Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '14

 
Kategori
Futbol
 

Sürekli geriye

Her iki takım da bu sezon son 15 senenin belki de en kötü futbolunu ortaya koyuyor. Yurt dışından bilinçli, futboldan iyi anlayan bir futbolsever bu maçı izlese, maçın bir alt lige ait bir maç olduğunu düşünebilirdi.

 

Her iki takımın da bu futbolunun 1. sorumlusu Yönetimleri. İkinci sorumlusu Teknik Direktörleri. 

 

Fenerbahçe haftalardır geriye gidiyor. Oyun olarak, moral olarak, puan olarak, vizyon olarak, inanç olarak!

 

Galatasaray ise idare ediyor. Tek yıldızının omuz vermesi ile ite kalka ilerliyor. 

 

Prandelli, Galatasaray' da vakit dolduruyor. Bu sezonun sonunu görebileceğini düşünmüyorum. Hiç bir saha içi organizasyon, hiç bir organize hücum yok. Goller hep Sneijder' in bireysel becerisinden. Zaten sahada tek yıldız isim de Sneijder. Pozisyonu yakaladı ve attı. Eskiden Fenerbahçe' nin de yıldızları vardı. Yıldızın varsa seni kurtarabiliyor. 

 

İsmail Kartal' a gelince, İsmail Kartal hala son 5 senedir olduğu gibi bu sezon da Fenerbahçe' nin antrenörü. Misyonu bu. Çünkü Fenerbahçe' nin herkesin bildiği başka bir Teknik Direktörü var. 

 

Meireles en formda olduğu dönemde kesildi, haftalarca Diego oynatıldı. Neden?

 

Emenike ve Sow gibi iki formsuz isme haftalardır forma verildi. Neden?

 

Stoperde sezon başından beri bir eksiklik olduğu bilinmekle birlikte, takviye yapılmadı. Neden?

 

Hasan Ali gibi yetenekli bir bek, 3 sezondur kenarda, Caner' i daha verimli olabileceği sol açık yerine bek olarak kazanmak adına Hasan Ali kurban edildi. Bu sezon Hasan Ali' yi kenarda tutma operasyonu devam etti. Neden?

 

Sakatlıktan yeni çıkmış, oynaması riskli Emre ben oynarım deyip oynayabiliyor. Emre ne derse o oluyor. Neden?

 

Oynadığı maçlarda müthiş işler yapan, takımın santrafor özelliği taşıyan tek ismi Webo ağzı ile kuş tutsa bile forma şansı bulamıyor. Neden?

 

Bu "neden" lerin sayısı artar ama cevabı tek. Çünkü Fenerbahçe' yi İsmail Kartal çalıştırmıyor. Çünkü Fenerbahçe' nin başka bir Teknik Direktörü var. Bu teknik direktör her bir şeyden anlıyor. Hep onun dediği oluyor. Karışmıyorum diyor ama zaten uzak duramayacağı kadar işin içine girmiş durumda. 

 

Geçen sezon ve ondan önceki sezonda takımın başında "Teknik Direktörler" vardı. Ne zaman ki müdahale ettirmediler, ne zaman ki fikir olarak ters düştüler, ne zamanki taraftar nezdinde kredi topladılar anında yollandılar. Arkalarından "takımı zaten onlar şampiyon yapmadı", "futbolcular yaptı" bile dendi. Arkalarından atılıp tutuldu.

 

Daha önceki yazılarımda da yazmıştım. Kartal' a yazık ettiler. Koskoca Fenerbahçe, tahminim emrivaki ile emektar ve iyi Fenerbahçe' li Kartal' a emanet edildi. Bu en başta Kartal' a haksızlık. Hoca mutlu mesut antrenörlük yaparken gelip huzurunu bozdular. Kartal insani özellikleri nedeni ile bu futbolcu topluluğunu yönetemez. Çünkü çok seviliyor. Çünkü onların İsmail Ağabeyi. Çünkü onlar ile arasının bozulmasını hiç istemiyor. Çünkü sorun çıkmasından korkuyor. İsmail Kartal bu takım ile o kadar içli dışlı ki, disiplin sağlaması zor. Yanal ve Kocaman dönemlerinin disiplinini sağlaması çok zor. 

 

İsmail Hocanın zaten disiplin, taktik, motivasyon ile de işi yok. Tutturmuş bir bilgisayar, ölçüm, istatistik, yazılım, bilimsellik... Futbolun özü olan insan idaresi yönü yok!

 

Peki gelinen noktaya bakalım. Son 15 senenin en kötü yabancıları, kovulan hocalar, sürekli pohpohlanan futbolcular, 3 Temmuzdan beri her yanlışa doğru diyen, hiç eleştirmeyen, yönetime toz kondurmayan taraftarlar. 

 

Evet, bu tablonun üçüncü mimarı sesi gür çıkan, herkesi sindirmiş olan, koşulsuz savunma yapan bir kısım taraftar. Şimdi üzülmeye hakkı olmayan da yine bu taraftarlar. Bunlar için "gerçek Fenerbahçe" değil, "kafalarındaki Fenerbahçe" önemli! Kafalarındaki Fenerbahçe takımı hep süper, hep iyi futbol oynar, hep Başkan haklıdır, eleştirenler hep haksızdır. 

 

Hep destek tam destek derken, kantarın topuzu kaçtı. Hem de feci kaçtı. Bu takımda bir zamanlar Hooijdonk' lar, Anelka' lar, Niang' lar, Lugano' lar, Appiah' lar, Alex' ler vardı. Şimdi Sow' lar, Emenike' ler, Alves' ler var. Hiç mi sorgulamaz insan bu düşüşün nedeni ne diye? 3 Temmuz' u hiç bahane etmeyin arkadaşlar, Emenike ve Sow' a ne paralar verildiğini düşünün, hiç mazeret üretmeyin. Bu kulüp sportif olarak iyi yönetilmiyor. 

 

Artık gelin doğruları konuşalım. Gelin, biraz düşünelim. Gelin elimizi vicdanımıza koyalım. 

 

Fenerbahçe son 5 sezonun en kötü ve amaçsız futbolunu söylüyor. Hocası aksini iddia ediyor. Etmesi de son derece komik kaçıyor. Hocanın en büyük şanssızlığı bir sene önceki performans. Bir sene önceki futbolu izlemiş olan hiç kimse bu pilavı elbette yemiyor. Hoca iyi oynadık dedikçe de huzursuzluk ve kızgınlık artıyor. 

 

Bu takımın yıldızı falan yok. Bu takımda ruh yok. Bu takımın bazı futbolcularında vicdan da yok. Bir insanın o kartı, böylesine önemli bir maçta görmesi için art niyetli olması lazım. Geçtiğimiz sezonlarda Meireles de yapmıştı. Böyle harekete ben şanssızlık demem, takımına, formasına ihanet derim! Bunun cezası büyük olmalı. Milyonları tıkır tıkır cebe indiriyorsan, böyle bir hatada bedelini ödeyeceksin!

 

Bu takımın kazanma iradesi var ama takım olma iradesi yok. Bu takımın istediği hoca ile çalışma lüksü ve desteği var ama çok çalışma isteği yok.

 

İddia ediyorum, Kartal ile Fenerbahçe şampiyon olamayacak. Görünen köy kılavuz istemez. Futbolun biraz adaleti varsa Galatasaray' da olmamalı, çünkü Galatasaray' da çok kötü yönetiliyor. Hem idari, hem de teknik yönden. 

 

İsmail Hocaya not: Sayın hocam, bu bilimsellik, bilgisayar temelli istatistik analizleri, raporlar, vb iyi ama futbol robotlar ile oynanmıyor. Bunlar insan. Seni saymalı, senden motivasyon almalı, senden adalet görmeli. Ne yapacağını sana bilgisayar söylemez. Bizce yol yakınken affını iste hocam. Sana olan sevgi ve saygı baki kalacaktır. Sen hak ettiğin huzura ve göreve geri dön. Bu camia seni bağrına basacak ve hakkını teslim edecektir. Olmadı be hocam. Olmadı.. Bizlere de lütfen kızma, amaç seni incitmek değil. Amaç bu duruma yol açan kişiyi eleştirmek. Bu tabloda nihai sorumlu sen değilsin hocam. Üzüldüğünü ve durumdan ne kadar rahatsız olduğunu biliyorum. Alves, Bekir, Kadlec, Sow, Emenike gece rahat rahat uyurken, sen yine üzüntüden uyuyamayacaksın biliyorum. Yazık oluyor sana hocam yazık. 

 

Aziz Yıldırım' a not: Sayın Başkan, 1 milyon üye kampanyasına bir önceki yazımda destek verdim. Sizi tebrik ettim. Ancak, 1 milyon üye için bazı koşullar ortaya koymuştum. Bunların başında sportif başarı geliyor. Fenerbahçe için daha geç olmadan gereğini yapın. Kadro konusunda da radikal bazı değişiklikler şart olacak. Devre arasını şimdiden planlamaya başlayın. Hep arkanızda olan taraftar, sportif açıdan tatmin olmaz ise 1 milyon üye projeniz bir hayal olur. Sportif başarı, bu projenin pazarlaması ve ikna yöntemidir. Sadece TV de dönen duygusal reklamlar ve şaşalı lansmanlar ile üyelik satamazsınız. Proje mükemmel, her şeyden öte heyecan verici ama bu şekilde giderse zor. Dost acı söyler sayın Başkan. 

 

bertan.kaya@yahoo.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 546
Toplam yorum
: 203
Toplam mesaj
: 13
Ort. okunma sayısı
: 588
Kayıt tarihi
: 10.05.07
 
 

İlgi alanları ekonomi, para politikası, siyaset, edebiyat, futbol, Türk ve Ortadoğu Tarihi, AB ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster