Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Mart '14

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
40
 

Seçim sonuçları AKP’yi aklar mı?

Seçim sonuçları AKP’yi aklar mı?
 

HESAP YERİ SANDIK MI YARGI MI?


Dinleme kayıtlarıyla malumun ilanı olarak ortaya çıkan yolsuzluklar, hırsızlıklar, ahlaksızlıklara karşı Başbakan aklanma mercii olarak yargıyı değil seçim sandığını göstermekte bildiğiniz üzere..

Peki, seçimler demokrasilerde bir yargı ve aklanma aracı mıdır? Hele bizim gibi duyarsızlıkları, bananeci yaklaşımları, devekuşu ya da üç maymunculuğu besleyen bilgisiz bir toplumda.. 

Demokrasinin bir eğitim işi olduğunu, eğitimsiz kitlelerin çoğunluğu oluşturduğu toplumlarda güzel sözlü demagogların başa rahatça geçebileceğini Platon tam 2400 yıl önce söylemişti.

Cahil bir toplumla seçim yapmanın okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklık olduğunu Nietzsche tam 150 yıl önce söylemişti.

Demagojiyle serseme çevrilmiş bir halkın sandığa elindeki kağıdı atarak kendi kendini yönettiğini sanmasının bir oyun, Amerikan demokrasisi olduğunu İsmail Hakkı Tonguç tam 60 yıl önce söylemişti.

Ve Nietzsche eklemişti:

Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir!

Dolayısıyla Hitler’in bile seçimle iktidara geldiğini birkez daha hatırlatarak Kral Abdullah’ın, Esad’ın bile sandık kutusu ile koltuğunu korumaya çalıştığı bir sahte demokrasiler bölgesinde seçimlerle aklanacağını zannetmek bu diktatör liderlerden zihniyet olarak farklı olunmadığı anlamına gelir. Yargıya yapılan müdahaleler ve dokunulmazlık kalkanı ile zaten fark kalmamıştı da denilebilir.

Kuvvetler ayrılığı ilkesini yok sayarak sadece seçim sonuçlarına endeksli bir aklanma yolu bizi bu Ortadoğu ülkeleriyle aynı kategoriye koyar, ileri batı demokrasileriyle değil!

Ayrıca iktidarın anti demokratik bir siyasi partiler yasası ile belirlendiği, siyasetin tamamen paraya endeksli olduğu, siyasete ve yönetimlere sadece zenginlerin aday olup seçilebildiği, çoğunluğu oluşturan orta sınıfların rolünün bir seyirci olmaktan öteye gidemediği bir düzende ve iktidarı elinde bulunduranların kurallarıyla adil seçim ve özgür tercihlerden bahsedilebilir mi?

Bu noktada Suriye’de, Ürdün’de, Suudi Arabistan’da yapılan seçimlerle Türkiye’de yapılan seçimleri benzetmemizi abartılı bulanlar olabilir. Onlara tavsiyemiz burada ki aday belirleme süreçlerine bakmalarıdır. Liderlerin kararlarına bağlı ve halkın yönetime katılamadığı bu siyasi yapı ile oralarda yapılan seçimlerden farklı bir sonuç doğmadığını kolayca anlayabilirler. Ki o ülkelerin liderlerine kimse ‘Başbakan’a dokunmak ibadettir’ ‘Allah’ın bütün vasıflarını taşıyor’ ‘herkes Başbakan’a şükür namazı kılması gerekir’ dememiştir!

Başbakan’ın ve AKP’lilerin kendilerini dinlemekle ve günah işleme özgürlüklerine müdahale etmekle suçladığı, üç dönem üst üste kendilerine iktidar yolunu açan, kolaylaştıran cemaate ‘siyaset yapmak istiyorlarsa parti kursunlar’ demeleri ise ‘iyiliğe iyilik olsaydı koca öküze bıçak olmazdı’ atasözünü hatırlatmaktadır.

Son olarak şunu söyleyelim; seçilmiş milletvekillerini yıllarca hapiste tutarken seçimlerde birinci parti olunca aklanacağını sanmak yüzsüzlüğün daniskasıdır...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 21
Toplam yorum
: 28
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 617
Kayıt tarihi
: 28.07.12
 
 

Yazar/ Politika- Sivil Toplum ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster