Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Temmuz '14

 
Kategori
Spor
Okunma Sayısı
216
 

Size futboldan daha iyisini müjdeleyeyim mi?

Size futboldan daha iyisini müjdeleyeyim mi?
 

Caroline Wozniacki, 1 numaralı seri başı (sportstv.com.tr'den)


Dünya Kupası sona erdi diye üzülen sporseverler…

Uzun yaz ve ramazan günlerinde ne seyredeceğiz diyenler…

Yeni bir turnuva başlıyor… Hem de bizim ülkemizde, İstanbul’da…

Futboldan daha zevkli ve keyifli…

TEB-BNP TENİS turnuvası…

Bu spor yaygın olmadığından, spor sayfaları ve ekranlarında fazla yer bulamadığından, ne yazık ki büyük çoğunluğumuz onun tadından, zevkinden habersiziz.

Gelin, bu keyifli spor dalına biraz ilgi gösterelim, onu tanıyalım, çocuklarımızı tenise teşvik edelim. Kim bilir ne yetenekler çıkacak!

Turnuva, elemelerle 13 Temmuz Pazar günü başladı… Elemeler ekrana gelmiyor…

Ama 14 Temmuz Pazartesi’den itibaren zorlu ve iddialı maçlar seri halinde ekranda olacak…

Tenis şöleni, Pazartesi günü saat 11’de başlıyor…

Maçları, Sports TV naklen verecek… Adı geçen kanal, her gün 4 maç yayınlayacağını ilân etti.

Bendeniz, gerek oyuncu, gerekse seyirci olarak spora düşkün biriyim… Kendi çapımda futbol, basketbol, voleybol oynarım, spor yayınlarını ve maçları takip ederim.

Lâkin tenisin verdiği zevki, keyfi hiçbir spor dalı veremiyor.

Hepinizi, bugün İstanbul’da başlayacak olan tenis turnuvasını takip etmeye, maçları seyretmeye davet ediyorum. Pek çoğunuzun büyüleneceğini tahmin ediyorum. Maçları bırakamayacaksınız.

x   x   x

TENİS, 4 YAŞINDAN 104 YAŞINA HERKESİN YAPABİLDİĞİ SPOR

Dünyaca ünlü tenisçiler çok küçük yaşlarda bu spora başlıyorlar… Meselâ; Novak Djokovic‘i ailesi 4 yaşında başlatmış…

Fakat bu spora başlama yaşı için üst sınır yok… Bir kişisel gelişim kitabında okumuştum, bir tenis sever 104 yaşındayken bile oynamaya devam ediyordu.

Yaşınız kaç olursa olsun, 8 saatlik bir kurs sonucunda bu şahane sporla haşır neşir olmaya, kendinize uygun rakiplerle maç yapmaya başlayabilirsiniz.

Kurslar, genellikle haftada iki gün, günde birer saat şeklinde veriliyor. Yani toplam 4 hafta sürüyor. Tabii bu arada, kendi kendinize çalışmanın bir yolunu bulmalısınız… Tenis kortlarının bulunduğu yerde “tenis duvarı” olabiliyor, orada çalışmakla çok hızlı ilerleyebilirsiniz.

Masa tenisi oynuyorsanız, bu size, bahçe tenisinde ilerlemeniz için büyük bir kolaylık sağlayacaktır.

Bir önyargıyla tenisin “zengin sporu” olduğu kabul edilir… Belki eskiden öyleydi… Artık, herkesin sporu…

Biliyorsunuz, enflasyon sepetinde “tenis topu”nun fiyatı da var… Bu ne demek? Tenis, Türk halkının elzem bir ihtiyacı, vazgeçilmez spor dalı…

Türkiye Ekonomi Bankası (TEB)-Türkiye Tenis Federasyonu (TTF)işbirliği ile 2012 yılı Mayıs ayında, 78 ili kapsayan “sokak tenisi” etkinlikleri düzenlendi. Bu kapsamda Bingöl’den Afyonkarahisar’a, Bolu’dan Kars’a kadar bütün ülke sathında, okullarda, parklarda, AVM’lerde, hatta ara sokaklarda tenis kortları kurulup, bu güzel spor tanıtılmaya çalışıldı. Bu büyük çabayı gösterenleri saygıyla selâmlıyorum.

Evet, bu spor artık herkesin sporu…

Yeni başlayanlar için çifti 35-40 liraya olan raketler, üstelik birkaç top hediyesiyle birlikte bulunabilmektedir.

 

x   x   x

TENİS KURSUNU NEREDE GÖRECEĞİZ?

Üniversite bünyelerinde tenis kursları verilebiliyor…

İzmir Büyükşehir Belediyesi, başta Bornova Âşık Veysel Parkındaki spor tesislerinde bu kursu düzenliyor. Başka belediyelerin de böyle bir hizmeti verebileceğini değerlendiriyorum.

Öğrendiğime göre; illerde Tenis İhtisas Kulüpleri var… Belki bazı ilçelerde de tenis hocası vardır. Yoksa da illerdeki kulüple yapılacak bir işbirliğiyle ilçelere haftada 2 gün bir tenis hocasının gelmesi talep edilebilir, en az 10 kişilik grupların kurs alması sağlanabilir. Birden fazla 10 kişilik gruplar olursa, birkaç saatlik kurs için ilçeye gelmiş olacağından hoca için daha iyi ve verimli olur.

Başta çocuklarımız, bütün ilgi duyanların bu güzel sporla tanışması sağlanmalı.

Kurumlar, sanayiciler, belediye, okullar destekçi olmalı, desteklemeli.

x   x   x

BEN YAPIYORSAM HERKES YAPABİLİR

Bendeniz bu spora 41 yaşımda başladım ve 15 senedir her fırsatta tenis oynuyorum. Son bir yıldır ise, hem yakınımızda belediyenin kortlarının bulunması, hem de uygun bir rakiple tanıştığımdan düzenli olarak maç yapıyoruz.

Bu arada, başka tenis severlerle de tanışma imkânı buluyoruz. Maç yaptığım son rakibim 78 yaşındaydı.

Evet, bu sporu, hiçbir özel yeteneği olmayan ben yapıyorsam herkes yapabilir.

Bu yazıdan amacım, öncelikle, İstanbul’daki turnuvaya seyirci olmanızı sağlamak…

Sonra da bu spora heves edip oyuncu olmak için yola çıkmanız…

Tenis kortları yapmak için; yerel yönetimlerin, spor müdürlüklerinin, özel kurumların harekete geçmesini, vatandaşın da onları biraz zorlamasını sağlamak…

“Kort”dediğimiz atla deve değil… Geçen gün, İzmir’in mütevazı semti Bayraklı’da geziyorum… Tek apartmanlı bir site… Bibaktım, bahçesinde bir tenis kortu… İşte, bu kadar basit, 28-30 daireli bir apartmanın bahçesine bile tenis kortu yapılabiliyorsa, bunu yapmak için belediyeler, okullar, fabrikalar haydi haydi yer bulabilirler…

Bütün hadise; ilgi ve irade meselesi…

 

x   x   x

HAYAT SPOR VE SANAT OLSA

Farkında mısınız; hayatımız siyaset ve savaş!

Siyasete dalmışız, gerildikçe geriliyoruz…

Öte yandan, terör, şiddet savaş ömrümüzü tüketiyor… Mecburen onları yazıyor, onları tartışıyoruz…

Yani Müslümanlar birbiriyle savaşıyor, coğrafyamız kan revan içinde mecburen aklımız orada kalıyor… Tabii bir de bu coğrafya’da, İsrail’in “periyordik” Gazze saldırıları var… Fakat düşünelim, İslam kendi içinde bu kadar bölünmüş, bu kadar kavgalı olmasa, İsrail bu kadar saldırgan olabilir, kendinde bu kadar cesaret bulabilir miydi?

Onun için, Dünya Futbol Kupası’nın başladığı günlerde, Hıristiyanlar maç-maça, Müslümanlar saç-saça demiştik.

Onlar için hayat spor-sanat, bizim için savaş-siyaset…

Bu çemberi kırmalıyız…

Ahhh, o günleri görecek miyiz?

Savaşlar bitmiş, İslam ülkeleri sporda, sanatta söz sahibi olmuş…

Tenisi, basketbolu, voleybolu, jimnastiği, atletizmi, yüzmeyi…

Şiiri, edebiyatı, heykeli, resmi, müziği, sözü, sazı… Vs. konuşuyoruz, yazıyoruz, tartışıyoruz…

Ne güzel olur!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hıristiyan ve İslam dünyalarını karşılaştırırken "onlar için hayat spor-sanat, bizim için savaş-siyaset" sonucunu çıkarmışsınız ama din ve bilim paradoksunun önemini göz ardı etmişsiniz. Bence insanların yaşamlarını geliştiren yegane faktör din ve bilim çelişkisidir. İslam dünyasının bu günlerini Hıristiyanlarda yaşadılar onlarda din toplumlarıydı ve yüzlerce yıl boyunca din ve mezhep savaşlarıyla telef oldular. Bizde bugün hala din toplumuyuz ve bilimin aydınlatan gücünü ihmal ediyoruz, haliyle de savaş ve siyasetle uğraşıp duruyoruz. Ne zaman ki bizde dinin bir varsayım olduğunu anlayacağız, çareyi bilimde bulacağız işte o zaman insan gibi yaşamayı da öğreneceğiz. O zamana kadar dinlere dayalı kültürlerle siyasete, savaşa, kutuplaşmaya devam... Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 15.07.2014 6:55
 

Tenis hakikaten dediğiniz gibi çok keyiflidir. Üstelik tüm vücudu aynı oranda çalıştıran sadece birkaç spordan biri. Ancak kötü yanı, bir dönem oynamadınız mı, unutuyorsunuz! Bisiklet, yüzme gibi filan değil yani, tekrar başladığınızda tüm pratiğinizi kaybetmiş, sanki yeni oynamaya-öğrenmeye başlamış gibi oluyorsunuz. İşte bu yönünü de sevmiyorum. Çünkü oynarken de hakikaten tam da kendinize denk birini bulmanız gerekiyor, daha usta veya daha acemiyle oyun ya size ya karşı tarafa tad vermemiş oluyor. Partnerinizin de sizin kadar düzenli ve disiplinli oynaması gerekiyor, öyle olmadı mı partnersizlikten sizin de pratiğiniz kesintiye uğrayabiliyor. Siyaset ve savaşa gelince de, yani yine de halimize şükredelim, en azından savaşı bizzat ülkelerinde yaşayanlardan değiliz hamdolsun. Allah korusun. Aklım çıkıyor savaş bizim ülkemize de sıçrarsa diye:(( O yüzden ya zaten sporu mporu pek düşünemiyoruz bile:(( Ama çok haklısınız tabii sanatıyla sporuyla yaşam dolu dolu sürmeli. Selamlar...

Filiz Alev 
 13.07.2014 16:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1412
Toplam yorum
: 5027
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1221
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Okul..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster