Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Hakan Karaduman (Akdenizli)

http://blog.milliyet.com.tr/akdenizli

17 Ocak '10

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
376
 

Sınama adlı romanımdan (1)

Sınama adlı romanımdan (1)
 

kendimden de ufaktan bahsettim çıkacak önceki kitabımda.


....Herşey çok basitti belki de,

Daha üste tırmanmak; Tanrı en yukarıda…

Herşey basitti belki de;

Basılıp çıkılan ne varsa, en yukarıda…

....

Uzlaşlaştıkça uzaklaşan,

Heran canını alıp çıkan…

Herşey basitti belki de,

Sevilsin diye kucaklara bırakılan

-Belki de heran, sana sarılan…-

....

En altta kalan;

Çıkılacak yerde olmayan,

Bastığımız yerde çivilenip kalan.

Derse:

Ne değişir,

En yukarısı sizinse,

En altta kalan; -yani- Benimle kalan.

....

Deseydi:

Merhaba sınanlar, hoşgeldiniz… Ağır görünüyor yükleriniz.

Uzun yollardan geçtiniz,

Ne kadar yanlış getirdiniz;

Ne kadarsa –azsa- doğru?

Bilmenin size göre dayanılır,

Bir olmanın dayanılmaz yoğunluğu…

Yüklerin; içindekilere söyleyecek sözün

Hepsi aslında bir bütün.

Girer çıkarım içine,

Bilmezsin bile

Yeterki saydam ol,

Sudan bile.

Ama,

Zaman biribirimizi sınamakla geçti

En inanası bile, yüzde birdi.

Gerçek kenarlarına doğru incelirdi,

Yine de ara bilinmezdi...

En çok inanan bile bir katre şüpheliydi

Kendinin kendine yaptığın yettiğiydi.

Bir hilal gibi kenarlarına keskinlenen gerçek,

Içindeydi...

....

Yetmişlere çevrilir başım,

Erkek kadın, bacım,

Ne arardı sahi onlar?

Neymiş güzel;

Güzeli dünyanın?

Şimdiyse

Suskun.

Susan bir çelik gibi,

Ruhunun titrediği gibi; o ses gibi…

Bir tırnak vuruşu çeliğe,

Titreşen içindekiler gibi…

Çelik gibi,

Toplanmış beklerken kalabalığı

Serzeniş yankılanan sesler gibi

....

***

not: HUĞ adlı kitabım yakında yayında olacak. bense yeni, daha yeni kitabıma odaklandım. o bir roman olacak. tabiiki yeterince okunmayacak. ama önemli olan olacak ve ben söyleyeceğimi söyeleyeyim (de, gerisi...) yalan olacak.

not: yazar kimliksiz olmalı. yazacakları onu bağlamasa da yazabilmeli: buna sorumluk diyorum. bazı yazarlar sanki anlatımın gevezelik olduğunu sanarak, biraz da okuyucuyu anlamayarak kitaplarını kelime çöplüğüne çeviriyor. sanki herşeyi onlar biliyor. yeniden söylüyorum: sen, kitap yazarı, sahi sen ne söylemek istiyorsun? onca kelimelerle ne anlatmak istiyorsun? işte o yüzden şiirden yardım almalı roman. hayatın içinde varsa şiir, roman hayatsa, birlikte yürümeliler. o zaman kısa yazmayı öğrenecektir roman.

not: muz sesleri'ni okuyacağım yakında. bakalım kahramanlar karışmış mı birbirine. ne diyor, bir de. bizimkisi dost işi olmaz görünce.

not: düşleriniz sizindir: http://www.dailymotion.com/video/xatumv_philippe-sarde-martini-dry_music

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazacak bir şeyi olanların içinde olup ,onların yazdıklarını okuma ayrıcalığını yaşadığım için mutluyum..kolay gelsin sayın yazarım..okuyanlarınız bol olması dileğimle..

Gülden Işık 
 19.01.2010 18:59
Cevap :
çok teşekkür ederim. en içten saygımla. sağlıcakla kalın.  19.01.2010 19:30
 

Önce yeni romanınız için başarılar dilerim.Şiirsel bir anlatımdı bayıldım kitabınızı hemen almak istiyorum. "bir olmanın dayanılmaz yoğunlu" nefis anlatım... sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 19.01.2010 9:38
Cevap :
çok teşekkür ederim. bu yıl içinde tamamlamayı düşündüğüm bir roman olacak. heves olduğu sürece yazacağım. beklentisiz yazmanın başka bir açıklaması olamaz zaten. sağlıcakla kalın.  19.01.2010 11:10
 

...savunmaya bile gerek yok. Az sözle yazmak anlatacağını... yazarın erdemi. Hiç de kolay değil üstelik. Aslında zor olan bu. 600 sayfalık laf kalabalıkları ile hiç bir şey söyleyememek de bir başarı. Özlü yazmak yazarlığın temel erdemi sayılmalı bence de. Selamlarımla...

Haşmet Şenses 
 18.01.2010 1:47
Cevap :
çok teşekkür ederim değerli katkınız için. okuduğum birkaç romandan negatif eleştiri adına bahsetmeyi düşünmüştüm. ancak yazarlara karşı önyargılar oluşabileceğinden sonrasında doğru bulmadım. ayrıca çok haklısınız; en zorudur bir konuyu, bir hayatı, hayatları en özünde anlatmak ve okuyucuyu zihni açık tutmak. sağlıcakla kalın.  18.01.2010 9:24
 

Örnek alınacak duruşunuzdan etkilendiğimi ,mutluluğumu söylemek isterim.Etkileyici giriş.Hiç ara vermeden yola devam diyorsunuz.Kutluyorum değerli dostum. ***Bilmenin size göre dayanılır/Bir olmanın dayanılmaz yoğunluğu-Gerçek kenarlarına doğru incelirdi./Bir hilal gibi kenarlarına keskinlenen gerçek/İÇİNDEYDİ***müthiş..sevgilerimle

zirve özden özpınar 
 17.01.2010 23:30
Cevap :
takdiriniz büyük mutluluk ve onur verici. dediğiniz gibi, devamlılık. bir kitap ısıtılıp soğutulan bir yemek gibi sürekli üzerinden geçilip, yazar ne biliyorsa içine koyduğu tatsız kelime yığınlarına dönüşmemeli. yaşam bize durma ve yeniden devam etme şansı vermediğine göre.. herşey devam ederken, yazarın ayrıcalığı ve abartıları neden? işte bu yüzden yazmada devamlılık esas olmalı. bir roman 30 yılda yazılmışsa, o artık roman değil, biyografiler ve anlatımlar kitabı olmuştur. yazmak dinamikse kahramanları bekletme ayrıcalığı yazarda olmamalı. tabii bu sözlerim roman yazarları için. sağlıcakla kalın.  18.01.2010 9:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 470
Toplam yorum
: 1750
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 538
Kayıt tarihi
: 28.08.06
 
 

Ateşten denizleri mumdan gemilerle geçmeye" benzer hayatımız. Mutlaka mavi gökyüzü görünecektir. Gid..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster