Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Haziran '14

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
229
 

Seviyorlar... Sevmiyorlar... Seviyorlar... Sevmiyorlar...

Seviyorlar... Sevmiyorlar... Seviyorlar... Sevmiyorlar...
 

Ergenlik! Yetişkinliğe giden yolda uğradığımız, kendimiz dışında hiçbir şeyi, hiçbir kişiyi, hatta zaman zaman kendimizi bile beğenmediğimiz sancılı bir durak.  Bir taraftan vücudumuzdaki değişikliklere alışmaya çalışırken bir taraftan da duygu durumumuzdaki dalgalanmalarla baş etmeye çalıştığımız geçiş dönemi.

Görsel kaynak: http://www.tressugar.com/latest/Puberty

Ergenlik, saç şeklinin, giyilen markanın, dinlenilen müziğin, kişinin takıldığı mekanların önem kazandığı bir evre. Bu dönemde arkadaşlık, bir gruba ait olma ve popülerlik çok büyük önem taşır. Çünkü ergenler;

·        kendilerini en iyi anlayan kişinin arkadaşı olduğunu düşünürler,

·        yaşadıkları değişimler sebebiyle kendilerinden emin olmadıkları ve güvende hissetmedikleri için, aile içerisinde kendilerine yer bulamazlar,

·        sürekli çatışmaya girip anlaşılmadıklarını düşünürler.

Halbuki arkadaşlar, kendileriyle aynı dili konuşan, kendileri gibi düşünen, kendileriyle aynı sıkıntılara sahip adeta sığınacakları birer limandır. Kendilerini değerli hissetmek, öz güven duymak için bir gruba kabul edilme, arkadaşları tarafından aranma ve beğenilmeye ihtiyaç duyarlar. Yani onlar için kendilerinin değerli olması hem gruba kabul edilmelerine hem de grup içindeki popülerliklerine bağlıdır.

Peki popülerliği belirleyen nedir?

Ergenlikte popülerlik iyi ilişkiler kurmak maskesi altında tüm yüzeyselliğiyle kendini gösterir aslında.

·        Bir gruba dahil olmak

·        O grup üyeleri tarafından beğenilmek

·        İyi giyinmek

·        Kendine güvenen bir imaj yaratmak

·        “Klas” olmak

·        Herkes tarafından gıpta edilmek

·        Tüm dedikodulardan haberdar olmak

 

Popüler olmak zor görünse de asıl zor olan popüler kalmaktır. Gencin kendisini güvende hissetmek için girdiği bu ortam, popüler kalma kaygısıyla giderek güvensiz hale dönüşür. Örneğin, grubun onaylamadığı bir kişiyle arkadaşlık etmek popülerliğinizin sonu olabilir. Ya da derslerinde hep 100 alan veya yüzme konusunda rekorlar kıran bir genç düşünün. Bu genç metal müzik dinleyen, salaş giyinen, hayatı önemsemiyormuş gibi görünen bir gruba girdiğinde, bu grubun kurallarıyla oynamadığı sürece, derslerindeki ya da yüzmedeki başarısının, o grup içinde  “popüler” olmasına hiçbir katkısı olmaz. Zamanla popülerliğini korumaya çalışan genç popüler olmanın bedelini ödemeye başlar. Hem de ağır bir şekilde. Birçok araştırma popüler olan gençler arasında güvende kalabilmek amacıyla sigara, alkol hatta uyuşturucu kullanımının yüksek olduğunu göstermektedir (1)

Birey olarak var olabilmek, kendini güçlü hissetmek, kendini bir yere ait hissetmek için popüler olma yarışına girmiş çocuğa anne-baba olarak nasıl yardım edebilirsiniz? Arkadaş edineceğine popüler olma hevesine kapılmış çocuğunuza arkadaşlığın değerini nasıl anlatacaksınız?

Her anne-baba ergenin kimlerle ne yaptığı hakkında bilgi sahibi olmalıdır. Ancak bunu kesinlikle sorgulayarak yapmamalıdır. Aynı şekilde ergenin arkadaşları eleştirilmemeli, ergen küçük düşürülmemeli, baskıcı bir şekilde yönlendirilmemelidir. Olumlu arkadaşlıkları teşvik edin, ancak hiçbir zaman kıyaslamayın. Yanlış bir durum varsa saygılı bir şekilde çocuğunuzla paylaşın. Popüler olmanın, gerçek dostluk olmadığını açıklayın. Popülerliğin gelip geçici bir şey olduğunu ancak dostluğun her koşulda kabul etmek demek olduğunu, uzun vadeli olduğunu anlatın. Popüler kalabilmek için verilen savaşın bir süre sonra yorucu olabileceğini vurgulayın.

Aslında anne-baba olarak yapılması gereken çocuğun her döneminde olduğu gibi sevildiğini, değer verildiğini ve önemsendiğini ergene hissettirebilmektir.

Unutmayın, ergenlik gencin kendini ispat etmeye çalıştığı, belki de bunu popüler olmaya çalışarak yaptığı bir dönem.  Ve tüm bunların sebebi kafasında sürekli dönüp duran soru: “Beni seviyorlar mı? Sevmiyorlar mı?”

Cevabı ona sımsıkı sarılarak verin. Gerektiğinde serbest bırakın. Unutmayın! Sevgi her zaman en iyi izi bırakır.

Elgiz Henden

(1)    http://www.sciencedaily.com/releases/2005/05/050517143704.htm

 

 

 

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 168
Toplam yorum
: 11
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 279
Kayıt tarihi
: 04.05.09
 
 

Elgiz Henden 1968 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesini 1989 yılında, yük..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster