Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Nisan '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
315
 

Şeytan İmparatorluğu Hayalleri Parçalıyoruz

Şeytan İmparatorluğu Hayalleri Parçalıyoruz
 

Attığımız her top, şeytanın hesabına bir darbedir...


Zeytin Dalı operasyonu, tıpkı Fırat Kalkan gibi sadece bir operasyon değildir.

Osmanlı'nın Macaristan'ın kaybıyla sonuçlanan 1699 Karlofça anlaşmasındaki ilk toprak kaybıyla başlayan “ricat”ın bitişidir.

İslam ümmeti bu tarihten itibaren yavaş yavaş geri çekilmiş, üç kıtadaki muazzam imparatorluk 1923'de Misak-ı Milli sınırlarının bile daha küçük bir alana, Anadolu'ya sıkışıp kalmıştı.

300 yıllık zaman diliminde hem cephede, hem masada sürekli kaybeden bir Osmanlı Devleti ve dolayısıyla İslam ümmeti vardı.
Yüzyıl tam bir Batı hakimiyeti asrı oldu.

Tek dünya devleti kurma hevesindeki küresel yapı, insanlığı kıyamete kadar ifsad edecek olan Şeytan'ın izinden yürümeye devam etti, ediyor.

Ülkeleri, kıtaları, coğrafyaları paramparça etmek, küçük küçük devletler haline getirmek ve hepsini tek bir merkez yürütmek en büyük hayali şeytanın.

Nihai hedef, insanın Allah katında gördüğü değeri hazmedemeyen Şeytan'ın yeryüzünde imparatorluk kurması...

İsrail, Siyonizm, neoconluk bu büyük hedefin sadece küçük birer parçası.

Günümüzde şeytanın orduları insanlık tarihi boyunca ulaşabildikleri en büyük güce ulaşmış durumdalar.

Teknolojinin verdiği imkanlarla dünyanın en ücra köşelerindeki evlere ulaşabiliyor, televizyon ve internet aracılığıyla insanlığı istedikleri gibi yoğuruyorlar.

Böylesine büyük bir hakimiyet kuran şeytanın uşakları 2000'li yıllarında başında elbette bu günleri pek hedeflememişlerdi.
Şu anda BM, NATO ve onların alt birimleri olan uluslararası yapılar ile dünyayı yöneten, finansal gücüyle insanlığın ekmeğiyle oynayan, gıdaya müdahalesi ile insanlığın vücut kimyasını bozan, ABD eliyle de bu hakimiyetinin devamını güç kullanarak sağlayan şeytanın uşakları, 2018 yılında ABD'ye kafa tutan bir Türkiye'yi hiç hesaba katmamışlardı.

İki Amerika kıtası düşürülmüş, Avrupa emirlerinde, Asya'nın büyük kısmına ekonomik gücüyle hükmetmiş olan Şeytan, hükümranlığını perçinlemek için son olarak Orta Doğu'yu, yani dünyanın kalbini hedef aldı.

Son yirmi yıl, bu coğrafyayı nihai hedefi için hallaç pamuğu gibi atmakla geçti.

Ama işte hesap kurucuların üstünde de bir hesap kurucu var elhamdülillah.

2000'li yıllarda Türkiye'de kuklaları iflas edince Tayyip Erdoğan iktidarının yolunun açılmasını engelleyemediler.

Aradan geçen 15 yılda askeri darbe planlarını atlatan, parti kapatma tiyatrosunu savuşturan, MİT krizi ile başlayan yeni sinsi tehlike FETÖ'nün 17-25 Aralık yargı darbesi ve gezi kalkışmasından alnının akıyla çıkan Tayyip Erdoğan iktidarı her seferinde güçlenerek yoluna devam etti.

Son ve kalıcı darbeyi 15 Temmuz'da indirerek yeni bir kukla yönetim kurma hevesleri de kahraman milletimizin ayağa kalkarak bir gecede yerle yeksan etti.

O tarihe kadar savunmada kalan Türkiye, milletinden de aldığı güçle içindeki hainleri kısmen temizlenmiş yeni ordusu ile birlikte Fırat Kalkan harekatını gerçekleştirdi.

Türkiye'yi Irak ve Suriye'nin kuzeyinden kuşatmayı düşünen küresel şeytana karşı dünya üzerinde doğrudan saplanmış ilk hançerdi bu.

Gerek 15 Temmuz destanı, gerekse Fırat Kalkan harekatı hem Türkiye, hem İslam ümmeti hem de mazlum coğrafya için yepyeni umutlar ve muazzam bir özgüven getirirken, küresel şeytan için de aynı derecede büyük bir hayal kırıklığı, yıkım ve başarısızlıktı.

Şimdi Afrin, ardından Fırat'ın doğusuna yapılacak tüm harekatlar ile, 300 yıllık ricat sona ermiş ve artık ileri gidiş başlamıştır.

Coğrafyanın ayağa kalması, sömürülmüş İslam ümmetinin yeniden dirilişinin ayak sesleridir bu…

Küresel şeytan ve onun sahne önündeki kuklası ABD çaresizlik içinde seyretmektedir olan bitenleri.

Kuşkusuz bu yenilmişlik duygusuyla yine aptalca planlar yapmakta, yine saçma sapan hedeflere yönelmekte gecikmeyeceklerdir.

Ama onların ne yaptığı ve ne düşündüğü önemli değil artık, bizim ne yaptığımız ve ne yapacağımız önemlidir.

Nefes alırken bile batıya bakan yönetimler ve yöneticiler yok çok şükür.

Askeri operasyonun büyük kısmını kendi ürettiği silahlar ile gerçekleştiren Türkiye, bütün bir ümmetin duası ile birlikte Afrin'de bir avuç YPG serserisi ile savaşmıyor.
Ümmeti kuşatma harekatını imhaya çevirmeye çalışan Küresel Şeytan ile karşı karşıya.

Atılan her adım, alınan her metrekare toprak şeytanın feryadının arşı alaya yükselmesi demektir.

Allaha bin şükürler olsun ki, devran tersine dönmüş, ricat bitmiş ve artık ileri gitme dönemi.
Cetvelle çizilmiş, kardeşlerin arasına yapay sınırlar koymuş yüz yıl öncesinin haritalarının çöpe atılma vakti gelmiştir.

Şeytan'ın askerleri Allah'ın kulları karşısında yenilmeye mahkumdurlar.
“Nereye gidiyorsun?” diye sorulduğunda “Kızılelma”ya diyen Allah'ın askeri ile şeytanın uşaklarının mücadele etmesi imkansızdır.

Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve yarın başka adlar altında düzenlenecek tüm hamlelerimizi böyle okumak lazımdır.

Şeytan yenilmeye mahkumdur.

Ya yarın, ya yarından da yakın…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 8
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 516
Kayıt tarihi
: 15.12.14
 
 

Düşünmeyi, okumayı, araştırmayı, analiz etmeyi ve yazmayı seven bir kişilik... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster