’ın güneş ışıklarına bırakınız…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

sibel kekilli de sıradan insan değil,altın ayı gibi dünyanın 4. büyük sinema ödülünü aldı,o zaman onu da asalım pornoda oynadı diye.

41 quapot 41 milliyet blogun anarşisti! 
 30.06.2008 16:19
 

ülkemiz neo-liberalist bir ülke yolunda hızlı bir şekilde ilerlerken asimile hızla azalırken ve de 15 sene sonra sıfıra inmiş olacakken bunları söylemek dinle ilgili yargı vermek ilgi çekici ama saçma geldi,kimse birbirinin giyimine karışamaz,bırakınız açsınlar bırakınız örtsünler.

41 quapot 41 milliyet blogun anarşisti! 
 11.04.2008 17:52
Cevap :
Sevgili Arkadaşım; Bahsettiğimiz kişi sıradan bir insan değil; sorumlulukları olan hepimizin Cumhurbaşkanının eşi.....  15.04.2008 9:54
 

Ben asla AKP ve onun cizgisindeki partileri benimsemiyorum.Bunların suç işlediğini hep savunurum ama onların bu işlediği suç cezai bir müeyyide gerektiren bir suç değil.Aslında hepimiz, neden hala insanlar inanç istismarcılarına kanıyor diye kendimizi ve toplumsal yapımızı gözden geçirmeliyiz.ben kendime bu yönlü sorular yöneltiyorum ve vardığım sonucu sizinle paylaşmak isterim.bana göre bu bir tek tipleştirme politikası sonucu bilgiden bilimsel çalışmalardan uzaklaşmış bir toplumsal yapının kolaylıkla farklı çıkar çevrelerinin ayak oyunlarına geldiği sonucu ortada bütün çıplaklılğıyla durmaktadır.Yazık oluyor hala çocuklarımız asimilasyonla yüzyüze hala kemalizmi bir ideoloji olarak önümüze koyma çabaları ve bunu insanlarımızın inancıyla çatıştırmak isteyen çıkar çevrelerinin derin dayanakları görmediğimiz bilmediğimiz şeyler değil.Yani sorun başörtüsü veya masum olmadığını düşündüğüm türban sorunu değil.Türkiye tam bir çelişkiler yumağı,ülke imajını hala koruyor.sevgilerle

robin_4975 
 03.04.2008 1:35
 

bu istemlerini neye dayandırdığını merak ediyorum gerçekten de bir bayanın başını açmasıyla türkiyrde sorunların çözüleceğine inanıyormusun?bunu düşünen eğitimli çağdaş kadın olamaz. bireysel gelişimini tamamlamış toplumdal sorunların çözüm arayışında olan bir kadın profili sergilediğini düşünüyorum,fakat düşüncelerinde nüans hatalarının olduğuna inandığımı da ifade etmeden geçemem.sevgilerle.

robin_4975 
 30.03.2008 16:47
Cevap :
Sevgili Robin; Öncelikle gurur duydum çok eski bir yazımın hala sizler tarafından okunması ve yorumlanmasından. İsteğime gelince: Bazı mevkiler vardır ki kişisel beklentilerimizi toplum için geride bırakmamız gerekir. Uzalaşma , barış ve anlayış adına... Ve kaldı ki Müslümanlığı bilen biri başörtüsünün gerçek yerini de bilir bence.... Siyasi simge olmuş bir kavram Cumhurbaşkanlığı köşküne ve tarafsızlığına yakışıyor mu sizce? Ve inanın Cumhurbaşkanımızın Karısı böyle bir hareket yapsa idi kendi elini ve inanılmaz güçlendirmiş olurdu her kesime karşı....ve de adını tarihe gerçekten yazdırırdı.... Ne dersiniz? Saygılarımla....  01.04.2008 13:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 421
Toplam mesaj
: 73
Ort. okunma sayısı
: 664
Kayıt tarihi
: 17.07.07
 
 

Güneydoğu Anadolu bölgesinin Siverek  ilçesinden çıktım; üstüne Maarif Kolej eğitimi aldım ve tıp..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster