Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Eylül '11

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
258
 

Şiirle gelen anılar

Şiirle gelen anılar
 

Güzelim Anadolu, Avrupa’dır, Asya’dır

Taşkent’ten Buhara’ya, Türkistan, Kafkasya’dır

Bir elma, gönül alma yeşerdi Çankaya’da

Güzide Taran oğlu Arif Nihat ASYA’ dır…

Bu dörtlüğü yazalı tam 37 yıl geçti. Geçenlerde defterlerimi karıştırınca bu köşede buldum, aklıma neler geldi, geçti. Geçen zamanları  bir bir sinema perdesi gibi  önümden gelip geçti. Hani derler ya gençler gelecek umutlarıyla ve yaşlılarda anılarıyla yaşayıp gidiyorlar. Galiba ben de yavaş yavaş yaşlıların sınıfına girmiş oluyorum. Hayırdır inşallah. Ama şu var ki her yaşın güzel bir tarafı vardır.

1974’ün Kasım ayında bir işim nedeniyle Mardin’den Ankara’ya gidiyorum. Kış kıyamet bana vız geliyor. Çiçeği burnunda bir öğretmenim. Sanatla, edebiyat   uğraşıyorum.  Anrkarda’yageiderken şair ve yazar dostlarımla elbette görüşeceğimi. Hep bunun planlarını yapıyorum. Ankara’ya varınca bazı işlerimi halledince Güzide Taranoğulu annemi ziyaret ettim. Telefonda hal, hatırını  sordukta sonra bana şöyle dedi:  “ Kadir oğlum,   02 Kasım 1974'de yani üç gün sonra evimizde Bayrak şair Arif Nihat Asya onuruna bir şiir gecesinde bir araya geleceyiz, Ankara’da bulunan şair dostlarımızla siz de yüz yüze gelip tanışırsınız” onun demesi üzerine ben de adresini aldıktan sonra 02 Kasım ( 1974 ) akşamı Güzide Taranoğlu annemizin evlerine gittim. Çankaya’daki evlerini rahatlıkla bulmuştum.  

 Adı geçen gecede kimler vardı? Hemen hatırladıklarımı hemen yazıyorum:

Halide Nusret Zorlutuna,  Arif Nihat Asya, Mehmet Çınarlı, İlhan Geçer, Enver Tunçalp, Osman Atilla, Yaşar Faruk İnal,  Şahinkaya Dil, Ahmet Tufan Şentürk, Yahya Akengin,  Sadık Necati Ok, Abdullah Satoğlu, Ahmet Nadir Caner, Gazeteci Necdet Buluz, Osman Ateş, Sabahattin Çankaya, Namide  Mühürdaroğlu, Emine Işınsu Okçu ve İrfan Ünver Nasrattınoğlu vardı.

Şiir dolu, şarkı ve türkü dolu bir gece yaşadık. Şiir dinletisi yemekli idi.  Sofrada her şey vardı, yok yoktu. Bir tek kuş sütü eksikti…  İyice hatırlıyorum, bir ara şair Mehmet Çınarlı  İlhan Geçer ve  emekli Tank Albayı  şair Enver Tunçalp ile  sohbet ederken, Sayın Çınarlı  aynen şöyle diyordu:

“ yahu kardeşim, ben de böyle bir geceyi yapmak istiyorum, lakin Güzide Hanım gibi yapamıyoruz. Güzide Hanım bunu nasıl beceriyor.” O bunları söylerken İlhan Geçer ise:  “Kardeşim, Güzide Hanımın arkasında dağ gibi bir Milletvekili vardır. Dr. Bilal Taranoğlu onun tüm isteklerini yerine getiriyor bundan da zevk alıyor.”diyordu.

Anılan gecede herkes bir şiir okudu,  Bu arada Şair Sadık Necati Ok mikrofonu bana uzatarak  “ haydi Abdülkadir Güler”   bir de sizi dinleyelim” dedi.  Ben de heyecanla mikrofonu elime alıp kısaca bir konuşmadan sonra bu arada kaleme aldığım yukarıda ki dörtlüğü irticalen ve heyecanla okudum. Ayıptır söylemesi bir hayli alkış almış ve rahmetli şair Arif Nihat Asya beni tebrik ederek, yanaklarımdan öpmüştü. Ben de onun ellerinden öpmüştüm. Bayrak şairiyle tanıştığıma çok sevinmiştim.

Kızıltepe’ye dönünce bu dörtlüğü özel kamışlı bir kalemle ve italik harflerle özenle yazıp manevi annem Güzide Taranoğlu’na göndermiştim. O’da bunu özel bir çerçeve ile hazırlayıp kitaplığının bulunduğu odaya asmıştı.

Aradan kocaman 37 yıl geçti. Geçen Nisan 2011’te Ankara’ya gittiğimde Prof. Dr. İsa Kayacan, Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü son sınıf öğrencilerinden ( yüksek lisans tezimi hazırlayan ) Mehtap Demirel ile birlikte gittiğimiz evlerinde bu yazıyı evinin bir köşesinde görünce o geçen günlerimi bir bir anımsadım. Nerden nereye? 

İşte buda bir vefa. Güzide hanım  bu dörtlüğü bir köşeye atabilirdi, ama o bunu yapmadı evinin bir duvarına özenle hazırladığı bir çerçevede asıverdi. Bu anı yazmaya ve düşünmeye değmez mi can dostlarım.  

Şimdi yukarıda adını yazdıklarımın bir kısmı belki yarısı bugün yok aramızda… Arka arkaya birer sessiz gemiye binerek bu diyardan uçup gittiler. Bir daha da geriye dönmediler. Onları bu değerli şair dostlarımıza sırası gelmişken rahmetle ve saygıyla anıyor, başta Güzide Taranoğlu annemiz  “Toprak Ana”   olmak üzere yaşayanlara sağlık ve uzun ömürler diliyorum. Buradan ayrıca selam ve saygılar gönderiyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam sizi okuduğum zaman vizyonum genişliyor ve huzur buluyorum.Değerli varlığınıza şükrediyorum .İyi ki varsınız.Sessiz gemiyle karşı kıyıya geçen değerlere de Allatan Rahmet diliyorum.Hayatta kalanlara huzur ve sağlık.

Şennur Köseli 
 22.09.2011 21:35
Cevap :
Evet bu anılarım harfi harfine gerçektir.. Şairlerin bir kısmı çok şükür hala hayatalar.O bizim tesellimiz... Abartma yapmadım. Ankara'da Annem Güzide Taranoğlu ile tanışmanızı isterdim.... Selamlar.   22.09.2011 22:08
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 4831
Toplam mesaj
: 223
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster