Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '14

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
751
 

Seçimde İzmir'de ne oldu?

Seçimde İzmir'de ne oldu?
 

Her seçim sonrası  sonuçları  değişik açılardan değerlendirmek söz konusu olmuştur. İzmir’de de 30 Mart 2014 seçimlerinden sonra değerlendirmeler yapılmaya başladı ve genellikle CHP ve Başkan adına olumsuzluklardan ve kayıplardan söz ediliyor. Ancak sıradan bir vatandaş olarak baktığımda, geçmiş yılların sonuçlarını alt alta sıraladığımda farklı şeyler görüyorum.

2004 Yerel Seçimlerinde Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde  CHP adayının % 47’lik oy oranına karşılık AKP adayının  oy oranı % 32 olmuştur. İl Genel Meclisi oranları ise % 34 CHP, % 32 AKP şeklindedir.

3 yıl sonra Genel  Seçimler yapıldığında ise CHP % 35 oy oranıyla 11 milletvekili çıkarırken, AKP’nin oy oranı  % 30 ve milletvekili sayısı 9’dur.

Büyükşehir yasası ile metropol ilçeler dışında çevre ilçelerin devreye girdiği , farklı etkenlerin ortaya çıktığı, 2009 yerel  seçimlerinde CHP Büyükşehir Belediye Başkan adayı % 56 oy oranıyla yeniden seçilirken AKP adayı % 30 oy oranını yakalayabilmiştir. Bu seçimlerde İl Genel Meclisi oranları ise CHP % 48, AKP % 29 şeklindedir.

2 yıl sonra yapılan 2011 Genel  Seçimlerinde ise CHP % 43 oy oranı ile 13 milletvekili çıkarırken, AKP % 36 oy oranı ile 11 milletvekilliği kazanmıştır.

Genel seçimlerin yaklaşık 3 sonrasında yapılan 30 Mart 2014 Yerel Seçimleri sonucunda  ise CHP adayı % 49,64 ‘lük oy oranı ile yeniden seçilirken, AKP adayının oy oranı % 35,86 olmuştur. Bu son seçimlerin , parti kıyaslamalarına esas alınan İl Genel Meclisi/ Belediye Meclisi oranları ise CHP % 45,86, AKP % 32,31 şeklindedir.

Eşit şartlarda bir yarış olmadığı büyük çoğunluk tarafından kabul edilen, yerel seçim havasından ziyade genel seçim havasına sokulan, adayların belediye olanakları ile yapabileceklerine yönelik  vaatlerinin devlet olanaklarıyla yapılacaklarla kıyaslanmasının söz konusu olduğu bu seçimlerde, yukarıdaki oy oranlarını dikkate alarak değerlendirme yapmak gerekmez mi?

Yönetimde olanlar zaman içerisinde yıpranabilir, belirli oy kaybına da uğrayabilir. Ancak Başkent Ankara’da 20-25.000 oy farkıyla seçim kazanılıp zafer diye nitelendirilmeye çalışılırken, bazı il ve ilçelerde 5-10 oyla başkanlıklar kazanılıp kaybedilirken, İzmir’deki oy oranlarını ve 350.000 oy farkını küçümsemek, istisnai bir durum olan 2009 ile kıyaslamaya çalışmak doğru mudur, bilemiyorum.

Seçim öncesinde CHP’nin, 200-300 bin seçmene sahip  Karabağlar, Buca, Bayraklı ve hatta Konak gibi metropol ilçeleri kaybedilebileceği tahminlerinden sonra, YSK’nın 28 yıldır geçerli olan ‘ bir partiye aday adaylığı başvurusu yapıldıktan sonra başka bir partiden aday olmayı yasaklayan ‘düzenlemeyi bu yerel seçimler öncesi değiştirmesinden sonra, alınan sonuçlara biraz daha farklı bakmak gerekmez mi? Nitekim bu yasağın kaldırılması sonucu İzmir’de bazı ilçelerde eski Başkanlar DSP ve DP’den aday oldular.

Bunun sonucunda bir ay önce CHP’li olan adaylar özellikle metropol dışı ilçelerde oyların bölünmesine neden oldular. Torbalı’da eski başkanın temsil ettiği DSP’nin 6300 oyuna karşılık 1200 oyla, Kınık’ta DP’den aday olan eski başkanın 2600 oyuna karşılık 1100 oyla, Menderes ‘te bağımsız aday olan eski CHP’li başkanın 3500 oyuna karşılık 400 oyla, Selçuk’ta DSP’nin 80 oyuna karşılık 15 oyla seçimi CHP kaybetti. Aliağa ‘da DSP’den aday olan eski başkan ve milletvekilinin aldığı 6000 oy kayıpta en büyük etkendi.

Son olarak, hafıza tazelemek için şunları da belirtmek isterim. 2004 seçimleri sonucunda Bayındır ve Seferihisar’ı  ANAP, Aliağa, Bergama, Buca, Gaziemir, Kemalpaşa, Ödemiş ve Tire’yi AKP adayları kazanmışlardı.

Vatandaşın, bulunduğu köyde, ilçede, ilde hizmetlerden yararlanmak istemesi ve bunun sonucunda  parti tercihi yaparak oyunu kullanması en doğal ve yasal hakkıdır. Bunu yargılamak düşünülemez bile. Kendilerince haklı nedenlerle başka partilerden aday olarak yarışa girenleri eleştirmek te haddimize değil. Ben yalnızca, il tablosuna bakarak değerlendirme yapılmasının yanlış olduğunu, seçim süresince olağanüstü çaba harcayanların emeklerinin boşa gittiği duygusuna kapılmalarına neden olacak değerlendirmelere katlanılamadığını belirtmek için bu tespitleri  dile getirmek istedim. 4 ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimi için olsun, 2015 yılında yapılacak Genel seçimler için olsun algı yanılsamasına bilerek ya da bilmeyerek katkı yapılmasını da doğru bulmuyorum. Herkes uyanık olsun.!!! 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 626
Kayıt tarihi
: 06.12.10
 
 

Bornova Anadolu Lisesi ve Sbf mezunuyum. Üniversite yıllarımda başlayan çalışma yaşamım kısa bir sür..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster